28 Ocak 2016 Perşembe

Tokyo - Alışverişler | Japonya Günlükleri #39

 Resmen de yıllardır yazmıyorum ama hiç halim yokmuş. Hala Tokyo yazılarını bitiremeyince sinir oldum. Neler almışım diye bi bakıp kapatıyorum bu olayı. 30dk bile sürmeyen Rejet çıkartmamdan elime geçenler. Ne yazık ki sonraki Tokyo ziyaretimde gidemedim T_T Daha alacaklarım vaağdı oysa ki, çılgınlar gibi de indirim kazandıydım T_T Fakat Yuuma yastığımla o kadar mutluyum ki iyi ki almışım diyom başucumda görünce lfkjsdfkjdf Yine de en büyük huzurum Seventh Heaven cd setini almamdır. Ki tanesi 2bin yene satılırken ben o seti 6bin küsür yene aldım (7cd var), yeni yıl indirimi saossun. Tabi ki rejet oldugu için mikemmel bir tasarıma sahip cd kutusu, aşk yaşıyom. Ayrıca Suzuki'nin diğer sevdiğim karakteri Satou'yu (ayı olan malsif fsjkdf) da görünce kaptım hemen. Diabolik'teki diğer aşkiştoşum Shuu'yu da attım sepete. En çok sevdiğim karakterleri bulamadım ne yazık ki taze drama cdler olmadığından ürünleri de yoktu T_T Bir de bu sticker sandığım ama kartpostalımsı bi şey çıkan şeyleri hediye ettiler. Wasurenagusa ve Seventh Heaven var bi kere daha neossun!



Bunlar da Shun'larla Akiba'ya gittiğimizde Animate'e gidelim mi diyince elime geçenleri aldıklarım fosıdjfosıdjf Animate'ten yeni ürünler dışında bi şey almıyom zaten artık, keşiflediğimiz figürcülerde çok çok daha ucuzu olduğu için...

 Bilmiyom bizim eve mi gider annemlere mi gider ama aldım öyle Kamakura'dan hediyelik eşya işte diye..
 Bu çirkin fenerlere (ne deniyo buna) nası da bayılıyom. Asakusa'da görünce hemen alıverdim :')
 Kamakura'dan ekmek arası poğçamsı his yaratan denişik hediyelik yiyecek. Ben yedim tabi o ayrı fksdjfsoıdfj Çoh üzülüyom gosgoca Buda'nızı nasıl resimlendiriyonuz gawaii gawaii yazık günah lan...
 Yine "işte bunlar hep para tuzağı" bir püskevit. Gudetama görünce dayanamıyom ay. Neyse ki tadı da güzeldi. Tabi yine hepsini ben yedim.
 Ve bunlara bayıldım BAYILDIM!!! Dünyanın en güzel sake bardaklarını aldım bence, ve odamı süslemek için bekliyürler. (tabi bir odam olacak mı o da belirsiz, dün evden atıldığımızı öğrendim de lfskdjfskdjf gülmüyom, bu da ayrı bi problem tabi)

 Normalde asla yapmayacağım bir alışveriş ama Tokyo'dasın Shibuya'dasın ve Starbucksa gitmişsin. E mecbur.... Aslında her gittiğim şehirden alasım vardı Osaka'lısı Kyoto'lusu falan ama yük sıkıntısı be ya...

 Çoh tatlış bozuk para cüzdanım Harajuku'dan geliyor...

 Shunlarla akvaryuma gittiğimizde "kardeşime alıyom ya eheh" diye kendime aldığımı penguen pelüşü ve magnetler pofskdfoskdf
 Bunu da Harajuku'dan aldıydım, buralara kadar gelmiş makyaj malzemesi almamış olmasın diye fsdkfpdkfs 700yılda 1 görülen bir olay olarak arada sürüyom evet
, ne deniyo buna onu bile bilmiyom krem far falan mı?

 Bunları da anneme aldım harajukudan, kendi zevkime göre aldım ama itiraz edeceğini sanmıyom flskjfdkjf sevmezse kendi evime koyarım sanki...
Son olarak da Yuuma ile aramdaki ilişkiyi açıklooorum. Yeniyılda bu şekildeydim fksdjfskdjf
Aslında kıyafet falan da aldım ama onları yazacak kadar ilgi alanımda değiller, kalsın. Bir Tokyo yazısı da burda biter. Asıl sonraki Tokyo ziyareti daha feci fşskdjfsdkjf Nys gittim bay.

12 Ocak 2016 Salı

Tokyo - Asakusa ve Maid Cafe deneyimi! - 4.gün | Japonya Günlükleri #38

Şu an uyuyo olabilirdim. Ama yok. Uyku tutmadı. Yarın dersim sabahın köründe ve 3 ders saati ya (1 ders saati 1,5saat hatırlatayım) ya ondan heralde. Bari Tokyo'daki son günümü yazayım da ekrana bakmaktan mayışırım belki.

Tokyo'daki son günümüzde, kaç kez bahsetmişimdir ama, Japonya'ya ilk geldiğimizde havaalanında bize yardım eden ve Tokyo'ya gelirseniz rehberlik ederim size diyen Shun arkaaşımızla buluştuk. Bi kız arkadaşını da getirse olur mu diye sormuştu, tabi dedik. Asakusa'da biz biraz kaybola kaybola densha çıkışını bulduk da buluştuk neyse ki. Beraber geldiği arkadaşı da çok tatlış bi kızdı nası kanım kaynadı hemen.

 Hep beraber Sumida Akvaryum'a gitmek için yürümeye başladık. Ve o an meşhur Asahi Birası binası (kuyruklu olan flksdjfd) ve Skytree gözüktü. Aslında Skytree'ye çıkma planlarımız da vardı ama binayı görüp internetten de yukardan çekilmiş fotolarını görmek yeterli geldi bize fşskdfşlsdfşlk 2bin yen az değil sonuçta. Elbet bi gün çıkıcam ama bakalım.

Niysi ifinim. Biletlerimizi aldık ve girdik akvaryuma. Öncelikle denizanalarıyla dolu bi odaya girdik. Nasıl da bayılıyom, böyle oturur izlerim günlerce yani.
video
Bir kaç tanesini video yapıp instagramlamıştım, direk onu bırakayım buraya.
 Denişik pek çok balık ve diğer deniz canlılarından da vardı. Her gördüklerine "oishii" (lezzetli) demeseler iyiydi yalnız kadjflskjfslkdjf bi de çocukların yanında yapmayın bari lan. Kim bilir ne kaa tehlikede hissediyolar kendilerini. En güvende olanlar penguenler galibası, onlara bi tek kawaii dediler çünkü. Yazık gönaahh güççük yerde yaşıyolar diye yine debelendim kendi acımlan ama bi kere olsun görmek istediğimden bencillik yaptım yani gomen.

video

Daha ne videolar vardı penguenli de, uzunlar çok üşendim koymaya. Bu idare eder bence. Küçük akvaryumlar ve penguenler dışında bi de 2 katlı büyük akvaryum vardı. Asıl görmek istediğim oydu zati. Köpekbalığı felam nası heycan yaptık biz salak gibi fsşdkfsşdkf Güzeldi yani. Sonra çıkınca akvaryumun mağazasından da kaarşime alıyom diye pelüş penguen aldım kendime lkfjsdfskdfosdkf Neyse onları sonra.

Ordan gittik yemek yedik. Sonra çıkınca tam karşıda yine kebab yazan yer gördük. Meraba diye gittik ama adam duymadı ingilizce konuşmaya çalışıyo bizle flksjflksjd en son serpilin "abi biz türküz" diyişi şfskdpfoskdfposkd yazıh 6 ay önce gelmiş japonca bilmeden neyn çalışıyo orda. YA HAKKATEN BEN KEBABCI MI ACSAM OLM YAA!! Neyse bizim Shun baya merak edip türk dondurması aldı ordan. Japonların dondurması bizimki gibi uzamadığı için, daha çok buzlumsu  olduğu için kuduruyolar uzayan dondurma diye.

 Burası da Sumidagawa yine. Ben aramda çok özel bağ kurdum bu Sumida Nehriyle, siz ellemeyin.

 O Asahi Binasının daha net ve saçma görünümü fsldkfpsodkf


 Bu da Asakusa'daki Kaminarimon. Burdan goccaman sağlı sollu sonsuz bir çarşıya açılıyor yol.

Böyle bir kalabalıkla. İyi hediyedir, kendimizedir alışverş yaptık burda maşalla. Ve sonra denshaya binip Akihabara'ya gittik. Saolsun Shun'un da anime manga vs ilgisi olduğu için güzel güzel yerlere gittik gezdik. Hatta ben yine Animate'te milyorlarca yen saydım kasada fskdjfsldkfj Sonra aslında önceden de konuştugumuz ama vakit kalırsa gideriz yiiaa dediğimiz Maid Cafe'ye gitmeye karar verdik. Geçen yıl bir dersimizde sunum konum Maid Cafeler oldugu için neredeyse 1 dönem boyunca bu konuda araştırma yaptıgımdan fazlasıyla hevesliydim zaten!

 Pinafore denen mekana gittik. Ne yazık ki içerde maidlerin falan fotosunu çekmek yasak oldugu için, içeriye dair bi foto çekemedim. Lanet telefonumun deklanşör sesi kapansa onu da çekerdim ama son güncellemesiyle kapanmaz hale geldi! Neyse biz girdik "okaerinasaimase goshujinsama, ojousama" karşılamamızı aldık (evinize hoşgeldiniz efendimis piremsesimiss diye çevircem valla fskdfjsldkf özel maid cafe selamlaması oluyür bu) Maid kıyafetleri içindeki garsonlardan biri şu an her yer dolu bi 15dk bekleyebilirseniz dedi, tabi dedik. İçerde kapının orda dikiliyoz, ay nası bi ortam nası bi ortam fspdkfsdjf

Belli ki içerdeki tipler (ki hiç genç denebilecek tipler yoktu, ortayaş abiler doluydu) sürekli oranın müşterisi ve nicknameleri falan var. En popü olan garson kız bi çeşit gösterimsi bi şey yapıyodu, artık napıyosa alkışlar tezahüratlar yani fsşdkfskdfj Ben şoklar içinde izliyom böyle şkfsdşfksdlf Neyse sonunda birileri kalktı da biz oturduk. Menüyü getirip, kuralları açıkladı kız. Foto çekmek yasak maidlere dokunmak yasak vs diye. Himen en kawaii tatlıyı sipariş ettim ve budur!

 Yemelere kıyılmayası. Neyse sonra noldu dersiniz, ben şok ben şoktan konuşamıyom fsşdkfsşkdfj Her seferinde masaya farklı bi garson kız geliyo, bi tanesi bi şey getirmek için geldi  ne hatırlamıyom. Kafamı bi kaldırdım, sunumum için videolar hazırlarken yutubda maid cafe tanıtım videolarında görüp, kendi sunum videomda da kullandıgım kız! Ben PODKSAPFKSİDPKDPFOKSDFOISJDF şeklinde duygularım karman çorman olmuş. Lan gosgoca Japonyada bak görüyon mu ödevimdeki kız ya lan diye şoklara girdim girdim çıktım. Hemen bizimkilere söyledim böyle böyle diye. Bi daha gelirse söyle kıza mıtlaka dediler de bi daha gelmedi o kız fksdjflksdfj

 Shun bi yerden de böyle tatlış tatlılar almış yiyelim diye, bi yandan da onları yedik cafede. Sürekli garson kızlar gelip muabbet ediyodu bu arada. Maid cafenin sağladığı ortam gereği görevlerinin parçası tabi. Oralara genellikle insan ilişkilerinde beceriksiz olanlar (mesela ben fsfkj), neetler otakular falan gittiği için. Bi tanesi oraya gelen ilk türkler oldugumuzu söyledi (en azından onun çalıştıgı dönemde), e tabi ttlm başka kim geleceğdi yanni kıps! Bi tane garsona bizim kız dokundu da SHun hemen "dokunmak yasak" diye uyardı. Garson kız da "o kız oldugu için dokunabilir" diyip sarıldı falan fskjskdjfk yani böyle görünürde çok sıcak bi ortam vardı. Beklediğim o garip, tuhaf insanlarla dolu ortam değildi. Neyseki maid cafe de içimde kalmadı allam çoh şükür. Sırada Shitsuji cafe ve Tsundere cafe var hadi bakalım fsdkjfsdjf




Bir sürü gezmedir, sohbettir derken o gün de ayrılık vakti geldi. Resmen de üzüldüm böyle, ne biliyim, hem Tokyo'daki son günümüz, hem çok tatlış 2 insandan ayrılıyoz falan. Bak yine bi üzüldüm. Negsel arkadaşlıklar kuıruyom ama hepsi dünyanın bi ucundaki adada ve kim bilir bi daha ne zaman görebileceğim insanlar. Kırdı yine.

Bunlardan ayrıldıktan sonra bindik denshaya eve doğru gidicez. Planımız eşyalarımızı alıp sabaha kadar dışarda takılcak bi yer bulmaktı. Uçağımız 6da olduğu için tabi. Bizim çocuk da eve biraz geç kalıcam haberiniz olsun demişti, biz de yemek yiyelim madem dedik. Gittik sonunda istediğimiz gibi balık gözü ahtapot götü vs olmadan istediğimiz yemekleri alarak bi izakaya keyfi yaptık.
Sonra bizim çucuk dedi ki, bu akşam da kalın, yarın sabah ben sizi bırakıcam otobüse diye. AY BİZ BİR MUTLU!!! Tamam dedik, gittik eve. Saatleri kurup yattık uyuduk. Ki o çocuk yazık sabah 7de işe gidecekti. Bizim için sabaah 3buçuğunda kalktı. 5teki otobüs için. Neyse uyandık hemen eşyalarımızı falan aldık ettik çıktık. Bu çıktı şimdi çok hızlı yürücez dedi. İçimden bi o may gat bu kadar eşyayla oldum. Sonra gitti bi tane arabaya bindi flşdskfşdfkşsdlfk Hala gülüyom bak o an gözümün önüne gelince bizim tipimiz falan. Bu kimin arabası napıyon yiaa falan diyom. Sen meğersem uyan, 5dk bilgisayara baktığı sırada araba kirala. Ki araba o kadar kolay mı kiralanıyoyu geç, o araba hep apartmanın önünde duran bi şey mi asla anlamıcam. Bu saatte soğukta yürücek halimiz yok ya dedi, bindik bizi bıraktı otobüse saolsun. Valla böyle insanın hakkı ödenmez lan, Japon haliyle bile nasıl karşılıksız iyilikler bunlar fksjdlfkjsdfkj evet onlarda pek karşılıksız anlayışı yok, gerçi bizde de yok galiba. Nys.

Otobüse binip, havaalanına gittik. Ağlana ağlana tabi, o köye dönmek istemiyom diye şfkljsdlfjşdf Osaka'dan sonra "Matsuyama'da yapcak pek bi şey yok ya" olan ruh halim Tokyo'da sonra "hay kodumun köyü yaa" olmuştu evet fsdkfsşldkf Şu ara depresyonumdan çıktım yine bi Japonya'da olduguma şükreder hale gelmeye başladım ama neyse ki.

Matsuyama'ya gidiyor oluşumuzu da direk, gate'in orda bütün kafaların yabancıyız diye bize dönüp durmasından anladık zaten saolsunlar. Uçağa binince, ne şanski sonunda pencere kenarıydım, yanımda 2 adam oturuyodu. Pardon diyip kaldırdım ama çantamı koyamadım hayvan gibi dağınık koymuşlardı bagajları. Çantamı bacak araba sığdırmaya çalışırken saossun çucuk dedi bagajınızı yukarı koyyim mi diye, ben biraz büyük ama ehe falan dedim, koyabiliriz gibi gözüküyo dedi aldı koydu saossun. Bütün yol caponyayı izleyerek güzel güzel geldim.
 Bundan sonra inanılmaz depresyon günlerim başladı fksdfksdjfk ben tokyo isterem diye. Tokyo'dan aldıklarımı da yazınca şimdilik Tokyo dosyası kapanmış oluyor. 2gün sonra bi daha gidiyom o yüzden şimdilik ehehehehehHHAHAHAHAHHAHAHA. Nys bay.

11 Ocak 2016 Pazartesi

Tokyo - Kamakura ve Yokohama - 3.gün | Japonya Günlükleri #37

(Kyoto'ya gitmeden önce derste yazıp, yayınlayamamıştım bu yazıyı, o haliyle koyuyorum)
Bu satirlari 2 haftalik kis tatilim bitmis ve mantiksizca cuma gunu okul baslamisken, dunyanin en anlamsiz dersinde nasilsa dinlesem de anlamiyom diye dusunurken yaziyom. Ders cikisinda Refu Matsuyamaya gelince kalicagi oteli ayarlamaya gidip, eve donup banyodur canta hazirligidir vs yapicam 22.48de (evet 48) kyoto otobusume bincegim icin zaman kalmayabilir. Foto ekleyip yayinlarim bunu. Telefondan yazdigim icin yazim hatalarini gormezden geliniz.

Neyse geldik Tokyo'da 3.gune. Bizim cocuk da gelmek istediginden onu da alip Kamakura'ya gidicektik. Orda da Yagmur ve sevgilsiyle bulusup beraber dolanicaktik.

Sabah kalktik. Bu bize kahvalti hazirladi. Kahvalti dediysem pilavin ustune ochazuke doktu (yosunlu balikli pilav corbasi oldu diyebiliriz) yani issidjd ben de ona tencerede (cezve ne arar) getirdigim turk kahvesinden yaptim. Evden cikarken, buna bi onceki gun aldigimiz cipsi de yanina aldi, denshada yeriz diye ishdidbdidb Sonra ciktik gittik denshaya ve bindik.

Ben nassa dedim yanimizda japon var, taktim kulakligi uyuklamaya basladim. Sonra bi anda arkadan durtup "Burasi Yokohama mi???!" Dedi ve tam kapi kapanmadan once inebildik. Bu salak da uyumus megersem ve orda aktarma yapcakmisiz sjsbxidb neyse sonraki trene de bindik indik yagmurlarla bulustuk. Cipsi hala yememis ve elinde posetle dolandiriyodu bu arada.
İlk gordugumuz sey turk restorani oldu isbxixbj
Yuruye yuruye Hachimangu Tapınağı'na gittik. 



Tapınağın kendisiyle beraber çevresinin güzelliği de mıhteşemdi tabi.. Klasik Japonya ttlm işte şaşırmıyoruz artık bunlarakfjsdfkjsdf
 
Iceri girip para atip dua ettik, tabiki de her yerde ayni seyi diliyorum jdbdjdbsid Sonra yetmedi bi de adini unuttugum tahtalardan alip (bagis kutusuna 500yen atip aliyon, basinda da kimse yok bizde olsa para atmazsin bile xidbdid) ustune dilegimizi yazip astik. Turkler olarak varligimiz belliydi adeta xjsbsjxbd
 Bu arada içerde fotoğraf video çekmek yasaktı AHAHAHAHAH
Sonra ordan inip asil hevesle bekledigim Daibutsu (Buyuk Buda Heykeli)ya dogru gitmeye basladik. Densha beklerken yine fangörlleniyordum tabiki lfskdfjkf
Inince biz tabi devaasa bi sey bekliyoz yururken 5 yasindaki cocuk gibi "hani hala gorukmuyo buda? Hani nerde" diyip durduk. Giris biletimizi de alinca accik bi ucu gorundu.
 Ama yillardir heves ettigim gosgoca buda guccuk bi sey cikti ya lan. Fotograflarda titan gibi gorunuyodu tabi artik fotosok mu yapiyolar nedir. Yani yine buyukdu ama bir dev titan bi sey degil. Kirdi. Sonra bi yerden icine de girilebiliyomus orda siraya girdik hemen. Ben anladim ki klostrofobi iz kaming. Ama dedim bi kere gelmisim sabredip gircem. Tek kisilik merdivende inisli cikisli yol almak ve icerde hic isik olmamasi bana hic yardimci olmadi evet disbdjdb icinde de bi bok yokmus zaten 10 kisi sigcak kadar bi yer yani o kaa.


 Önüne de meyve sebze koymuşlar, bi de hangi kanalı istiyon diye sorun bari çocuga klfsjdflksdjfk allam din falan ne kaa garip bi şey benim için. Bizim çucuğa dedim e bu meyveler noluyo sonra, insanlar yiyo dedi. Yine bir gün bir yerlerde bir din mantık saçıyordu yani.

Neyse sonra ciktik yemek yicek yer aramak icin. Kyotonun meshur yemegi malesef minnak beyaz kurdumsu baliklarla dolu bi yemekdi. O yuzden biz normal yemrk olan bi yer litfen dedik. Japonlar o baliklardan yerken biz tavuk falan yedik odnxidnd Diğeri de pirinç patlağı gibin ama dikkatli bakarsanız ahtapotun kollarını görebilirsinizjfskdfslkdf başka bi şeycdiyemicem



Sonra yine bi yerlere gittik semt (semt mi idbdidb) olarak adini bilmiyom ama ruzgardan gebermek uzereydik. Deniz kenariydi bi de. Ve iste o an ilk defa Fujisan'i gordum coh huzurlu bi andi benim icin. Bilmiyorum nedendir ama Hokusai'in Kanagawanin buyuk Dalgalari eserini sevdigimden beri boyle bi denisik ruh haline sokuyo beni Fuji Dagi. O yuzden kendi gozlerimle gorebilmek mithis bi olaydi benim icin.

Neyse, ordan da bi kafede biraz oturup geri donmek uzere denshaya bindik. Biz yine Yokohama'da inip Yagmurlardan ayrildik. E hazir Yokohama'ya gelmisiz gezelim mi dedi bizim cucuk canisi saossun. Plan disi orayi da gezmeye basladik. 

 Ben unlu donmedolabi rengaren busbuyuk gorunce aglayayazdim binek mi dedim tamam dediler xidbsjdb Lunaparka dogru gitmeye basladik. Once yol ustunde korku tunelini gorduk ama ve girmek istedik. Elimize mum seklinde hic bi sekilde aydinlatmayan mumlardan verdiler. Ve giris kapisinda nazar boncugu asiliydi idbxixbdidd neyse girdik onde serpil ortada ben arkada cocuk yuruyoz. Animelerde gorunce la ne korkuyonuz salahlar diyodum ama oyle bi ic bunaltici atmosfer ki urpermeden edemiyo insan. Koridorlardan geciyosun ve koridorlarin bir suru kapali kapisi var ama camli. O camlarin icinde kafasini cama vuran cesetler mi dersin yukardan sarkan mumyalar mi dersin. Kapi kolu zorlayan garip yaratiklar mi dersin yani.... koseleri donerken serpil korkup donemiyo yavasliyoz diye ben one gectim. Daha one gecer gecmez ilk koseyi dondum perdeli bi yerden  gectim ki sen uzerine dogru bi zombi igrenc bi kosma sekliyle kos gel. Ay aklimi attim yemin ediyom dosbdidbdjdbd bi de hic gercek insan yoktu o ana kadar, tuttu gercegi bana denk geldi. Ben direk bastim cigligi mumla kafasina vuruyodum az daha djsbsjxbsj serpilin dedigine gore arkasindan allaahhh belaaanii versiiiiiin diye bagirmisim idbdixbdidb neyse ben sokumu atlatmaya calisirken serpil de korkuyla ay cabuk cabuk git yine gelcek bak diye aglaniyodu osbsjdbd ondan sonra  bi kac kose daha donduk. Koselerde de pissst diye cok gurultulu sekilde duman puskurttuler saolsun ve bitti. Yani 3 dk falan surmustur o yuruyusumuz belki ama o kadar eglenceliydi ki bayildim lan sndjdndjd bu arada bizimki korku tuneline bile posedindeki cipsiyle girdi allah belasini vermeye. Ver lan sunu meeh diyip cope atma noktasina geliyodum artik odbdixbd olm insan bi yiyemicem belli ki der vazgecer de atar cope!!
Sonra gittik donmedolaba ama bekleme suresi 1 saat diyodu. Hic ayakta bi saat bekleyemeyiz dedik o kadar gezmisken, vazgectik.
Bi tane 4d sinema gorduk. Serpille ben girdik hemen. Klasik oynayan koltuklara bincez diye beklerken cok farkliydi. Icerde 360derecelik boydan boya dev ekran ve ortasinda tabureler vardi. Bizim disimizda 5 6 japon daha vardi. Gozlukleri taktik basladi. Korku filmi secmistik tabi biz. O da terkedilmis hastanede geciyodu iyi mi isbdidbdi basladi igrenc cocuk hayaletler yaratiklar seni kesmeye calisan manyaklar yemeye calisan dev  disli solucanlar falan. Biz ister istemez tekme falan atiyoz boyle oturdugumuz yerde cjdbdjdbdj digerleri okuz gibi duruyo oyle, ay korkmasam bile para vermisim o kaa tadini cikarcam yani.

 O da bitince yakindaki bi avmye gidip yemek yedik.
Bu da Yokohama'dan son manzara. Lunapark çok pahalı yalnız maşşallah bi 2dklık eğlencem diye bilet 500yen falan.

 Sonra eve döndük işte. Ertesi gun bizim cucuk yine tatil nassa diye oturduk bi seyler icip yiyip muabbet ettik. Iste o zaman cipsi acip yedi. Ay nasil kafamda havaifisekler kutlamalar yani idbidbdud Yine bitirmedi az bi sey kaldi sabah kahvaltida yerim dedi pislik ve kaldirdi jsbdixbdudb ay bezdim biktim yeminle.
 Odadaki tüm dağınıklık serpil ve benim yalnızpfjsdoıfjsdfıjsdf allam çok reziliz. Hayır bi de yazık ki o koltuk bebenin yatağıydı yani. MASADAKİ CİPSİ DE GÖRÜYONUZ DEMİ ARKAAŞLAR AMAMN GÖZDEN KAÇMASIN.
İşte beeyle huzurlu bi ortamdı ey gidi...
Sonraki gunu su an yazamicem cok yoruldum. Buyuk ihtimalle Kyotodan sonraya kalcak ama napalim kismet.

Gelecekten edit: Evet Kyoto'dan sonraya kaldı, gittim geldim bile. Hadi bakalım.