23 Aralık 2015 Çarşamba

Ogrenci kültür festivali | Japonya Günlükleri #26

Şu an sabahın 3ü. Bütün günü evi temizleyip, saç boyayıp, hala çantamı hazırlamayarak geçirdim. Sabah 6.45te evden çıkıcam Tokyo uçağımıza gitmek üzere. Tabi 4 gün yokum diye yiyecek şey almamıştım bozulmasın diye. Bütün günü 3 bardak çorba ve nansıtap mandalina ile geçirdim. Açlıktan ölücem ama kusucam da. Havaalanına giden otobüse binmeden önce kombinide ne varsa almak istiyom :')

Açlığımı unutmak için blog yazıyım bari dedim. Kaldığım yerden devam ediyorum.

12 Kasım'da Romanyalı kamkilerimizle karaokeye gitmişiz. Onların dediği mekana gidip aşırı pişman olduk.  Artık garibim bunları hangi salak japon götürdüyse hani biz bile anladık çok kalitesiz bi yer olduğunu. E biz Shidax'larda Joysound'larda takılıyoz tabi fksjdfsdf Hatta mikrofon sorun çıkarıyodu da gittim görevliye söyledim falan. Ama içecekler sınırsızdı en azından.
Herkes söylemek istediği normal şarkılarla başlamışken sonlara doğru cozutup 50 Cent, Shakira falan söylemeye başladık. Hatta mikrofonları bırakıp sadece bağırarak falan flskdjfskdjf Fotoda yanımdaki kız, Mimi oluyur adı, bir rep yapıyo zaten geberdik gülmekten şapşik. Burdan çıktıktan sonra da 14-1'a gittik, Chocobar'da olabilir hatırlayamıyom. Chocobar'dıysa gittiğimiz yer hoş olmayan anılarım var kalsın flsdjkflskdjf
Bu da sisli ertesi günden bi kare. Alışverişe giderken çekmişim, dursun burda da.

Gelelim haftanın olayına. Okulun kültür festivalinde (EVET ANİMELERDEKİ GİBİ LİSE OLMASA DA SONUNDA BİR ÜNİVERSİTE FESTİVALİNE KATILABİLMİŞTİM) bi çok ülkeden öğrenci kendi ülkesinin yemeklerini yapıp satıyodu. Biz de katıldık. Kısır, tavuk sote, piyaz, mercimek çorbası ve türk kahvesi ile.
Görüyonuz ne kadar da Ümit Usta bir kız. Sabah 10dan akşam 5e kadar eşşek gibi çalıştık. Her şeyi de sattık. Sonlara doğru millete al kız iç şu çorbadan da bitsin diye beleşe versek de. Hatta elimizdeki şeker tükenip gariban bi kaç japona şekersiz türk kahvesi içirip "nigaiiii" (acı) diye feryat etmelerine sebep olsak da çok eğlenceli bi gündü fsdklfjsdf
Fotoğrafda sol üstteki kızlar bu olaydan bi hafta önce 14-1da tanıştığımız diye bahsettiğim kızlar. Bizi yıllardır tanıyan Japon arkadaşlarımız bile gelmezken bu kızlar geldi ya al bağrına bas (bi daha görüşmedik gerçi fsljdhsjdf) Altındaki fotoğraf, yan masamızdaki Endonezyalı çift. Hem öğrenciler hem evliler hem de bi bebeleri vardı. Adam o kadar tatlı bi şeydi ki allam nası bayıldık. Bize gelip kısıra bakıp "acı mı?" diyo mesela Japonlar, daha ağzımızı açmadan bu adam "Hiç acı değil çok lezzetli alın yiyin hemen" diye atlıyo kfsdjlskdjfslkdjf halbuki yememişti bile daha. Bi de oishii (lezzetli) derken oişii değil de oisii (ş sesini çıkaramıyolar) dediği için çoh tatlı oluyodu flskdjflsjdf Karısıyla yesinler diye bi tabak hazırlayıp verdik, bize katkılarından dolayı tebi.
Alttaki Rilakkuma kız da bi dersimiz ortak olan çoh tatlış bi kız. Tam da fangörl hemi de. Gelelim Noel çocuğa. fksljdflsdjf yav o nedir yaavv!!! Dışarda bunu görünce gülmekten ölüp hemen foto çekindik. Allam tipe bak ya fjsdfsjdflkj sivil haliyle hiç karşılaştık mı acaba bu çocuğun, biz hatırlamayız da o bizi hatırlar.

 Kısır yoğururken ben flskdjflkjfskf YA ZATEN AÇIM NERDEN GÖRDÜM BUNLARI :'''(
Bu da diğer tarafımızdaki Tay'lı çocuk. Çocuk diyom da adam 32 yaşında mı ne çıktı BİZ ŞOK!!! İlk başta Taylılar ve Türkler birbirine sinir olmuş gibi gözükse de, daha sonradan benim gidip bi tabak yemeklerini satın almamla kaynaştık flskdjfslkdjf Hatta özel çekiliş yaptılar bana, katılıp en büyük ödülü kazandım şu aşşadaki saçma şeyi fskldjfslkdfj
 Ama bu yediğim yemek (arkada görünen yumurtalı şey) hayatımda yediğim en acı şeydi! Ağlayarak "oishii" diyorum Taylılara böyle fksjdflksdjf ama o kadar lezzetliydi ki, bi daha yemek isterim şu an cidden :'') Sonra onlar da geldi bizden yemek aldı. Hatta biz kahve neyn ikram ettik. Öyle bütün gün o ülke şu ülke tıkınmalı bol satışlı bi gün yaşadık. Gelen Japonlarla (tanıdık tanımadık) muhabbet etmek falan çok güzeldi. Bi grup Endonezyalı vardı bi tanesi bizim survival kursta da vardı hatta. Hepsi sırayla gelip türk kahvesi istedi, aynanda değil ama sırayla birbirlerini lezzetli olduguna ikna ettiler sanırım lfksdjflskdjf ben de 5 kere falan o masaya gitmek zorunda kaldım kahvelerini vermek için. her seferinde de kahvesini verdiğim kişi benle fotoğraf çektirdi bi de o kadar gürültülüler ki sürekli alkış kahkaha böyle şebek oldum flsjdfsldjf Keşke görsem bi yerlerde o fotoları tööh ya.
Bi teyze grubu kahvenin telvesini napıcaklarını sordu flsjdflsjdf dedim lezzetli geliyosa yiyin ama normalde kahve falı bakılır diye anlattım.
Böyle denişik günün sonunda kişi başı 6bin yen kazanmamız ise mikemmel bi olay oldu. Daha da fazla kazanırdık ama bi süre sonra fiyatı düşürüp bedavadan vermeye başlamasaydık fslkdfjsdf


Festival 2 gündü. Biz 2. gün gezebilmek için sadece ilk gün satış yaptık. 2gün de gidip etrafı dolandık. 2 farklı yerden takoyaki alıp tıkındık. Japonya'da ilk takoyakimi de yemiş oldum böylece fksdjflksjdf

Bu da okulun giriş kapısının olayı. Mekanı terkederken çekmiştim. Ey gidi negsel günlerdi bee. Zaman ne çabuk geçiyo :'')

Bu yazı başka konuya geçmeden bitsin, ellerim de buz tuttu az ısınayım :') Bay.

1 yorum :

  1. Merhaba,sayfanizi yeni buldum.cok ilginc ve guzel seyler paylasmissiniz.15 yildir japonyada yasiyoruz.gunluk hayatimizi yazilarima ve videolara dokuyorum.japonyayi merak edenler bende sayfama bekliyorum.
    http://osakaninmuhtari.blogspot.com.tr
    https://www.youtube.com/user/gulsehri

    YanıtlaSil