12 Ocak 2016 Salı

Tokyo - Asakusa ve Maid Cafe deneyimi! - 4.gün | Japonya Günlükleri #38

Şu an uyuyo olabilirdim. Ama yok. Uyku tutmadı. Yarın dersim sabahın köründe ve 3 ders saati ya (1 ders saati 1,5saat hatırlatayım) ya ondan heralde. Bari Tokyo'daki son günümü yazayım da ekrana bakmaktan mayışırım belki.

Tokyo'daki son günümüzde, kaç kez bahsetmişimdir ama, Japonya'ya ilk geldiğimizde havaalanında bize yardım eden ve Tokyo'ya gelirseniz rehberlik ederim size diyen Shun arkaaşımızla buluştuk. Bi kız arkadaşını da getirse olur mu diye sormuştu, tabi dedik. Asakusa'da biz biraz kaybola kaybola densha çıkışını bulduk da buluştuk neyse ki. Beraber geldiği arkadaşı da çok tatlış bi kızdı nası kanım kaynadı hemen.

 Hep beraber Sumida Akvaryum'a gitmek için yürümeye başladık. Ve o an meşhur Asahi Birası binası (kuyruklu olan flksdjfd) ve Skytree gözüktü. Aslında Skytree'ye çıkma planlarımız da vardı ama binayı görüp internetten de yukardan çekilmiş fotolarını görmek yeterli geldi bize fşskdfşlsdfşlk 2bin yen az değil sonuçta. Elbet bi gün çıkıcam ama bakalım.

Niysi ifinim. Biletlerimizi aldık ve girdik akvaryuma. Öncelikle denizanalarıyla dolu bi odaya girdik. Nasıl da bayılıyom, böyle oturur izlerim günlerce yani.
video
Bir kaç tanesini video yapıp instagramlamıştım, direk onu bırakayım buraya.
 Denişik pek çok balık ve diğer deniz canlılarından da vardı. Her gördüklerine "oishii" (lezzetli) demeseler iyiydi yalnız kadjflskjfslkdjf bi de çocukların yanında yapmayın bari lan. Kim bilir ne kaa tehlikede hissediyolar kendilerini. En güvende olanlar penguenler galibası, onlara bi tek kawaii dediler çünkü. Yazık gönaahh güççük yerde yaşıyolar diye yine debelendim kendi acımlan ama bi kere olsun görmek istediğimden bencillik yaptım yani gomen.

video

Daha ne videolar vardı penguenli de, uzunlar çok üşendim koymaya. Bu idare eder bence. Küçük akvaryumlar ve penguenler dışında bi de 2 katlı büyük akvaryum vardı. Asıl görmek istediğim oydu zati. Köpekbalığı felam nası heycan yaptık biz salak gibi fsşdkfsşdkf Güzeldi yani. Sonra çıkınca akvaryumun mağazasından da kaarşime alıyom diye pelüş penguen aldım kendime lkfjsdfskdfosdkf Neyse onları sonra.

Ordan gittik yemek yedik. Sonra çıkınca tam karşıda yine kebab yazan yer gördük. Meraba diye gittik ama adam duymadı ingilizce konuşmaya çalışıyo bizle flksjflksjd en son serpilin "abi biz türküz" diyişi şfskdpfoskdfposkd yazıh 6 ay önce gelmiş japonca bilmeden neyn çalışıyo orda. YA HAKKATEN BEN KEBABCI MI ACSAM OLM YAA!! Neyse bizim Shun baya merak edip türk dondurması aldı ordan. Japonların dondurması bizimki gibi uzamadığı için, daha çok buzlumsu  olduğu için kuduruyolar uzayan dondurma diye.

 Burası da Sumidagawa yine. Ben aramda çok özel bağ kurdum bu Sumida Nehriyle, siz ellemeyin.

 O Asahi Binasının daha net ve saçma görünümü fsldkfpsodkf


 Bu da Asakusa'daki Kaminarimon. Burdan goccaman sağlı sollu sonsuz bir çarşıya açılıyor yol.

Böyle bir kalabalıkla. İyi hediyedir, kendimizedir alışverş yaptık burda maşalla. Ve sonra denshaya binip Akihabara'ya gittik. Saolsun Shun'un da anime manga vs ilgisi olduğu için güzel güzel yerlere gittik gezdik. Hatta ben yine Animate'te milyorlarca yen saydım kasada fskdjfsldkfj Sonra aslında önceden de konuştugumuz ama vakit kalırsa gideriz yiiaa dediğimiz Maid Cafe'ye gitmeye karar verdik. Geçen yıl bir dersimizde sunum konum Maid Cafeler oldugu için neredeyse 1 dönem boyunca bu konuda araştırma yaptıgımdan fazlasıyla hevesliydim zaten!

 Pinafore denen mekana gittik. Ne yazık ki içerde maidlerin falan fotosunu çekmek yasak oldugu için, içeriye dair bi foto çekemedim. Lanet telefonumun deklanşör sesi kapansa onu da çekerdim ama son güncellemesiyle kapanmaz hale geldi! Neyse biz girdik "okaerinasaimase goshujinsama, ojousama" karşılamamızı aldık (evinize hoşgeldiniz efendimis piremsesimiss diye çevircem valla fskdfjsldkf özel maid cafe selamlaması oluyür bu) Maid kıyafetleri içindeki garsonlardan biri şu an her yer dolu bi 15dk bekleyebilirseniz dedi, tabi dedik. İçerde kapının orda dikiliyoz, ay nası bi ortam nası bi ortam fspdkfsdjf

Belli ki içerdeki tipler (ki hiç genç denebilecek tipler yoktu, ortayaş abiler doluydu) sürekli oranın müşterisi ve nicknameleri falan var. En popü olan garson kız bi çeşit gösterimsi bi şey yapıyodu, artık napıyosa alkışlar tezahüratlar yani fsşdkfskdfj Ben şoklar içinde izliyom böyle şkfsdşfksdlf Neyse sonunda birileri kalktı da biz oturduk. Menüyü getirip, kuralları açıkladı kız. Foto çekmek yasak maidlere dokunmak yasak vs diye. Himen en kawaii tatlıyı sipariş ettim ve budur!

 Yemelere kıyılmayası. Neyse sonra noldu dersiniz, ben şok ben şoktan konuşamıyom fsşdkfsşkdfj Her seferinde masaya farklı bi garson kız geliyo, bi tanesi bi şey getirmek için geldi  ne hatırlamıyom. Kafamı bi kaldırdım, sunumum için videolar hazırlarken yutubda maid cafe tanıtım videolarında görüp, kendi sunum videomda da kullandıgım kız! Ben PODKSAPFKSİDPKDPFOKSDFOISJDF şeklinde duygularım karman çorman olmuş. Lan gosgoca Japonyada bak görüyon mu ödevimdeki kız ya lan diye şoklara girdim girdim çıktım. Hemen bizimkilere söyledim böyle böyle diye. Bi daha gelirse söyle kıza mıtlaka dediler de bi daha gelmedi o kız fksdjflksdfj

 Shun bi yerden de böyle tatlış tatlılar almış yiyelim diye, bi yandan da onları yedik cafede. Sürekli garson kızlar gelip muabbet ediyodu bu arada. Maid cafenin sağladığı ortam gereği görevlerinin parçası tabi. Oralara genellikle insan ilişkilerinde beceriksiz olanlar (mesela ben fsfkj), neetler otakular falan gittiği için. Bi tanesi oraya gelen ilk türkler oldugumuzu söyledi (en azından onun çalıştıgı dönemde), e tabi ttlm başka kim geleceğdi yanni kıps! Bi tane garsona bizim kız dokundu da SHun hemen "dokunmak yasak" diye uyardı. Garson kız da "o kız oldugu için dokunabilir" diyip sarıldı falan fskjskdjfk yani böyle görünürde çok sıcak bi ortam vardı. Beklediğim o garip, tuhaf insanlarla dolu ortam değildi. Neyseki maid cafe de içimde kalmadı allam çoh şükür. Sırada Shitsuji cafe ve Tsundere cafe var hadi bakalım fsdkjfsdjf




Bir sürü gezmedir, sohbettir derken o gün de ayrılık vakti geldi. Resmen de üzüldüm böyle, ne biliyim, hem Tokyo'daki son günümüz, hem çok tatlış 2 insandan ayrılıyoz falan. Bak yine bi üzüldüm. Negsel arkadaşlıklar kuıruyom ama hepsi dünyanın bi ucundaki adada ve kim bilir bi daha ne zaman görebileceğim insanlar. Kırdı yine.

Bunlardan ayrıldıktan sonra bindik denshaya eve doğru gidicez. Planımız eşyalarımızı alıp sabaha kadar dışarda takılcak bi yer bulmaktı. Uçağımız 6da olduğu için tabi. Bizim çocuk da eve biraz geç kalıcam haberiniz olsun demişti, biz de yemek yiyelim madem dedik. Gittik sonunda istediğimiz gibi balık gözü ahtapot götü vs olmadan istediğimiz yemekleri alarak bi izakaya keyfi yaptık.
Sonra bizim çucuk dedi ki, bu akşam da kalın, yarın sabah ben sizi bırakıcam otobüse diye. AY BİZ BİR MUTLU!!! Tamam dedik, gittik eve. Saatleri kurup yattık uyuduk. Ki o çocuk yazık sabah 7de işe gidecekti. Bizim için sabaah 3buçuğunda kalktı. 5teki otobüs için. Neyse uyandık hemen eşyalarımızı falan aldık ettik çıktık. Bu çıktı şimdi çok hızlı yürücez dedi. İçimden bi o may gat bu kadar eşyayla oldum. Sonra gitti bi tane arabaya bindi flşdskfşdfkşsdlfk Hala gülüyom bak o an gözümün önüne gelince bizim tipimiz falan. Bu kimin arabası napıyon yiaa falan diyom. Sen meğersem uyan, 5dk bilgisayara baktığı sırada araba kirala. Ki araba o kadar kolay mı kiralanıyoyu geç, o araba hep apartmanın önünde duran bi şey mi asla anlamıcam. Bu saatte soğukta yürücek halimiz yok ya dedi, bindik bizi bıraktı otobüse saolsun. Valla böyle insanın hakkı ödenmez lan, Japon haliyle bile nasıl karşılıksız iyilikler bunlar fksjdlfkjsdfkj evet onlarda pek karşılıksız anlayışı yok, gerçi bizde de yok galiba. Nys.

Otobüse binip, havaalanına gittik. Ağlana ağlana tabi, o köye dönmek istemiyom diye şfkljsdlfjşdf Osaka'dan sonra "Matsuyama'da yapcak pek bi şey yok ya" olan ruh halim Tokyo'da sonra "hay kodumun köyü yaa" olmuştu evet fsdkfsşldkf Şu ara depresyonumdan çıktım yine bi Japonya'da olduguma şükreder hale gelmeye başladım ama neyse ki.

Matsuyama'ya gidiyor oluşumuzu da direk, gate'in orda bütün kafaların yabancıyız diye bize dönüp durmasından anladık zaten saolsunlar. Uçağa binince, ne şanski sonunda pencere kenarıydım, yanımda 2 adam oturuyodu. Pardon diyip kaldırdım ama çantamı koyamadım hayvan gibi dağınık koymuşlardı bagajları. Çantamı bacak araba sığdırmaya çalışırken saossun çucuk dedi bagajınızı yukarı koyyim mi diye, ben biraz büyük ama ehe falan dedim, koyabiliriz gibi gözüküyo dedi aldı koydu saossun. Bütün yol caponyayı izleyerek güzel güzel geldim.
 Bundan sonra inanılmaz depresyon günlerim başladı fksdfksdjfk ben tokyo isterem diye. Tokyo'dan aldıklarımı da yazınca şimdilik Tokyo dosyası kapanmış oluyor. 2gün sonra bi daha gidiyom o yüzden şimdilik ehehehehehHHAHAHAHAHHAHAHA. Nys bay.

2 yorum :

  1. Bütün tokyo yazılarını okudum hepsi ayrı güzel yaa :) eğer bir gün Tokyoya yolum düşerse bu yazılar yol göstericim olacak .
    Buralardaki gündemden haberin var mı bilmiyorum ama bu kadar kötü gündem varken yazıların baya eğlendirdi :) son yazını da bekliyoorum , ay bi de aklıma geldi tokyodaki falan büyükelçiliğe gittin mi oralardakilerle aranı sıcak tutmalısın bence hani japonyada kalmak istyorsun ya işlerini kolaylaştırabilir diye düşündüm O:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teskur ederim :')
      Evet malesef ki her zaman gundemden haberim oluyo.
      Yok gitmedim vakit yoktu, zaten orda da bi ay once falan turkler ve kurtlerin kavgasi olmustu, yine reziliz yine reziliz yani su milletin abv diyom bazi bazi.
      Insanlarla arami sicak tutma da hele hele ki onlardan bi cikarim varsa o sekilde davranmada cok kotuyumdur zaten ksbsjdns o yuzden hic bulasmamam daha iyi, yine bi sekilde yasarim ben xjdbsb

      Sil