22 Ağustos 2015 Cumartesi

Ehime | Japonya Günlüğü #5 Sorun yok

Dün hocadan gelen habere göre burs işi halloldu. Hem de planlandığı gibi 3 kişi gidiyoruz, diğer arkadaş da atlattı. Biraz anlamadım nasıl oldu, daha başvuruyu yeni yollamışken, son başvuru tarihi bile gelmemişken nası seçiyonuz bizi hemen? Sınırlamanız yok mu burs verme konusunda. Yoksa hocalar mı el attı acaba, bilemedim. Neyse hiç irdeleyip, sormucam. O burs elime gelene kadar da kendi parama güvencem. Zaten öğrendiğime göre ilk 2 hafta alamıyon burs falan.

Neyse, bu konu hallolunca büyük bi iştahla ders çalışmama döndüm flskdjf Evet ders çalışmayı seven bi insanım sevdiğim bir mevzuysa. İlk senenin konularını bitirdim, bu senekileri çalışcam ama kitaplarımı Çanakkale'de unuttuğum için Buse'nin kitaplarının fotosunu bekliyom. Yazık çocuğu da yıpratıyom ama fsşldkfsdf Kanjileri nasıl yetiştiricem hiç bilmiyorum. 250 tane okkei ama geri kalan 400 kadar kanji var galiba daha hiç bakmadım. Bi yandan da bütün sene okumak istediğim bi türlü okuyamadığım Japon Tarihi'dir, Krizantem ve Kılıç'tır bunun gibi kültürlenme kitaplarımı bitirmeye çalışıyorum. Yanımda kitap götüremeyecek olmanın acısıyla da bir sürü abuk subuk roman indirdim bilgisayara. Tayfun neyn çıkar da odamda mahsur kalırsam oturur okurum (onun dışında gezentilikten okuyabilceğimi pek sanmıyorum).

Bütün bunların yanında bi de katılmak zorunda olduğum konuşma yarışmasına hazırlanıyorum. Tekrar diyim hem de 3 kez!!! Benim katılcağım yarışmaya katılanları izledim, bazıları çok level atlamış Japoncaydı, allaah dedim nası yazcam. Ama sonra baktım ki benle aynı seviye bi sürü kişi var. Levelı yüksek bi Çinli çocuğun konuşmasına bayıldımdı hele ki, konusu Japonların kaliteli ürünleri ile Japon ruhunu mu ne bağdaştırmıştı. Konuyu da görünce bi korktumdu allam bu kadar derin konu yazamam ben diye. Neyse dediklerinin çoğunu anlamadım bile fşskdfsşdf Bi yerde takıldı mesela, orda bi espri yaptı herkesler güldü falan ne kadar özgüvenli bir erkek. Nys, bir sürü anlattı anlattı bitiriş cümlesi de peki benim ürünlerimin nasıl olduğunu düşünüyorsunuz? dedi gitti. :D:D:D:D:D:D::D:D:D diye kaldım Çinli ya hani D::D:D:D:D:

Her neyse, ben de kendimce konu seçtim. Aslında tam bir konu yok bile, Japonlarla olan münasebetimin evrimi diyebiliriz. Kısa kısa 4-5 trajikomik anılarımdan oluşan bi yazı. O yüzden sonuca bağlayamıyom. Son düzeltmemi yazıp tekrar bakcam yarın nasıl bitirebilirim diye. Olmadı "öyle işte hadi kiite kudasatte arigatou gozaimashita muck" diycem. Ya da son anımı da anlatıp "HAhahahahahHAhaha ilahi ben yaa" diye sesimi kısarak çekilicem sahneden, Japon şok! Hadi ben eheh diye anlatırken kimse gülmedi ve orda fıkrasına gülünmeyen adam oldum?? Ama yazacak başka bi şeyim yok rezilliklerimi ortaya dökmekten başka.

Bu haftaiçi Asami'ye yollıcam kontrol etmesi için. Az önce sordum bi kontrol eder misin göndersem diye, yavrum "makasete" dimiş hemen :') Of yarışma ne zaman onu bile bilmiyom. Vizeyi aldıktan sonra Ehime'deki hocaya aldım vizeyi diye mail atarken onu da sorayım ekstra mail girişiyle uğraşamam, uzun uzun hojamlar nassınlar kibarlıklar kibarlıklar.

Bi şey daha diğceğdim unuttum -.- Nys, gidiyom yazıma devam edeyim. Bay.

19 Ağustos 2015 Çarşamba

Ehime | Japonya Günlüğü #4 Ruh hali yükselişte

Son durumda, bireysel burs başvurum ehime üniversitesine gitti, onlar da kuruma teslim etmiş. Sonuçlar 21inden sonra açıklanır sanırım son başvuru günü o çünkü. Bayaa umutluyum, daha doğrusu artık umursamıyom lfskdjf

O da şöyle oldu. Burdaki hocam, saossun bireysel başvuru kompozisyonunu düzenleyip bana geri atmıştı. Şu kısma şunları da ekle istersen daha iyi olabilir demişti. Sonra benim artık zaten burama kadar gelmişken, duygusallı bir mail attım flskdjf Dedim ki daha fazla bi şey yazmak istemiyorum hojam çünkü burs çıkmazsa napıcam diye düşünmekten uyuyamıyorum, artık sağlığım kötü gitmeye başladı, ayilem endişeleniyo dedim. Biliyosunuz hayalim Japonya'ya gitmek ama bu kadar çabalayıp sonunda bu kadar hayal kırıklığına uğramış bi halde gitmek istemiyorum didim. O burs çıkmasa da artık dert etmiyorum, ailemin verceği parayla, biraz onlar da zor duruma düşcek olsa da gidicem dedim. Bi de orda part-time çalışma imkanım var mı diye sordum.

Cevap yazmış hemen. Dimiş böyle bi zamanda bu kadar yazdın iyi ganbardın tamam böylece gönderelim demiş. Ehime'deki hocanla konuştum senin burs alma şansının yüksek olduğunu söyledi dimiş. Diğer gelcek olan arkadaşımın durumu daha kötü olduğundan sanırım o bursu büyük ihtimal alamıcak, üzdü. Onla da konuştuğunu falan söyledi. Sonra yardırmış bi güzel ki *3* oldum. Mülakata girmek için yazılan kompozisyonları okuduğumda senin ve diğer arkadaşın gideceğini anlamıştım, 3. kim olabilir diye düşünmeye başlamıştım dedi. Yazdıklarınızdan bile anlaşılıyodu ne kadar gitmek istediğiniz ama şimdi son anda böyle bi şey olması büyük haksızlık demiş yazık kıyamam :') Hatta sonra da düzgünce yemeğini ye, düzgünce uyu, aklına takılan şeyler olursa tek başına dert etme mailden ya da telefondan bana ulaş demiş :'''')

Sonra üzüldüm bi, gidip o kuruma kızamadığım için herkese her şeye kızdım içimde. Kendimi körükledim resmen bi daha hiç bi şey yapmam bu okulda, hiç bi programa da girmem falan diye. Böyle şeylerde kendime zarar vermek hoşuma gidiyo olsa gerek fslkdjfsdkfj

Her neyse bu maille resmen ben bi huzura erdim fşsdjsdkfj O zamandan beri takmıyom. Oturdum vize için gerekli belgeleri düzenliyorum. Umarım bi de konuşma yarışmasının hazırlığına başlıcam.Neyse ki ağustos 31 gün 30 gün olsa 1 günün bile endişesini yaşardım flskjdfskdjf Daha konumu seçmedim ki oturup 5dklık konuşma hazırlıyım!!! Ehimedeki hocamın attığı yarışmada 1. olanların videolarını izlicem bugün sıkıntıdan gebermezsem.

Ay bide diyet yapıyorum ayıptır söylemesi 5 gündür. Evet bütün yaz tıkındıktan sonra flsdkjfskdjf ama 5 günde 3.2kilo verdim çok hırslıyım fskdjfsldkfj 1ayda ne kadar versem kardır. Ganbare canısı.

Gidiyom vize işlerime bakcam. Beni Japonya'ya gitmekten alıkoyamazsınız.

15 Ağustos 2015 Cumartesi

[Blog Tur] Kafes - Josh Malerman | Kitap Yorumu


Kitap adı: Kafes
Yazar: Josh Malerman
Orijinal Adı: Bird Box
Yayınevi: İthaki Yayınları
Basım Yılı: Ağustos 2015
Sayfa Sayısı: 330
Tür: Korku, Gerilim
   
"Görülmemesi gereken korkunç bir şey...

Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. 

Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor." 

Konusunu okuduğumdan beri turlamayı dört gözle beklediğim bir kitaptı Kafes. Kitabın kötü yanı, okumaya başladıktan sonra kendimi durduramadım, sesli tepkilerimle çevremdekilere rahatsızlık verdim ve de geceleri uyurken gözlerimi kapatmak istemedim.

Kitabı elinize aldığınızda ilk aşkı tasarımıyla yaşayacaksınız bir kere. Hala arada bir elime alıp inceliyorum mükemmel bi şey *.* Okumaya başladığınızda da ilk sayfalardan anlayacaksınız ki elinden bırakması zor bir kitap. Hatta Gamze'nin blogundan ön okumaya göz atarak başlayabilirsiniz işe.

Okumadan önce aklıma takılan ilk soru "E bunların gözü hep kapalıysa, yazar neyi nasıl anlatacak bize?"ydi. Anlatmış arkaaşlar. Ben kitaptaki karakterlerin gözleri kapalı olduğundan sadece okurken bile o kadar rahatsız hissettim ki, onların yerinde olmayı hiç istemezdim. Zaten dayanamaz açıverirdim gözlerimi, bi alttan alttan bakardım, daha güvende hissettirecekmiş gibi parmaklarımın arasından çaktırmadan bakardım hiç olmadı. Bakarım yani engelleyemezsiniz, sonra da herkesin sonu gibi kafayı yerim. Yıllarını öyle geçirmektense aç kurtul bence.


Ha, onlar da sürekli gözleri kapalı değil zaten; tabi dışarıyı hiç bi şekilde göremeyecekleri şekilde düzenledikleri evlerinin içindeyken sadece. Kitabın ilerleyişi de, bir gözlerin kapalı olduğu şu anki zaman, bir de bu hale nasıl geldiklerini anlatan geçmiş zaman şeklinde ilerliyolar. Geçmiş kısımlarda evin içinde olduklarından (çoğu zaman) en azından gözleri açık, oh bee diyip daha rahat okudum. Güvenli evleri bile zamanla güvensiz bir hale geldi, bunu belirtmeme gerek yok sanırım.

Dışarda ne var bilmiyoruz. Beni en çok bu yıprattı. Bir gece kafamda canlandırdığım tip yüzünden uyuyamadım :') Böyle dalımsı upuzun kolları bacakları olan siyah ve dengesiz yürüyen sevimsiz yaratıklar uyutmadı hiç :'') Özellikle kitapta geçen bir videoya alma sahnesi vardı, orda feci ürpermiştim de ondan sonraki geceydi uyuyamamam. 

Ayrıca gram aşk yok kitapta, güzelliğe bakar mısınız? Gerilimi bir kenara bırakıp biraz cıvıyalım sahnesi yoktu, gerilimli bir mesele gerilimli şekilde ilerledi çok şükür. 

Spoiler vermemek için fazla bi şey yazamıyorum. Konuşacak çok şeyim var aslında bu kitapla ilgili. Bütün karakterler hakkında tek tek yorum yapasım, her bir olayı şuraya seriveresim var, susuyorum flksdjfsdf. Kitapta beni en çok etkileyen sözü yazıp, yazıyı burada bitiriyorum artık;

 "Onlara akıllarını kaçıracakları söylendi, 
onlar da akıllarını kaçırıyorlar." 

Tur Takvimi
14 Ağustos Cuma: http://raflarinarasindan.blogspot.com/ - Ön Okuma
15 Ağustos Cumartesi: http://sohbetedecekkimseyok.blogspot.com.tr/ - Kitap Yorumu
15 Ağustos Cumartesi :  kutsalyorumcu.blogspot.com/ - Alıntılar
16 Ağustos Pazar: pinucciasbooks.blogspot.com.tr/ - Bunları Biliyor Musunuz
16 Ağustos Pazar: thcodex.blogspot.com.tr/ - Tanıtım Videosu
17 Ağustos Pazartesi:  segesegese.blogspot.com/- Yazar Tanıtımı

 

Ehime | Japonya Günlüğü #3 - Aşırı depresyonlu

Vize almaya gideceğim haftada harika bir haberle sarsılmış bulunmaktayım. Tam tatil dönüşü du bi internete bakıyım diyip 2dk telefondan girdim, hocadan huzursuz bir mail. Açtım okuyorum ama safi bilmediğimiz kanjilerle yazmış, çevirecek kadar netim de yok.

Yine de anlamama yetti olayı. Bir kez daha "zaten böyle şeyler hep benim başıma gelir" ve "hayatımda ilk defa doğru düzgün giden bi şey vardı" sözlerini sarfetmeme, hem de her gün her saat, gündoğdu.

Olay şöyle ki, biz bu programa 1.sınıfın ilk dönem ortalamasıyla katılıyoruz. Ki benimki 2.86 idi. Lanet olası türkçe dersim yüzünden 3 olmayı kaçırmıştım, zamanında sürekli söylendim Japonya'ya bu Türkçe yüzünden gidemezsem diye. Programın mülakatına katılmak içinse, 2.30 üzeri olmak yetiyodu. Katıldım kazandım haliyle ve 5 ay burslu japonya eğitimi cepteydi. Ehimedeki hocamdan burdaki hocama gelen ve onun da bana gönderdiği maile göre, bize burs verecek olan kurum bu yıl sistemini değiştirmiş. Bizim okul 4 puan üzerinden hesaplama yaparken, onlar 3 puan üzerinden hesaplama yapmaya geçmişler ve benim 2.86 olan puanım 3 tavan puanına göre hesaplayınca 2.15 çıkıyomuş. Ve tabi ki burs almama yetmiyormuş. Bunun tam vize almaya gideceğim hafta belli olması ne kadar harika bi şey.

Sadece sinirden ağlıyom başka elimden ne gelcek ki. Uğradığım haksızlığı düzeltebilecek gücüm de yok. Bir sürü belge işi halletmeye çalışıyorum Japonlarla ve Japonca!!! Ben o kadar çalışmışım etmişim stres yapmışım hakkımla programı kazanmışım, haftalarca burs başvurusu için saçma sapan bir sürü belge doldurup neden bu programa katılmak istiyorum dönünce napcam orda napcam gibi sayfalarca yazı yazmışım, uçak biletiyle haftalarca uğraşıp zar zor almışım, oh bi tek vize kaldı diye rahatlamışken yaptıklarına bak. Hayattan o kadar nefret ediyom ki şu an anlatamam.

Hocam bi belge göndermiş, tekrar burs başvurusu yapabiliyomuşuz. Ya ben zaten kazandığım bi şey için neden bi daha başvuru yapmak zorundayım diye sinirden geberdiğimden yazamıyorum bile!!! Yine aynı mevzular bu programda napcam bilmem ne. Küfür küfür küfür doldurup o kurumda bu kararı çıkaranın uygun yerine tıkabilsem çok rahatlıcam.

Sonra öğrendim ki, 3 kişi gidiyoruz ya biz, diğer 1 kız daha aynı problemden yanmış. Bildiğim kadarıyla onun not ortalaması benden biraz daha düşük ama emin değilim.

Ben bu bursu alamazsam bana ne hakkı doğacak şimdi? Onu bile bilmiyorum, gidemezsem öyle okul hayatıma devam edicem kimse de bi şey yapmıcak heralde. Moralim 0 bi şekilde yeni okul yılı ve bir daha asla programlara başvurmam sanırım.

Hocaya bu burs olmasa da ben Japonya'ya gitmek istiyorum. Burs olmazsa da yurtta kalıp, okula gidebilir miyim dedim. Evet yapabilirsin dedi. Ailem de öyle diyo zaten, vercekleri 1600küsür lira için bu kadar stres yapma onlara kalsın para biz veririz sana diyolar. Belki istediğim her yere gidemicem istediğim şeyleri alamıcam, okuldan yurda yurttan okula hayatı yaşıcam ama en azından Japonya'da yapıyo olucam bunları. O yüzden yine de gidicem sanırım burs da çıkmazsa soksunlar götlerine.

Hocaya sinir krizlerimin arasında yazabildiklerimi gönderdim, eskisi gibi düzenleyip yollar kuruma diye bekliyodum ama hayır, buraları böyle yap, şuraya daha somut örnekler yaz gibi şeyler yazıp bana geri yollamış. Bu burs çıkarsa katılmam gereken konuşma yarışması yazımı hazırlamam için 2 haftam kaldı, bi yandan ders çalışmam lazımken, sorumluluğu hiç bi şekilde bana ait olmayan bir şey için yine ben uğraşıyorum.

Neyse çok bıktım işte, resmen yaşamaya gücm yok. Hatta annem kızımın psikolojisini bozdular diye o kuruma dava açcakmış söylediğine göre lkfjsdfjsdf Ben kiralık katil tutmayı planlıyorum. Yine de içimde kalan son heves kırıntısıyla ders çalışmama döneyim. Yaşadığım bu haksızlık da öylece yanıma kalsın, hiç bi şey olmasın, herkes hayatına misler gibi devam etsin. Tiksiniyom hepinizden.