29 Ekim 2014 Çarşamba

Gekkan Shoujo Nozaki-kun - Seiyuular | YF BLOG TUR

Anime: Gekkan Shoujo Nozaki-kun
Bölüm Sayısı: 12
Yayın Tarihi: 7 Temmuz 2014 - 22 Eylül 2014
Tür: Komedi, Romantik, Shoujo

"Lise öğrencisi Chiyo Sakura, Umetarou Nozaki'den hoşlanmaktadır. Nozaki'ye hisslerini itiraf ettiğinde, Nozaki, Sakura'yı hayranı zanladerek imza verir. Sakura, Nozaki ile birlikte zaman geçirmek istediğini söylediğinde evine çağırıp, "çizimlerine yardımcı" olmasını ister.

Bunun üzerine Sakura, Nozaki'nin çok popüler shoujo mangakası Yumeno Sakiko olduğunu fark eder ve Nozaki'yle yakınlaşabilmek için asistanı olmayı kabul eder.

Nozaki'nin mangası üzerinde çalışırlarken, diğer okul arkadaşlarınin hayatlarından esinlenirler."

Tuğçe'ye her "Napıyon?" dediğimde "Nozaki izliyom allasen izle" demesiyle zorla başladığım anime. Ama zaten ilk bölümü izledikten sonra gerisi çok güzel bi şekilde geliyo. Her ne kadar Tuğçe gibi baştan baştan izleyecek kadar sevmesem de. Bi kere izledim taam bitti benim içün. Bi önceki sezon bütün yaz boyunca ilk izlediğim animelerden ibaretti o yüzden tam bir ısınma yaşayamadım belki de. Nozaki karakter olarak mikemmel olsa da bana göre karakter çizimi diğerlerinin yanında çok vasattı. Ama o karakterde birinin de olması gerektiği gibiydi yine allam duygularım çok karmaşık flsjdfsdjf Benim favorim Nozaki dışında herkesdi yani.

Hepsinin salak saçma yönleri oldugu için her karakter al bağrına bas şeklindeydi zaten. Özellikle (nasıl oluyosa kız karakter ama) Yuzuki'yi çok sevmiştim. Bazı bölümler duvara vurarak gülme isteği uyandırsa da bazı bölümler çok sönüktü. Tam bir tatminsiz anime izleyicisiyim fsldkfjsdfkj 

Neyse ben seiyuu konuma geçmek istiyorum artık.


Nakamura Yuuichi: Nozaki için başka biri olsaydı olay çıkardı bak! Bu tür karakterlere nasıl da güzel gidyür bu adam :') Nozaki dışında bi kaç anime seslendirmesinden bahsedersek, bu sezonun animesi Donten ni Warau'da Tenka karakterini seslendiriyo ki daha 2 bölüm izlememe rağmen allah diyorum. Tabisi Fairy Tail severler Gray olarak bilir. Hyouka gibi sıkıcı bir animeyi sırf Oreki seslendirmesi yüzünden bitirmeme sebep olmuştur kendisi. Kimi ni Todoke'de Ryuu'ymuş bak yeni farkedip şok geçiriyorum şuvan. Kendisinden hiç beklenmeyecek şekilde (kalıbına bakarsak) Uta-Puri'de Ringo senseiyi seslendirmiştir ki, hala Ohayoppuuu duydu mu kalbimiz acır bi. Son olarak da Sugita'nın biricik sevgilisi diyip geçiyorum flsdkjfsdlkf



Ozawa Ari: İlk başrolü bu animeyle olmuş kendisinin. Onun dışında 2-3 tane daha anime var zaten. Bence iyi bi iş çıkarmış ama erkek karakter seslendirmeyen kadın seiyuular gram ilgimi çekmediğinden, kendisiyle fazla oyalanamıcam. Başarılar canıms.










Okamoto Nobuhiko: Evet kendisine kıyak geçip Myanimelist fotoğrafını koymuyorum. Çünkü geçen aya kadar benim için "Usui'yi bu mu seslendiriyo yaa" hayal kırıklıgı yaratan bir fotoğraftı. Sonra bi animenin event videosunda tatlış gülüşüne "O kim yiiiiaaaa" diyince, öğrendim ki Nobu'ymuş. Yani fotoğraflardaki hali ve videolardaki hali çok farklı çocuğun. Neyse ,işte 2. favori karakterim Mikoshiba'yı seslendiriyo bu animede. Cuk oturmuş haa, bayıldım. Böyle tsunderedir, salak şapşiktir tarzı karakterlere çok güzel gidiyo maşalla. Ao no Exorcist'in Rin'i, duymayan bilmeyen vardıysa (ki benim seiyuularla ilgilenmeye başlama olayım bu bilgiyledir) Bakuman'ın Niizuma Eiji'si. Usui'den sonra töbe töbe diyo insan. Haikyuu'da Nishinoya için de mikemmel bi isim olmuştu. 



Ono Yuuki: Kendisini tanımam etmem, Hori Masayuki karakterini seslendirmiş saossun. Gayet de güzeldi bence. Şimdi gördüm ki Gintamacığımızın Shigeshigesi ulu yüce Shougun'u da seslendiriyomuş lan!! Ayrıca Kuroko'da Kagami'yi seslendirmiş. Ama tam da şu an muhabbeti dönüyodu ki, Kagami olmak için Suzuki Tatsuhisa'dır Kishow'dur Nobuhiko'dur onlar da seçmelere girmiş. Bak sinirlendim. Bu adam daha giremeden iptal benim seiyuu listemde. 







Nakahara Mai: Kashima Yuu olarak harikaydı bence! Hem kız hem de okulun prensi konumunda biri ne kadar güzel seslendirilirse o kadar güzeldi yani. Fairy Tail'de Juvia'yı seslnediriyomuş zaten. Servant x Service'de (ki bayılırım) Miyoshi Saya'yı seslendiriyomuş. Yine kadın seiyuulara ilgisizliğimi gördünüz. Sevgiler.









Sawashiro Miyuki: Heh bana böyle kadın seiyuularla gelin işte. Hem en sevdiğim Yuzuki karakterini seslendiriyür :'') Aşırı aşırısı geniş ses skalası olan bi kadın. İcik bicik kız karakterleriyle sınırlı kalmadığı için de kalbimde yeri olanlardan biri (kadın seiyuulara kalan yerden ne kadar kalıyosa işte). Benim favorim Beelzebub'da Baby Bell'dir tabiysi. Bugün açtım bi sahneyi tekrar izledim hatta sırf sesi için ço güzel yaa. Bu kaa sevmeme rağmen Uta-Puri'de Haruka'ya tahammül edemem mesela ama. O güzelim seiyuu cennetinin içinde nasıl batıyo sesi. Kız karakterden salak mı salak olunca. Ya çok rolü var bu kadının yazamıcam üşeniyom flksdjfs





Kimura Ryouhei: Wakamatsu'yu seslendiriyo, ki o da fazlasıyla gerizekalı bi karakterdi fskdfjsdlkfj Ryouhei'yi 1 aylık taze (fakat hastalıklı) Tattsun fanlığımız sırasında kenarda köşede görerekten enee ne tatlış adammış diyerekten öğrendim ki Kuroko'nun Kise'si imiş. Zamanında Blood Lad turunu yaparken belkim bahsetmişizdir, Braz D.'nin seiyuusu. Boku wa Tomodachi ga Sukunai'da da Kodaka'ymış bunu da yeni öğreniyom. Kimi to Boku'nın Yuuki'si ve benim Magi'den karanlık aşkısım Judar, Sesini falan hiç ayırt edemiyom ama duyunca güzel bence fjsdofjsdfsdf






Miyano Mamoru: Bunu bonus olarak koymalıydım flsdjfşsldfjsldfshflksjdf ilk seiyuu aşkım, ne olursa olsun vazgeçilmezim, bizim aramızdaki adıyla Mayano Mamuro'm, gorilim. Nozaki'nin çizdiği karakterin sesini duyduğum an etrafımda güller açtıi o yavşak sesine doğru koşmak istedim fsjdflsdkjfslkfj Kendisini bu güzel "1 saniye ağzıma bardak sokuyoğum" fotoğrafıyla anıyoruz.

21 Ekim 2014 Salı

Çok elit oldugumuzdan sadece senseilerle takılıyoruz ;))))

Blogumu çok boşladım diye her gece yattığımda bi yüreğim sızlıyo ha. Zamanında yazmadığım için hiç bi şeyi, şimdi birikmişlerimi de yazmaya üşendiğimden, yine anlatcak bi şeyim yok aslında. Ama yarın kanji ve dinleme quizim var ya, ders çalışmayı biraz daha geciktirmek için takılıcam burda...

Sanırım okul açıldıgından beri, özellikle bayramdan sonra hiç boş vaktimiz olmadı. Çünkü bütün boş vakitlerimizi hocaları yemeğe çağırmakla harcadık flsdjfsdf Ama çok güzel bi boş zaman harcama yöntemi bence. İnsanlar inanmıyo mesela "bugün blabla hoca gelcek bize" diyosun, nası yaa hocanız eve mi geliyo oluyolar lkfsjfjsdf Ya ders aralarında bahçede hocalarla oturma işini bile garipseyenler var, ki hacettepe aklıma gelince hakkaten garip lan! Dersten derse görüyosun sonuçta adamları, ama burda öyle mi "hocam yemeğe gidiyoz/yemek yapcaz atla gel" demeye bakıyo iş biraz. Hem bizim için de ders dışı pratik falan oluyo. Çanakkale'de hocalardan başka Japon görmek yüzde bir ihtimal oldugundan.

Mesela geçenlerde 2 hocamız geldi. takoyaki partisinde Refü'nün macchalı kitkattır bilmemnedir o tür şeyleri çok yemek istediğini söylediğini unutmamış bize getirmiş ev hediyesi olarak.


Dünyada gördüğüm en düşünceli insanlar, allam Japonya ve Japon takıntımı normal düzeye indirmeye çalıştıkça imkansızları oynuyorum resmen. Bi de takoyaki partisinden sonra sensei, bayramda bizim diğer hocalara bi kez daha yapmış takoyaki. Derste söyledi, biraz daha ustalaştıgımdan daha lezzetli oldular, özür dilerim burcu dedi bi daha yaparız parti dedi yaa flsdkjfsldkfjsdf
Bi de geliyolar mesela yemek falan yiyoruz, sohbet falan sonra odaları dolaştırıyoruz yeni taşındığımız içün. Tek tek inceliyolar her şeyi flksjdfd böyle çok tatlış anlar. 

Yine bi başka senseimizle, ki en rahat konuşabildiklerimizden biridir, önceki hafta pizza yemeye çıkmışken, bi de haftasonu benim el yapımı yufka pizzamı yemeye çağırdık. Ki pizza yemeye çağırcağımız zaman nası soralım dur şu fiili kullanalım bak şöyle başlayalım diye düşündük, ben gittim "sensei sumimasen ga, minna pizza wo tabe ni mirano's e ıkuuuoooouu...." ((hocam özür dilerim, (özür dileme değil de bi şey demeden önce demek lazım bunu aslen bizim kaba dilimizde olmayan bi olay) arkadaşlarla Milano's'a pizza yemeye gidiiice....)) diye cümlem bitmemişken "ikimasu." (gidek) dedi flksdjfsdfjsd 

Eve 7gibi geldi, yemek yedikten sonra Refü'yle 2-3 haftadır takıntı haline getirdiğimiz Starish konserini izlettik. Çünkü seiyuuların da konseri oldugunu söylediğimizde şoka girmişti hoca lfsdkfjsdf Miyano'yu goril-san olarak tanıttık, Suzuki'yi en sevdiğimiz en biriciğimiz olarak. Her çıkanın ismini söylüyoruz, adamın şokuna paha biçiliyor nası biliyonuz diye flsdkjfskdjf Dedim her hafta quiz yapıcam çalışın diye. Tamam diyip isimleri saymaya başlıyo flskdfjslkdf Sonra 10gibi kalkıyım ben artık oldu ama Refü'nün getirdiği kavunlu şarabı tatcaktık, unutmuşuz. Onu diyince oturdu yine. İçerkene dedik bi de animedeki dans versiyonunu açalım bari... Hatta Maji Love 1000% şarkısının "Yes, we love you" kısmını söyleyip durdu hoca fsdjfkjsjdlfk Bi süre sonra o konu geçti başka şeyler konuştuk. Sonra birden bakıp "Otoya?" dedi. Şoka girdim lskdjfsdkfjsdf  Otoya diye biri var de mi animede dedi. Evet diyom, meğersem bi arkadaşı o Otoya'yla aşk yaşıyomuş baya sapıtık derecede, evli barklı bi tip fslkdfjsdkfj Sürekli diyodu Otoya şu an içerde falan diye dedi lkfsjdfksdjf  Sonra  (kendisi bizim bölümün müzik kulubunun hocası) bi sonraki grubun şovunda bu şarkıyı söyleyelim dedi. Ben de ama dansları da yapın dedim, kuluptekileri bi düşündük o dans hareketleriyle dağıldık zaten. Dedim siz Otoya olun diye, sen ordan o lafı al şu da şu sensei olsun bu da bu sensei olsun diye bütün bizim erkek hocaları karakterlerle eşleştirdi fsldkfjsdkfj Hoca yapıyo lan bunu hoca!!!! O şekilde konseri bi daha izledik, ama o hareketleri bizim hocaların yaptıgını düşündükçe böyle gülmekten gebercektik artık. 

Önceki haftalarda da hoca bi çocuğa "Son zamanlarda hangi animeler popüler?" diye sordu. Ben de kafama kapşonu atmış uyyodum. Bunu duyunca aniden kafamı kaldırıp "Haikyuu" dedim. "Aaah bikkurishita!!" (Ödüm bokuma karıştı) diye irkildi yazık lfksjdfksjf sonra hakkında konuştuk biraz. Aradan 4-5 gün geçti, izledim Haikyuu'yu dedi. Allaam nasıl diyoz yaa böyle çünkü anime izleyen bi insan değil, küçükkene (küçük dediysem de adam benden 5 yaş büyük sadece) Dragon Ball'da bırakmış o işi. Bizim eve geldiğinde de Haikyuu posterini görünce yine bi sürü Haikyuu hakkında konuştuk :') Hocanla anime konuşabilmek paha biçilemez arkaaşlar. 

Hof neyse uykum delicesine bastırmadan önce gideyim şu gözümün bebekleri kanjilerime çalışayım. Görüşürük.

20 Ekim 2014 Pazartesi

Zankyou no Terror - Karakter İnceleme | YF BLOG TUR

Anime: Zankyou no Terror
Bölüm Sayısı: 11
Yayın Tarihi: 11 Temmuz 2014 - 26 Eylül 2014
Tür: Psikolojik, Gerilim

"Alternatif bir dünyada günümüzde,  Tokyo'da internete video yükleyerek insanları tehdit eden iki terörist... Bilmeceleri çözemezler ise, binlerce insanın hayatından sorumlu olacak dedektifler...

Dünya, bu teröristlerin kim olduğunu merak ederken, yaşamamaları gereken iki çocuk, hayatlarını Dokuz ve On İki isimleriyle sürdürmeye zorlanmışlardır. "Sphinx" ismini verdikleri örgütleriyle, uyuyan insanlığın gözlerini açtırmaya kararlıdırlar."


Çok uzuuuuun zamandır tur yapmıyoduk, geçen hafta hadi geri dönelim diye bi anda tekrar başladık animeleri turlamaya. İlk olarak geçen yaz sezonu animelerinden turlamak istedik, şu anki sezon animelerinin bitmesini beklerken oyalanmış oluruz en azından diye. İlk seçtiğimiz anime Zankyou no Terror oldu. Hakkında pek hayırlı konuşmıcağımı söylemek istiyorum öncelikle lfksjdflskdjf Zaten izlemeyi kesinlikle düşündüğüm bi animeydi, tur sayesinde önceye çekip izleme şansım oldu negsel ki...Ama yine tabi milletin dolduruşu yüzünden hayal kırıklığı yaşadım. Halbuki ben ne manyak olaylar, ne akla zarar dahilikler, ne heycan dolu zamanlar görmeyi bekliyodum animede. Ama bunu izleyeceğime 5 kere daha en sevdiğim Japon dizisi olan Bloody Monday'i izlerim mesela. Çok mu kötü ama, hayır değil. Hatta kötü bile değil de şu beklentilerim olmayaydı iyiydi.

Nine ve Twelve (ki bunu tsuerubu diye söylediklerinden baya acı çektim) adında iki tane çucuk var. Twelve normalde sinir olacağım bi tip olmasına rağmen Nine'dan bile daha çok sevdim. Öyle bi şapşik tatlış bi şeydi. Bu yavrucaklar küçükken bir yetimhaneden kaçıyolar. Ama yetimhane içeriğini söylemicem belki konuyu falan okumadan izlemeyi sevenler vardır ben gibi :3 Sonra o tükkan senin şu bina benim patlatıp duruyolar. Bi de yanlarına okulda zorbalık gören, annesi falan manyak olan bi kız daha geliyo, safi ayak bağı olmak için saolsun. İlk 4 bölüm "hmmm hadi bakalım" diyerek izledim, 5. bölüm gerçekten ço hoştu. Hem de en çok merak ettiğim Five karakteri geldi. Tam işler bundan sonra kopar dediğimde 6. bölümde o kadar bi bok olmadı ki yine yıldım. Öyle öyle devam ettim ama sonunda güzel etkileyici olmuş, tam benlik sonlar işte bunlar. Aslında benim seiyuular hakkında konuşasım var da işte o konu bende değil konuşamıyom fsjkdhfsdfh

O zamansı daha fazla uzatmıyorum, büyük beklentiyle girişecekseniz izlemeyin bence ama normalde izlenebilir hoş bi animeydi diye düşünüyoğum.

Şimdi gelelim kararkter analizlerine. Sanırım ilk defa bu konuyu ben yapıyorum ama bu anime için yapmak çok zor geldi. Çünkü bence karakterlerden çok yaşanan olaylar ön plandaydı. Ama bi denicem bi dk.

Nine: İki kişilik terörist gruplarının beyni bi nevi. Çünkü gözlüğü var. Oldukça sıkıcı bi karakter olmasının yanında karizmatik de. Bi tsunderelik görmek isterdim ama arkadaş bu ne soğukluk bu ne geçmişin intikamı sanki bana ceki çen, sanki mel gibsın. Yine sürekli "liseye gidiyonuz olm lan siz" dedirtti saolsun. Neyse üstün zekasına veriyom.
Twelve: Nine'dan sonra böyle "cuma günleri son ders bitmiş, eve gidiyosun" huzuru var ya, işte öyle bi çocuktu. Lisa'ya göre gülüşü güneş gibiymiş ama Tuğçe'ye göre "az sonra öldürcek gülüşü" o. Ki zaten bazı bazı şahit olduk öldürmeli gülüşlerine. Lisa da lisa diye kudurmayaydı iyiydi. Onun dışında iyi çocuk yaa.
Lisa: Ezik geldi ezik gidecek. Hööf şimdi ne gerek vardı bu kıza gördükçe bunalıyom bak. İlk başta bu kadar darlamamıştı beni ama sonradan toparlayamadı hiç.
Five: Amacı belirsiz tiplere de bi sinir oluyom ki aslında, bi de bol bol ingilizce konuşuyodu :))))))) Ama işte o saç, o makyaj bana yetti sevmem için. Bence daha da üstüne gitselerdi bu karakterin çok tatlış olabilirdi. Lisa'dan alıp Five'a vereydiniz mesela, bunu da ben mi söylicem artık!
Shibazaki: Bizdeki Behzat Ç. işte. Aile problemleri, bağımlılıklar, görevden alınmalar, hırs yapma, haklının yanında olma her şey var. Adamn kokusunu bile alabiliyom burdan.










Benden bu kadar bu anime için. Ost, cosplay ve seiyuu konularında daha ilgi çekici yazılar olacağını öngörebiliyorum şfsdjflskdfj