26 Temmuz 2016 Salı

2. Tokyo çıkartması - Dönüş macerası | Japonya Günlüğü #46

Bu yazı bugün biter mi bilemiyorum ama bakalım bi deniycem.

Refü'nün başına Japonya'ya gelirken milyor olay gelmesi yetmezmiş gibi bi de üstüne bavulunun çekme yerini bozmuşlar, o çıkmıyodu. Ve o şekilde 20-25kg bavulu taşıma sürüklemek çok zordu malsif. Ama ben inat ettim ah kafam salak kafam, tutturdum İkebukuro'ya gidelim diye.

Çünkü figürlere doymadık ya biz. Ehime'ye dönüş uçağımız da 5, 5.30 mu neydi. Tüm gün havaalanında mı beklicez dedim. Hem de Refü'nün bi japon arkaaşı Ikebukuro tam fangörller için demişti. Hem de ben bi önceki Tokyo'ya gidişimde Ikebukuro'ya gidememiştim, uzak kalmıştı hazırladığım seyahat güzergahlarıma. Durarara'da da çoh güzel gözüküyodu şimdi yani Ikebukuro fsdkjfsdkjf Dedim ben bi şekilde taşırım bavulu kak gidek diye. Netten de Rashinban (figür dükkanı) adresini aldık.

Sabah toplanıp çıktık işte, daha denshaya varamadan bavulu çekmekten ölmüştüm ben flsdkjfsdkfj allam ne büyük acıydı kollarıma belime o bavulu sürüklemeye çalışmak.

Neyse ilk darbeyi de Ikebukuro'da indiğimizde çıkmamız gereken tarafta asansör ve yürüyen merdiven olmamasıydı :::::::::::::) Allam nasıl zorlanmıştık lan tövbeler hatırlayınca yoruldum. Sonra gidip yine kahvaltı yaptık ve Rashinban'ı aramaya başladık. Bulduğumzda heycandan gebercektik çünkü kalabalık fangörl topluluğu ile çok heveslenmiştik. Bavullar sorun çıkardığı için ben kasiyer çocuktan rica ettim yanına bırakabilir miyiz diye saolsun yardım etti. Sonra biz daldık dükkana ama allam ilerleyemiyoruz bile böyle bir kalabalık olamaz!!! (Bu arada o günden hiç foto yokmuş :''( Yükler yüzünden çekmemişim glb. Önceki Tokyo fotolarından videolarından koyyim çok sıkıcı gözükcek yoğsam yazı)
video
(Aralık ayında Akihabara'dan :'''( )

Dükkan'da turumuz bitince tam bir hayal kırıklığıydı. Çünkü sıfır figür ve sırf rozet vardı. Milyor figür almış insanlar artık rozetle zırtla pırtla tatmin olur mu lan!!! Ama yok dedik elbet vardır burda bi yerde. Kasiyere gittik yine sadece burası mı diye. Yan tarafı gösterdi. Oraya da gittik, sırf kız figürü olan tek tük figürler, gerisi rozet.  Sonra biz o 8 katlı binanın her katına çıktık. Bi kat sırf kospiley şeyi, bi kat bilmem ne falan ama figür yok. Hatta bi kat Utapuri Cafe idi ::::::::::::))))) Ve biz o hayalkırıklığı ve telaş ile girmedik! GİRMEDİK!!!! Sen o hayalkırıklığıyla kalmışız ortada zaten, bi anda Refü "Burcu!!!" dedi ve asansöre bindiği an kapı kapanmasın mı. Lan kadın bi söyle demi fskdfsşdlkfsşdlkf Ben kaldım orda. Kadında telefon yok!! Asansör baktım kaçıncı katta durdu. Gittim baktım yok. Bütün katları önce yürüyerek sonra asansörle dolandım en son ağlayacaktım bi köşede fksdfşslkdfşlskd Hatta kadın acaba girdi mi içeri diye utapuri cafeye kafamı bile soktum. Sonra bi şekilde alt katta karşılaşdık şflksdşfksdfşk ve siktir olup gittik boynu bükük şekilde. Bi de nasıl kalabalık Ikebukuro, haftasonu diye midir nedir. Zaten bunalmışız. Acı içinde bindik denshaya.

Bi diğer acımız da o gün utapurinin 5. konseri vardı ve biz malesef bilet alamadığımız için çeşitli aksaklıklar sonucu gidemiyoduk. Hayallerimizden biriydi ve aynı yerde olmamıza rağmen bi kaç saat uzağımızda olmasına rağmen gidemiyoruz diye yıkılmıştık. 

video
(Aralık ayı Harajuku Takeshita Street'ten)

O acılar yüreğimizde bindik denshaya. Bir sürü sorunlu tip oturdu etrafımıza bi de onlara sinirlendim fsdşkfsşdlkf Sonra sen bi anda herkes inmesin mi denshadan. Biz hiç takmadık daha gelmedik ki diye. Sonra şefer geldi son durak dedi. Biz şok içinde indik. Ben gittim biletçiye dedim havaalanına nerden biniyoz. İndiğimiz güzergahı gösterdi aynen. Alla alla dedik neyse bekledik diğer denshaya bindik. Bi kaç durak sonra o da son durak demesin mi fşsldkfsşldkf allam çıldırıcaktım!!! Doğru denshaya biniyoz eminim yani, neyse yine bi sonrakine bindik ama benim giderken 1.5 saat süren yol olsun mu 3, 3.5 saat. Denshadan inerken artık uçağı kaçırdığımız kabullenmiştik. İnince bizim terminali bulamadık bi de zaten. Sonra mal gibi kaldık ortada fsşldkfşsdfksodf

Önce gittik bavullarımızı bi dolaba yerleştirdik 500yen mi 700yen mi neydi glb. 2 dolaba anca sığdık tabi. Sonra gittik oturduk bi yemek yedik fşsldkfşsdlkfsşlkdf but first let me eat yane! Napcaz diye düşündük. Otobüsle mi gitsek olduk. Bu arada pazartesi günü de okulum tatil olmasna rağmen c.tesi akşamından dönmeye çalışmamızın sebebi belki önceki yazılarda da bahsetmişimdir toplantıları oluyo diye, bi tane festivale hazırlanıyoduk 1-2 aydır, pazar günü o fest vardı ona gitmek zorundaydım, o yüzden. Ki bu şartlarda tabisi fest de yattı. Bileydik dururduk negsel ptesi gecesine kadar püh falan olduk fsdkjskjdf

(Christmas'da Tokyo İstasyonu'nun ışıklı gösterisinden)

Sonra gittik, bilet almaya, 11bin yen mi ne dedi. Dedik hösstt!!! Sonra bi netten bakalım daha ucuz olyü dedik. Bi baktık benim şarjım bitmiş ve şarj aletim dolaba koyduğum çantamda :)))))))))) Refü'nün de başka şeyler alması gerekmesin mi :))))) Biz 2 dolabı da açıp üstüne bi 500-700yen daha vermek zorunda kalmayalım mı :)))) Hepten sinirlerimiz bozuldu. 

Neyse bi şekilde bileti aldık ama ertesi günün sabahına. En az 15 saat falan havaalanında kalcaz yani. Neyse dedik etrafda bir sürü tükkan var gezeriz onları dedik. 10-11 gibi onlar da kapanmasın mı fşsdkfpsodfkspdofksdpokf Allam sabaha kadar uyumadık, masalarda oturduk bi şeyler izledik, sürekli tek açık olan kombiniye gidip tıkındık, kahveler bol bol kahveler tükettik.

Bu da heo görüp merak ettiğim bi türlü almadığım nikuman. Etli eppek yani. Ama böyle bir pufluk tatlışlık yok. Olsa da yesek allah, diyetli diyetli hiç hoş olmadı bu görsel. Neyse en son artık uçağımıza binme vakti gelirken ben son enerjimde bitmiş şekilde koltukta uzanmıştım Refü bi anda allah kahretsin diye mi bağırdı ne bi şey dedi tam hatırlamıyom şu an bi anda dikildim ve bir baktım.....Bir baktım kii....Utapuri 5. konser çantasıyla koşturan bi kız :::::::::::::::) Konsere gitmiş, bir sürü ürün almış ve evine dönüyor belli ki. Allam ne küfür ettik ne saydırdık var ya. O kadar çektiğimiz şey üzerine yapılır mıydı bu fsdjkfsoıdpfjsdoıfjsdf

Uçakta da bir uyumuşuz. Bi ara nası bi türbülansa girmiş uçak kafamı falan vurup uyandım ama "ay hiç uğraşamam şimdi" olup geri uyudum. Uykum olmasa uyanık olsam kalp krizinden gitmiştim büyük ihtimalle o yüzden isabet olmuş fsldkfsşlkdf

Neyse Ehime'ye varınca ben Refü'yü oteline yerleştirip kalan miligram enerjimle kendimi yurduma attım ve aaaağşama kadar uyudum. Sanırsam o gün dışarı çıkmadık. Bilemedim bi ajandaya bakıyım yazmış mıyım. Yok bi şey yazmıyo. Ben de hatırlayamıyom pek. Neyse çıkmadık dışarı diyelim bu blog yazısı da burda bitsin.


Aaaa bunu unutmuşum! Ikebukuro'da tek aldığım şey. Ofkors Rejet! 2. el olduğu için 500yencikti hem de. Sınırsız yastık stoğumda yerini korumakta kendisi. Hatta şunu da söyliyim belki zamanı gelince yazmayı unuturum. Türküyeye dönerken hiç bi yere sığdıramadım elimde götürüyodum ki kore uçağında kafamın altından kayıp bi teyzenin önüne düştüydü bu çıbıl sekuşii adamlı yastık fsdşfksdşflksşdlfksşdlk teyze bi süre bakıp sessizce uzatmıştı.

Oldu o zaman görüşürük.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder