31 Aralık 2015 Perşembe

Osaka 3.gün - son gün :') | Japonya Günlükleri #30


Osaka'daki son günümde Serpil ve Yağmur da günübirlik gezi olarak Osaka'ya geldiği için onlarla buluşmak üzere sabah yine 7de yollara düştüm. Kaldığım amcanın evi gayet sıradan sokaklar olmasına rağmen etraf böyle güzelliklerle doluydu. Bi de türkiyeyi düşününce üzüldüm cidden.

Kararlaştırdığımız yerde buluşup sabahın köründe Nanba tarafına gittik, kahvaltı yapacak bir yer arama umuduyla. Japonya'da sokaklar tertemiz denir ama sabahın köründe oraları bi görün derim. Yerler sırf çöptü. Tabi tatil zamanı milleti yiyip içim atmış yere. Felaketti yani. Önceki günler hiç bi şey yoktu halbuki. Siz yola çöp kutusu koymazsanız böyle olur canısı.
Her yer de kapalıydı zaten, en son bi tane cafe açılınca ilk müşteri olarak girdik hatta. Ben zaten kendi yüküm yetmezmiş gibi bi de Hogwartstan aldıklarımı taşıdığım koca bi çantamla dolanıyorum ölmüşüm. Cafe ararken bi tane ayyaş Japon genci de musallat olmasın mı. Nereye gidiyonuz napcanız nerelisiniz diye. Bize dönük geri geri yürüyo tam önümde. Ben ilerleyemiyom hani. En son sorduklarına hiç cevap vermeyip "jama suru na" dedim ve sessizce çekildi gitti. Ama nasıl bu cümleyi hakketen kurabilmiş olmanın gururunu yaşadım kendi kendime bilemeniz fkjsdfşkjsdfk

Kahvaltıdan sonra bizimkileri Osakajouya götürdüm. Ben de 2. kez gitmiş oldum.
 Tabi, içeri girmenize gerek yok ben size yukarının manzarasını gösteririrm fotolardan dedim, içeri girmedik flksdjflsdf Burdakilere  türküyedekilere falan hediye aldık biraz onla bunla foto çekindik gittik.

Shinsekai denen yeri bulmak için baya uğraştık. Yolda bi aileyi çevirdik saolsun nası gideriz diye telefonunda baya araştırma yaptı da tarif etti.

Her şeyin aşırı büyük ve abartılı olması çoğ ilgimizi çekti neden acaba bu olay? Bazı tabelalar (tabela bile diyemiyom ki ne koca koca oyuncaklar asmışlar) ürkütücü derecedeydi falan. Ama göründüğü gibi çoğ güzeldi. Ayrıca sonunda takoyaki de yiyebildim has Osaka takoyakisi :') Hala ve hala 1. yemeğim olarak kalacak takoyaki.

Osaka insanını neden sevdiğimi üstteki fotoğrafta arkamızdaki ayrıntı anlatıyo. Bunu Ehime'de yapan insan bulaman. Tanımıyoz o çocuğu, bu maketin önünde durduğu restoranın garsonu daha doğrusu kapıda müşteri toplayanı o kadar. Haberimiz bile yoktu böyle bi şey yaptığından görünce öldüm zaten klsdjfslıdjf

Burlarda dolanırken de yağmur başlamasın mı, en son öğretmenevi tarzı bi yere oturduk resmen lfsdfusdjfı amcanın tek müşterileri biz olabiliriz hatta. Ordan kalkıp Nanba'ya gittik yine.

Bi yerde de böyle bi tapınak görüp allam günah yazma yareppisi diyip daldık lfkdjlkdjf Sonra ordan taşıdığım yüke dayanamayıp terminale gidiyom dedim ve ayrıldım. Bizimkiler gece feribotuyla döncekken, ben akşam otobüsüyle dönüyodum çünkü. Terminalde de bi kafeye oturup (cidden terminal değil avm ya) omzumdan indirdiğim yüklerimin getirdiği ferahlığın tadını çıkardım. Ki 2 gün kolumu omzumu hareket ettiremedim ivit.

Ardından otobüse bindim, şoför otobüse binince kendini tanıtıp eğilip selam verip öyle yola çıkıyo bu arada. Şoför değişirken de aynı durum söz konusu. Bagaja da bi çanta verdim. Burda muavin falan yok tabi kendin koyuyon bagajını denişik. Yol üzerindeki duraklarda inen herkes bagajım var demek için bi cümle söylüyodu şoföre ama bi türlü anlayamadım ne olduğunu. Hep gerildim ne dicem ben şimdi inince diye ama inince amcanın suratına bakıp sadece "nimotsu" dedim flskdjflkdjfjk japonca aktım yani yine. Sonra eve taksiye binip döndüm.

Daha da yazasım gelmiyo. 3 saat sonra dışarı çıkıcam aşırı sıkıcı yeniyıl kutlaması yapmaya. Sıkıcı çünkü 14-1 yani ejderya abinin mekanı kapalıymış ve biz nereye gidilir ne yapılır bilmiyoruz, Matsuyamada da tanıdık kimse kalmadı hepsi memlekete döndü tabi. Çıkıp kendi kendimize gircez yeni yıla. Ne kaa hevesliyim. Bay

2016dan ekleme:
Unutmuşum koymayı böyle bir mutlu anımız da vardı.
Önce sadece amca vardı, ay türk müsünüz diye gidince türk bayraklı bebenin "yooh japonuz eheh" diye gelmesi klfsdjlfksdfjlskdjf bebe osaka şivesi akıyodu yalnız. Allam ben de kebabçı olcam yaa!

30 Aralık 2015 Çarşamba

Ne dinliyorum #26

Hala Tokyo yazılarıma geçemedim ama Tokyo'dan döndüğümden beri (2 gün oluyor) depresyondayım. Kendi gözlerimle gördüğüm en güzel şey Tokyo. Japonya'ya geldiğimden beri böyle 4 gün yaşamadım. Çok iyi ve eğlenceli insanlarla tanışıp, arkadaşım diyebilecek kadar alıştım. O yüzden Matsuyama'ya dönmüş olmak çok koyuyo. Bi çeşit depresyona girdim sanırım he ne kadar hala Japonya'da olsam da. Tokyo bi başkaydı demekten kendimi alamıyorum.

Sürekli Tokyo'dayken dinlediğim şarkıları, ya da Yusuke ile (evinde kaldığımız arkadaş) bahsettiğimiz grupları dinleyip Tokyo'yu mu hatırlıyorum, kendimi iyileştirmeye mi çalışıyorum belirsiz şfsljdfskdfj ama bi kaç gündür vazgeçmeden dinlediğim  1-2 şarkıyı buraya koymak istedim.


Back Number benim için özel bi grup olmaya başladı sanırım. Çünkü Akiba'da dev ekranlarda sürekli yeni albüm tanıtımlarını vs gördüm. Tokyo diyince ilk sayacaklarımdan biri haline geldi. Şarkının uzun versiyonunu bulamadım orjinal olarak o yüzden orjinali kadar güzel olan cover versiyonunu bırakıyorum buraya. Hatta bu çocugun bütün coverları bi harika bence dinleyin. Bu şarkı benden Tokyo'ya ve Tokyo'daki arkaaşlarıma gelsin. Ne kaa güzel sözleri abv yaa :'''( Bi de christmas neyn tam zamana uygun :'''(



Back Number'ın her bi şarkısı mikemmel olduğu için hangisi daha çok dinliyorum acaba diye seçmek zor ama bunu da buraya bırakmak istedim. Yine sözleriyle kalbimi çok kıran ve Tokyo'ya adadığım bi şarkı flksdjskdjf Allam napcam ben böyle T_T Resmen kalbim acıyo. 4 günlük Tokyo beni yıkmaya yetti. Benim ne yapıp edip Japonya'da yaşamam lazım! Ve bi an önce Matsuyama'da da olsan sonuçta Japonya'dasın salak gerizekalı diye kendime gelmem lazım!

Osaka 2.gün - Hogwarts ganimetleri | Japonya Günlükleri #29

Yanımda götürdüğüm bütün parayı harcadığım ve ertesi günü 1500yenle geçirdiğimi belirtmek isterim fksjdfısjdf Pişman değilim. Keşke daha fazla para alsaymışım yanıma hatta, ama taşıma problemdi.

 Tabiki de kurbağa çikileta ve binbir çeşit fasulye şekerlemesini alacaktım! Yanına bi de patlayan çukulata aldım güzel oldu. Bunlardan birer tane de kaarşime yollamak için aldım, yolladım da. Yedibin kez tembihledim ama sakın sen açma annem açsın kutuları güzelce yırtmadan ve atmayın diye fşsdjfsıdf
Benim kurbağa çikolatamdan Dambıl çıktı ne kaa güzel ki :'') Ve çikolatası çok lezzetliydi ayıptır söylemesi.

Bunların da içinde 2 çeşit çikolata vardı. Tabi benim umrumda değil o kısmı, ben kutular için aldım. Mikemmel değil mi ya allam çok güzel bi şey. Zaten içindekilerden 1er tane yiyip gerisini yolladım bizimkilere. Çünkü herkese bi şeyler almayı planlıyodum Hogwartstan çıkınca USJ'in tükkanından. Çıktım gittim ki HP kısmını kaldırmışlar salak salak şeyler vardı fsldjfsldkf Ben şok.

HP köşemi süslemesi için minnak bir rahmetli Hedwig. Aslen saç tokası olması götünde lastik olması ayrı bi olay ve umursamıyorum.

Yine sırf kutusu için aldığım ve zaten tadı iğrenç olan kaymakbirası şekerleri. Pastil gibi böğek.
 Şekerlemeler!!! Solucanlısı, kulak kirlisi, bilmemne böbreklisi falan var ve cidden tatları iğrenç. Böyle en kötü sebzeleri karıştırıp yapmışlar gibi. Tabi gerçekten tatları o mu bilemiyom sahicisini yemişliğim yok diye, ama solucanlı şeker diye ağzına atıp iğrenç tadı alınca hakketen solucanlı hissiyatından kurtulamıyo insan. Ha çimlisinde cidden çim tadı var ama belki diğerleri de sahidendir lfsjdflsjdf


 Rahmetli Sirius'un asası. Mikkkeemmeel!

Ve rahmetli Dumbledore'un asası! Dünyadaki en güzel asa olması mürverliğinden midir nedir. Daha fazla para götürmüş olsam 2 asa daha alırdım bi dahaki sefere artık.
Param bitince vazgeçmeyip kredikartıyla aldığım harika Slytherin yastığım! Ve artık meyvesuyu su falan içtiğim çalıverdiğim butterbeer kupam!
Fotoğraflarını çektiğim bu kadarmış, sanırım bu kadar alışveriş yapmışım. Alırken daha çok hissettirmişti halbusi azmış be!

Neyse şimdi gidiyom, inş becerebilirsem kuaföre yolalıcam. Saçlarımı gri yaptırmaya gidiyom :''') Derdimi anlatabilirsem negsel olcak. Bay.

29 Aralık 2015 Salı

Osaka 2.gün - USJ Hogwarts! | Japonya Günlükleri #28

Dün gece uyudum flkdjflkdjf Hem de ne uyuma. O yüzden şimdi yazıyorum. Geliyoruz hayatımın en güzel gününe, çünkü içinde aynı anda hem Japonya hem de Harry Potter barındırabilen mikemmel bir gündü.
(Amcanın yaşadığı yerden denshaya giderkenki manzaralar)
Sabah 6da uyandım, 7de çıktım evden. Önce bi yönümü kaybettim gereksiz yol katettim. Sonra bi yerde karşıdan karşıya geçerken karşı taraftan da Tokyo Fashion tarzlı (şapka uzun pardesü fln :') ) bi çocuk geldi geçti. Ordan bi 10dk daha yol yürüyüp kombiniden kahve falan aldım çıktım ki o çocuk karşımda inanır mısınız lfksjdflksjdf Ben şok. Dedi ki az önce sizi gördüm ne kadar güzel diye düşündüm, saçlarınız da öyle, ben fotoğrafçıyım da fotoğraflarınızı çekmek istiyorum dedi fksjdflksdjfslkdjf ben öyle bi bakıyom ki ama şok içinde. E? diye kaldım. Dedim şimdi mi? Yok hayır daha sonra da olur vs bi şeyler derken, çocugun onca yolu peşimden geri gelmesi çok sinsice geldi ve ben bu akşam dönüyorum diye yalan söyledim teşekkürleştik gittik fksldjfsldkf Bu da böyle denişik bir olaydır.

Neyse sora sora yine denshalara bindim aktarma yaptım vs. USJ'e gittiğim hemen etrafımın Disney karakterleri Minions kospileyi yapmış tiplerden belliydi. Bi de bindiğim tren şu olunca tabi:
Neyse baya bi yol gittik, indik ve mikemmellik başlamıştı.
Sıraya girdim, ben 3 saat beklemiştim şöyle olmuştu vs diyenleri duyduğumdan hazırdım ama ben 30-40dk beklemişimdir heralde. Zaten beklerken de her şeyi video-fotoğraflıyodum, ayrıca ciddi anlamda heycandan ağlayacak gibi oldugumdan sıkılamadım bile fksdfj
video
Şu mikemmelliğe bakar mısın zaten bunun yanında sıra beklerken nassı sakin kalem fşsdkjskjdf
Sonuç olarak biletimi aldım ve USJ'in mikemmel sokaklarında yürümeye başladım, Hogwarts'ın yerini bulabilmek için.






Bu şekilde hayrika, karşı konulması çok zor yerler vardı. Ve sokaklar mithiş sokak satıcılarının yiyecekleriyle kokuyodu. Kahvaltı bile yapmamış olan ben paramın hepsini Hogwartsa yatırmak istediğimden dayandım hiç bi şey almadım. Ve Hogwarts'ı bulmak sanıldıgı kadar kolay değildi, hele ki haritayı almayı unutmuşsanız.

Uzun uğraşlar sonucu Hogwarts'a gittiğini tahmin ettiğim bi yol buldum. İnsanlar uzunca bi sıraya girmişti. Ben de girdim. Sonra sıranın sonunda bazısı dümdüz devam ederken bazısı 6-7 tane bilet kesme gibi bi işe yaradığını tahmin ettiğim ekranların önünde sıraya giriyodu. Ben de öndekileri takip ederken sıradan çıkmış bulundum. Ordan devam edip artık görevli bi kadına sordum, yolu tarif edip bilet alıcan dedi. Az önce sıraya girdiğim yermiş fksjhdfskjdfh Hogwarts'a el kol sallayarak giremiyomuşuz meğer, giriş saati veriyolarmış sana. Neyse tekrar girdim sıraya. Saat 10 mu neydi o sıralar ama benim giriş saatim 12.40 mı neydi!!!  Ben de USJ'i dolanam bari dedim.

Yolda bi tane mağaza vardı, çeşitli miki mauslu susam sokaklı (evet susam sokağı neden bu kadar ünlü herkes kospileyini yapıyodu) minionslu şeyler satılıyodu. Dolanırken bunu da gördüm çok şükür hep nette görüyodum:
Ve sonra kafamı sağa çevirmemle şunu gördüm:
Meğersem mağazada içerden böyle perdeyle ayrılıp Harry Potter şeyleri satan bi yere dönüşüyomuş. Gözüm döndü.
video
Aldım elime sepeti ne varsa doldurmaya başladım flksdjflksdjf



Kelid aynasında çirkin gereksiz bir çocukla ben fsdkfspdfjsdıfj Atkıdır kazaktır pelerindir almadım çünkü gereksiz derecede pahalıydı. Atkı bile 4bin küsür yeni hadi ordan dedim. Onu alana kadar bir sürü şey alırım diye. Aldım da. Bi sonraki yazıda koycam onları çok karışır buralar yoksa.
Sonra tonlarca yükümle gittim bi banka oturdum etraftakileri incelemeye başladım. Hiç bi yere gidip oturamıyom para harcıcam diye ya fksdfskdjf

Kospiley yapmış dedemi görüyonuz de mi hala Hogwarts'tan mezun olmayı reddeden fslkdjfskdjfkşsdjf Böyle bir sürü değişik tip vardı ya, saatlerce otururken bile sıkılmadım.

1 saat falan kala Harry Potter bölgesi giriş kısmına gittim. Orda da gözlerime inanamayacağım kadar insan sırayı girmişti, kendi giriş saatlerinde girebilmek için. Bekleme alanı da burasıydı bu arada :')
Neyse en sonunda saatim geldi ve içeri girmek üzere yine sıraya girdim. Ve bi süre sonra en sonunda içeri girebilmiştim.
video

İlk karşılaştığınız şey ormanda Weasley'lerin kafayı yemiş uçan arabasıydı.
Ormanda biraz daha yürüdükten sonra Hogsmeade'in mikemmel girişiyle karşılaşıyosunuz.
Ve Hogwarts Express'iyle.





Buraya bir sürü fotoğraf yığıcam. Fazla bi açıklamaya gerek yok Harry Potter bilen bilir, bilmeyenin burda işi yok -.-
video
Şu videoda uçan süpürgelere dikkatinizi çekerim!






video

Fotoğrafların oynamasına mı ağlayayım Quidditch toplarının hareket etmesine mi!
Ve sonra onu gördüm!!! Butterbeer arabasını! Hemen sıraya girdim ve sıcacık tatlış kaymakbiramı aldım. Bi köeşede yere çömdüm yavaş yavaş içtim. Tarçın sevmesem de tarçınlı olmasına rağmen sevdim. Çünkü 15 yıldır bekliyom taam mı fskldjfslkdjf
Sonra karşımdaki küçük sahnede güyası Hermione'yi canlandıran bi tip sunucu gibi bi şey. Yabancıydılar bu arada. Önce Durmstrang okulundan 3 genç filmdeki giriş sahnelerindeki gibi gösteri yaptı. Sonra Beauxbatons okulundan 3 veela kız gösteri yaptı. Videoları var da çok uzun koymaya üşeniyom şimdi. Bi de gösteriyi izlerken kaymakbiram bitti, bi süre insanlar bardağını napıyo acaba izledim ama bi sonuca varamadım. Ben de fırsat bu fırsat diyip, poşedimin içine tıktım boş bardağı. Belki de gerçekten bardağı alabiliyozdur ama olsun ben çok gurur duyyom kendimle fsdkjfoıdjf





Son dükkandan da çıktıktan sonra artık Hogwarts'a girmeye hazırdım.

Ne sırası olduğunu bilmediğim bi sıraya girdim. Bekleme süresi 2.30saat yazıyodu. Ciddi anlamda ayakta yavaş yavaş ilerleyerek 2.40 falan bekledim sırada.


 Hogwartsın yan tarafından geçip (böylece yukarda heybetle yükselen kaleyi uzun süre görebildim hayran hayran izledim), Bitkibilim atölyesine girip yaklaşık 2 saat bekleme olayını burda gerçekleştirdim.








Fotoğraflar bulanık olabilir ama Hogwarts'a girince içerisi karanlık olunca ve aynı anda yürüyo olunca durum bu.  Dumbledore'un odasının önünden geçerken portrenin içindeki Dambıl konuşuyodu. Japonca konuşuyodu ama olsıun fsdjfsodfsıofj Karanlık sanatlara karşı savunma sınıfından geçerken yukardan kar yağdırdılar ben ŞOK! Bu arada portlerin hepisi oynuyodu bazısı konuşuyodu eveet.

Bundan sonrasında telefonumu kaldırmak zorunda kaldım. Çünkü size eşyalarınızı koymak için dolap veriyolar. Tonlarca yükümü oraya sığdırmaya çalışırken geberdim zaten. Sonra tekrardan sıraya girdim. Ki hala ne sırasında olduğumu bilmiyorum bu arada 3 saate yakın geçmesine rağmen flsdkjfsdklfj Sonra hepimize 3d gözlükler verip 4lü yukardan sallantılı koltuklara oturttular. Gözlükleri taktım ve hayatımda yaşadığım en güzel anlardan birini yaşadım diyebilirim 5dk boyunca. Ya o kadar güzeldi o kadar heycanlandım ki ağplıycaktım yeminle bak şimdi bile gözüm doldu.
Sıralamasını tam olarak hatırlamıyorum yaşananların ama genel olarak şu şekilde. Süpürgede uçuyomuşsunuz atraksiyonu yapmışlar önce, önde Harry var hadi goş gel falan diyo ( Bu arada USJ'yi terkettikten bi kaç saat sonra aklıma geldi la Harry'yi Ono Kensho seslendiriyodu enee diye fşsdkjfsldjf) O kadar gerçekçi ki süpürgede uçmaktan içim böyle bi değişik oldu yani o derece fskfjskdjf  Sonra 3 büyücü turnuvasında ejderyanın sizi kovalaması sahnesi var, allam ne uçtuk yalnız iyi uçtuk haa, neredeyse hogwarts kuleleri çatılarına çarpacaz diye az içim gitmedi.
Bi yerde baya örümceklerle savaştık. İğrenç ağızlarından bi şeyler püskürtüyolar, gerçekten de bize su püskürtüyolar o sıra hepten tiskiniyon. Sonra ruh emiciler saldırıyo allam o kadar iğrençti o kadar daraldım ki yeter artık biri expecto patronum atsın diyodum böyle flksdjflkjdf tam o sırada flaş çaktı meğersem orda fotomuzu çekiyolarmış, koycam birazdan dur lfksdjfkldjf SOnra heri geldi expecto çaktı falan. Sonra bi yerde yine ejderya suratımıza ateş püskürdü orda da sıcak hava verdiler çılgınlarca falan. Sonra bi malesef heycandan hatırlaamadığım bi şeyler daha, en son hogwartsa geri döndük. Büyük salon girişinde tüm öğrenciler ve örtmenler bizi karşıladı. Dambıl okulumuza katıldığın içni çok mutluyuz lütfen yine gel gibi bi şeyler söyledi ay ben bi gözlerim dol fslkdjslkdfjdkjf Sonra indik bitti. Ama kendime gelemedim ya yok böyle bi şey. Vaktim olsa yine 3 saat sıra bekler girerdim aynı atraksiyona yeminle.

Sonra fotoğrafımı almak içni sıraya girdim. Sıra bana geldi tam, yabancı bi Slytherinli çocuk görevliydi. Saçını yeşil yapsana bizim binamızın rengi olsun falan diye muabbet ettik fklsdjflskdjff Hintliydi bebe bu arada. Hep derim şu Hintliler bile Hogwarts'ta ama ben değilim diye, canlı kanlısıyla karşılaştım yani hakket. Fotoğrafa gelirsek:

Ya bakıp bakıp gülüyomflsdfjsoşfdsdpfıojsdfısjodfısjodıfjsd ruh emicilerle savaşırken ben!
Neyse kendime gelmek için gittim biraz Karagöl manzarasında takıldım:

 Sonra girdiğim tükkanlara tekrar tekrar girdim beynime kazıyana kadar fklsdjflskdjf
 Vakit kaybetmiyim diye wcye girmeyi düşünmüyodum ama sonra çok çişim gelince dedim girem. İyi ki de girmişim bi kez daha şok oldum. Normal bi wc beklerken, 1.kat kızlar tuvaletini canlandırmışlar!!
video
Mızmız'ın sesi falan çınlıyo her yerde...Yani sizi Harry Potter dünyasından çıkaracak tek bir unsur bile yoktu mekanda :'')
Ayrıca şu adamotunu da görmenizi isterim:
video

Neyse sonra ben acıktım tabi. Hiç bi şey yememişim. Ayıptır söylemesi yemeğe Three Broomsticks'e gittim. EHE.


 Fish&chips yiyip balkabağı suyu içtim. Tabi ki de şişesi TR'ye döndüğümde HP köşemi süsleyecek şeylerden biri. Ardından biraz daha tükkan dolaştım.


 Artık 7-8 saatimi Hogwartsta geçirmenin verdiği huzur ve yorgunlukla dönmem gerekiyodu. Ben mekanı terk ederken böyle tatlış bi ortam vardı.

 Trene bineceğim yerdeki büyük afiş de ayrı hoştu. Ayrıca sonunda Harry Potter temalı trene de binebilmiştim.

Trenden indikten sonra yine First Kitchen'a gidip, lan ben neler yaşadım öyle diye her şeyi baştan düşünebilmek için bi kaç saat oturup, aldığım şeylere baktım. Amcam ben bugün geç gelcem 11gibi demişti. Zaten benim de anahtarım vardı istediğim saatte gidebilirdim yani. Neyse eve gidince aldığım Bertie Bott binbir çeşit şekerlemesini amcayla beraber yedik biraz bu neliymiş bu neliymiş diye flsdjfskdjfh
Bu yazı da bu kadar. Bi sonrakinde neler aldığımı koycam. Görüşürük.