24 Kasım 2015 Salı

Ekim ayı Japonya'sı (biter) | Japonya Günlükleri #20

Hala blog işini toparlayabilmişl değilim. Hala Ekim ayı yazılarım bitmedi. Çünkü eve çok geç geliyorum ve yazmaya halim kalmıyo T_T Şimdi hızlıca yazıp bitirebilecek miyim acaba. Bi an önce Osaka maceramı da buraya aktarmak istiyorum çünkü. Elimden geldiğince bi özet geçmeye çalışayım bakalım.

En son matsuri olaylarını yazmışım. Ondan sonra bir de 3 Japon 2 Tayvanlı arkadaşımızla Matsuyama Kalesi'ne gittiğimiz gün var. Gündüz çok sıcak olduğu için, va baya bi yol tırmanıldığı için akşam serinliğinde gittik. Ama ne yazık ki akşamları içeri giremiyomuşuk. Sadece etrafında dolanıp manzaranın ve hayrika kalenin tadını çıkardık. Hemen fotoğraflar geliyor!

video

Matsuyama manzarası bi harikaydı cidden! Yakın zamanda tekrar gidip bu sefer içini de gezmek istiyorum. Dönüş yolunda acaba burdan gidebiliyo muyuz diye bi patikaya daldık, kapkaranlık bi de, sürekli korku hikayeleri falan anlata anlata yürüdük fslkdjfsdf Bi indik aşağı ki, geldiğimiz yerden dağı aşıp diğer tarafa geçmişiz. Sonra merkeze tekrar yürüdük ve izakayaya yemeğe gittik. Hatırladığım kadarıyla o gündür bir sürü Iyoben (Ehime şivesi) öğrendiğim gün. "Nani wo shite imasu ka?" "Nan shiyon?" diye söyleniyo mesela. Ne yapıyosun demek. Ben de hemen Çanakkale şivesinde "Ne yapıyon be yaa" ve Ankara'da "La bebe nabıyon?" denir dedim fskdjfsdkf ordan "La bebe nan shiyon be yaa" diye mix yapmaya başladılar lfsdfksj Neyse yine izakayada da yemediğimiz bir sürü şeyin parasını ödedik tabi.

Ertesi gün Serpil'le Emifuru'ya (avm) ye gitmek üzere yola çıkıp, şöyle bir olay yaşadık:
Okaidou'da haftasonları bir sürü stand açılıymuş meğersem. Kermesimsi böyle bir sürü şey satılıyo. Bi yerde de böyle çim kaplı bi bank ve kimonolu teyzeler vardı. Serpil gitti foto çekebilir miyim diye. Bizi de oturttular öyle çektiler ljsdlfjsflkjsf Çok "E bi çayınızı içeriz artık. Ehe" diye oturduk kalktık.

Emifuru'da çaresizce kışlık kıyafet aradık. Her şey aşırı kawaiili olunca ve kawaii anlayışlarının genel olark anlayışı kazakların yaka kısmına incik boncuk dizmek olunca yemek yiyek bari diyip Osaka bilmem ne restoranına oturduk.
İlk gyozamı da burda yemiş oldum çoh şükür. Gayet güzeldi. İçerik olarak mantıya benzese de tat olarak benzemiyodu bence.

Sonra illaki bi şeyler almalıyız diye artık koyverip en normal ne bulursak aldık kıyafetlerde. O gün faqirleştiğimiz gündür işte. Ardından, Matsuyama'da Japonla evli olup 10 küsür yıldır burda yaşayan Türk abimizle buluşcaktık, tekrar Okaido'ya dönmek üzere yola çıktık.
Beraber Amanda'da kahve içip, dondurma almaya gittik. Burdaki salak dondurmacı kızla da şöyle bir muhabbet oldu:
- Nereden geldiniz?
-Türkiye.
-Aaa ben de geçen yıl Amerika'ya gitmiştim.
fşsdkjfsjfskfjsdjfsdkf kankei nai deshou diye kaldım ama. Özürlü mü ney ya. Bi de japonca cevap veriyoz ama ingilizce konuşmaya çalışıyo salah.
Burdan da Murat ağbi bizi en favori mekanımız olan Ejderya Abi'nin yerine 14-1'a (bar) götürdü. Kapı bi açıldı Beyaz gözlü sarı yankii saçlı uzun karizmatik bi adam lfsjskdjfslkjf Allah töbe töbe olduk. Ordan beridir Ehderya abimizdir. Sürekli bel altı muhabbet yapar ama, bize tam abi gibi yani bayılıyom adama. O gün sadece tanıştırıldık. Sonrasında her haftasonu ordayız. Hatta 500yen olan bira, bize 300yen flksjdfksdjf Murat abi bu çocuklar çok faqir muhabbeti yapmış ejderya'ya, bize diyoki bi tek size 300 sakın kimseye söylemeyin diyo. Vallahi yeğrim yaa. Neyse lafı uzatmıyom.

video
Ertesi gün de önceden Choco barda tanıştığımız sempailerimizin de tanıdığı ve çanakkaleye de gelmiş olan Mizuki ve Hiroshi diye bi çocukla buluştuk. Mizuki'yi severim ama çocuh hiç olmadı yani o kadar itildim ki o kadar olsun. Yemekten sonra hemen kaçalım diye düşünmüştük, Serpil'in midesi kötü oldu ay falan şurdan soda alalım dedik. Geldiler. Sonra ders çalışmamız lazım Amanda'ya gidelim dedik, geldiler klfsjdfsjfljsdf Bok gibi suratımla oturdum bütün gün. Ordan yarım saatlik karaokeye gidelim dediler bi de. Bu videoda ne kadar zevk aldığımı görüyonuz.
Söylemeden edemicem, Granrodeo reklamı çıkınca ne yapacağımı şaşırdım karaokedeyken hemen videoya falan çektim fslkdfsdfj Sonrasında Spyair reklamı bile gördüm başka karaokelerde çok heyacnlanıyom öyle şeylere lfksdfsdjf bi de bu Joysound denen karaokede 1 adet Türkçe şarkı var o da, Şıkıdım. flsdjfsdjfsdf Her gittiğimizde söylüyoz of.

Biraz okuldan manzaralara geçelim.
 Bi gün yine Takahasi hocamız, konuşma yarışması çalışması için 4 saat bizi okulda tuttuydu :') Moral içinde Okinawa'dan getirdği oraya özel tatlı pattisli tatlısını getirdi. Saolsun her gittiği yerden mutlaka bi şey getiriyo. Ben de ona Osaka'dan aldım tabisi.

Aşağodaki fotoda, asla dinlemediğimiz 1300 yıl öncesinin haikularından bahsedilen derste hocanın gösterdiği hareket. Eski Japonya'da sevdiceğini bekleyen Japon kadınları gözüm yolda diye böyle orta parmaklarıyla kaşlarını tarama hareketi mi yapıyolarmış öyle bi şey yanlış hatırlamıyosam fsldjfskdfj Bi de diyo ki hoca " orta parmağınızı çıkarın" diye bize hareketi gösterip, adeta hareket çekti.
video
Bu videoda bi gün okula bisikletle giderken çekmişim. Mis gibi tapınak yanından falan geçiyorum ya negsel şeyler!

Sonra Yağmur'la ilk esaslı karaoke eylencemizi yaptık. Ay ne utapuriler ne anime şarkıları söyledim çoh eğlenceliydi. Crystal Time'ı görünce mıtlılıktan uçtum hatta, ne zamandır söylemiyom bak bi daha ki gidişimizde unutmıyım!

Bu da bi gün bankaya kiramızı yatırmaya giderken (artık böyle ciddi meseleleri kendimiz halledebiliyorduk lelelelel) rastladığım manzara. Yalayasım geliyo tüm Japonya'yı yemin ediyom yaa bu kadar güzel olmak zorunda mısın!!!?
video
Japon haikuları diye bahsettiğim derste derse olan alakamız şu videodan görülebilir bu arada. Ki bu ilk ayki halimiz. Artık uyuyoruz rahatça. Ya da termosta çayımızı kahvemizi götürüyoruz, ben oturup manga okuyom utanmadan fsdjfsdjf Dinleyen Japon bile yok ki dersi.

Bi gün de öğle aramızda Serpil'le Ropeway'de bi udoncuya gittiydik.
Hiç de güzel değildi, bitiremedik bile orası ayrı.
O sıralar okulda mithiş manzaralar.

video
Bi gün ders beklerken Japon halk müzikleriyle coşan biz fşksdfksfşsldkf

23Ekim günü de Murat abilere yemeğe gittik. Aşırı tatlış eşi, 3 minnak çocukları ve onlarla çalışan bi Japon kadın daha (anaokulları var) ile harika bi sofra hazırlamışlar bize. 10 çeşit falan vardı inanır mısınız!! Japonya'da ilk ev ziyaretim olunca da çoh heycanlıydım yaani!!

Sarma bile vardı he lsfkdjfslkjfs Çocukların zekasına hayran kaldım. Biri 6-7 biri 4 olması lazım biri de minnak daha 2 falandı galiba. Hepsi ingilizce konuşuyo aayy!!! 6-7 yaşında olan çocuk lise seviyesi ingilizce sınavını geçmiş. 4 yaşındaki kız düşünürken bile ingilizce düşünüyo falan!

Halloween yaklaştığı için kostümlerini de giydiler bi ara.
Böyle hoş bir aile pozumuz da var!

Sonra çocuk gelip bütün hikaye kitaplarını gösterdi bana beraber onlara baktık lfsjdfsdklfj küççük çocuk bile nasıl japonca gonuşuyor yaaav diye utanmaktan kendimi alamıyom ama üsgünüm bu düşünceden kurtulamıyom. Sonra tvde Kenshin başlamasın mı. İkimiz onu izlemeye başladık lfsdjflsjfslkdfj Ordan Murat abinin eşi dedi kimleri seviyon falan diye, başladım saymaya Oguriler Miuralar Takerular lfksjlksdjfskf fangörl muhabbetleri de yaptık yani. Sonra patlamış mısır türkiş çay eşliğinde bi kart oyunu oynadık unuttum neydi adı neyse. Sonra da onlarla çalışan kadın arabasıyla bizi eve bıraktı. Çok hoş bi gündü yani.

Ve en sonunda 24 Ekim günü Bakuman izlemeye gidebilmişim lfsjdfsjdf Sinemanın yerini de bilmediğimden haritadan baktım çıktım yola. Sinema diye Ikeamsı bi yere girdim. Filme de 10dk var, bulamıyom diye tam vazgeçtim ki du dedim şu sokağa da bi dalıyım. Ve oradaydı!!! Hemen koştum, kafamda da bileti alırken ne söylemeliyim acaba diye bir sürü düşünüp cümle kurduydum. Gittim biletçi kıza sadece "Bakuman. Ehe" dedim lfskdjflskjf neyseki tek saati vardı zaten hemen yerimi de seçtim ve girdim.  O KADAR MÜKEMMELDİ Kİ!!! Sevdiğim bir animeyi bayıldığım oyuncuları dev ekranda izlemek!!!!!! Ağlıycaktım yine mutluluktan fsdfsdjfsf Son paramla gittiydim bi de ha. 10yenim kalmasa abur cubur alıp gircektim negsel, olsundu bidahakineydi. İçerde foto çekmeye de korktum haa çünkü bi 10dk kadar korsan filmcilik uyarısı yaptılar kısa filmlerle falan telefonu çıkarmaya bile tırstım yani flsfjsdjf

Ve sonrasında özel olark bi şey yapmışa benzemiyoz, cadılar bayramı dışında onu yazdım zaten. Alışveriş ve yeme içme yazılarıma geçebilirim artık Ekim ayının oh beee!!!!!!!!

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder