22 Aralık 2015 Salı

Bazı şeyler ve ilk Animate vurgunu | Japonya Günlükleri #24

22 Aralık itibariyle bu dönemin son dersine girmiş ve 17güncük kış tatilim başlamış durumda. Eve geldiğimden beri yatakta uyuklayarak dizi izliyorum. Dedim bi blog yazayım bari. Hazır 2 gün sonra Tokyo'ya gidiyoken (hihihihihiih) belki (?) toparlarım.

En son senseimizle buluşmamızdan bahsetmişim. Sonra da Cadılar Bayramı'nın bi önceki günkü partisinde tanıştığımız Zombi kamkimiz (ki 1 aydır görmüyoz bence okulu bıraktı kflsjdfj) ve çucuğum ilan ettiğim Koreli kamkimizle buluştuk. Önce ramen yemeye gidip, ordan karaokeye geçtik. Öyle eğlenceli bi gündü işte. Özel bi şey yok.

Sonra konuşma yarışmasının bitişini kutlamak için senseimiz bizi Romanya restoranına (bu bile var ama bir Türk restoranı yok yazıhlar olsun) götürdü.
Çok hoş bi mekan ve çok değişik küpeli uzun saçlı falan Japon amca sahibiyle denişik bi yerdi. Önce patlıcan sarımsak ezmeli domatesli eppekler geldi. Sonra çorba, neredeyse ezogelinimsi. Sonra mikemmel bizim bildiğin püre ve fırın köfte yemeği geldi. Ortaya da köy ekmeğinden hallice bi şey koymasınlar mı. AY EKMEK VAR diye bağırıverdik. Sepet sepet de gömdük. Çünkü tatlı olmayan ekmek bulmak kolay bi şey değil bilemeniz. Sonra da bi çeşit donut olarak geçen ama aslında üzerine yoğurt ve reçel dökülmüş pişi geldi. Çılgınlarca doyduk bi de üzerine yazık sensei ödedi hepimizin hesabını o kadar kişi.

Ertesi gün de burda My Matsuyama Family'ye başvurmuştuk, ordan şansıma çıkan ailemle buluşucaktım. Aile desem de yaşıtım bir kız. Annesiyle yaşıyomuştu o ayrı da. Amaan meeh falan olsam da buluştuğumuz gün gayet de eğlenmiştik. Arabasıyla gelmiş (evet yaşıtlarım mezun iş güç sahibi arabalı) avmye gittik bi kafeye oturduk saatlerce muabbet ettik sonra yaşadıkları evi gösterdi, annesini de bi görmüş oldum. Kedileri falan vardı hatta. Kız sadouya gidiyomuş ne şans ki, beraber gitmeyi teklif etti, gününe saatine kadar karar verdik ve bir daha haber almadım kızdan. MMF projesi dahilinde 4 kez buluşmak zorundayız halbuki ama 2 aydır ses yok. Gidip şikayet edicem ve ailemi değiştirmelerini istiycem ama hangi ara. Benim zaten şansım olsa böyle şeylerde. Nys.

Aynı günün akşamı bizim uyuz zemi sınıfının bize düzenlediği welcome party olayı vardı. Ay ne sıkılcaz höf diye gittik ama hiç de öyle olmadı aslında. Sınıfta mal gibi olan tipler (hala öyleler ama olsun) partyde nasıl geliyolar yanımıza sürekli bi şeyler konuşuyolar. Hele sürekli romanya diyip duruyo diye sinir olduğumuz hocamız elleriyle besledi bizi desem yeri yani fşsdkfskdşfj Bardağımıza sürekli bira dolduruyolar falan. Welcome party'ye hocaların da gelmesi ayrı bi denişiklikti tabi. Bir sürü de foto çektiler ama çalışma odasındaki pcye yükledik gidip alabilirsiniz dediler, o kadar uğraşamam ki....

Bize yetmedi tebi o parti,yine 14-1'a gittik. Hatta sanırım saat daha 9buçuk mu neydi gittiğimizde. Ay dur evet hatırladım o günkü şokumu lfksjdflsjdf Şimdi orda çalışan 3 kişiler arada değişen tipler dışında. Bi Ejderya, bi karizmatik barmen bi de benim Yoochun'a benzeyen çocuk. Ben kapıyı açtım içeri giricektim ki tam kapının önünde biri çıplak, üstüne tişörtünü geçirmek üzere hazırlanıyo fsdjfoısjdfoısdf Napcağımı şaşırdım kal gelmiş bakıyom göz kaçırmak bile yok hani "hiiiiiii" gibi bi şey yapmış olabilirim, kapıyı kapatmaya çalışmış olabilirim. "A gomennasai" diyip üstüne tişörtünü geçirip gülerek içeri geçti sonra karizmatik olan barmen abiymiş üstsüz gördüğüm. kfjfksldjfslkdfj O kadar erken gitmişiz ki mekanı açmamışlar bile hani daha, öyle nasılsa tanıdık diye kenara oturduk biz insanlar doluşana kadar. Sonra çok cıngar çıkaran bi grup geldi kızlı erkekli. Sinir olduk baya bi süre. Amaa içlerinden 2 kız geldi "haay" diye yanımıza. Saatlerce onlarla konuştuk çoh tatlış kızlardı. Sonra onlar gitti bi süre sıkıldık yine. Ardından aşırı sarhoş ve aşırı salak bi kız arkadaşlarını topladı etrafımıza. Ardından Osakalı tipler geldi, bi tanesi evinin yolunu tarif edip kapımı tıklat dedi ŞFAKJDOFIAJDOIAJ diye kaldım yine çok değişik tiplerle muattap olduğumuz bir gündü yani. Hatta en son hepsi dazlak olan amcalar serisi geldi. Çok bakıp duruyolardı allah masaya gelcekler diye kaçcaktık ayaklandık ki ejderya abi geldi korkmayın benim arkaaşım onlar size içcek ısmarlamak istiyolarmış dedi şfskdfskldfjslkdjf yok abim kalsın gözlerinden öpem dedik gittik. Ha giderken salak sarhoş kız geldi yine hepimize sarılıp bir sürü "ne, ne" diye biten cümle kurdu.

Tüh keşke foto falan çekeymişim o günlerde yia. Üzdü.

Neyse ertesi gün, benim seiyuucu olduğunu öğrendikten sonra yurdun yemekhanesinde otururken yakaladığım ve çat diye yanına oturup "kız seiyuu mu sevyon sen :B" diye muabbete başlayıp kanka olmaya çalıştığım kızla buluştuk. Beni para batağına sürükleyen ilk gündür, Animate'e gittik çünküğ. Saatlerce doyamarak dolaştım. Ağladım yeminle.



Rejet bölümünü gören ben durur muyum, hepsine elledim, evirdim çevirdim AMA HİÇ BİRİNİ ALMADIM lskdfjslkdjf ilk alacağım rejetin Seventh Heaven'dan Shion olmasını istiyorum çünkü. Beni drama cd işine bulaştıran yüce ulu birdenecik Suzuki'min yüreğimi dağlayan drama cdsi fskşdfskdfj Ve malsef Seventh Heaven serisi satılmıyodu burda. Rejet ne zaman SH'a özen gösterdin ki zaten, git anca Dance with Devils gibi salah salah animeler yap. Neyse Seventh Heaven'ı Shibuya'daki Rejet Shopda bulacağıma inanıyorum. Kendimi cd/dvd sekmesinden kurtarınca anime eşyalarına gömdüm ve 7bin yenlik alışveriş yaptım, yazık ettim kendime. Aldıklarımı bu yazıdan sonra düzenliycem.


Tam oh bitti gidiyoz derken bu sefer dışardaki panolara takıldık. Doğumgünlerini kutlamış fanlar. O an üşenmesem hepsine yazardım ben de, acı olan Suzuki'nin doğumgününde de yazamadım, kapanma saatinde gittiğim için. Resmen beni bekliyolardı yani fşskdfjsdf

Bitmedi çilem, sonsuzluğa devam eden Gatcha gatcha'ların olduğu bi oda hatta salon diyim oraya daldık. Nefsime yenik düşüp SnK'lı bi tanesine attım 200yen. Gereksiz adını unuttuğum sarışın kız çıktı. Anlatsam mangadan spoi olcak söyleyemiyom neyse gerek yok zaten flskdjfskdjf
video 

Ve asla alamayacağımı bildiğim güzeller.

Ordan çıkıp tatlı falan yiyip aldıklarımıza bakmaya gittik işte kızla. Ay bu kadar. Bir sürü yazdım ama daha 8 Kasım'a kadar gelebildim Püh beni. Diğer yazıya geçem mola verip, yoruldum. Bay.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder