1 Mayıs 2014 Perşembe

Küçük Japonya'mıza hoşgeldiniz :3

28-29 Nisan 20. Japonya Günleri bitti, ama ben kendime anca gelebiliyorum. Eğer bugün tatil olmasa ruhumu teslim etmiştim sanırım.2 gün de o kadar dolu dolu o kadar yorucuydu ki, hala kollarım bacaklarım ağrıyo. Ama tüm o yoruculuğa değdi :')

İlk gün sabah 8de gidip Manga Kulübü için ayrılan yerde sergilik çizimlerimizi asmaya başladık.Şu maketi yapıcam diye canım çıktı canım! Elde çizim yapmaktan nefret ettiğim için kulübün o işlerine karışmadım, fikirleri verip kenara çekildim. Katkı amaçlı kendi tablet çizimlerimden sergiledim bi de şu maketi yaptım. Parama gömmesinler diye 70x100kağıdı a4lere bölüp yapboz gibi bi araya getirmek nedir bilir misiniz?! Sonra marketlerden aldığın kolilerle arkasına destek yapmak için yerde breakdance yaparcasına onları kesmek, yapıştırmak.... Peki sabah havanın yağdı yağacak gerilimiyle okula kadar onu taşımak! Neyse ucuz atlattım flkdsjfsldkfj Sergi için de eskiden çizmiş olduğum 2 resmi yeniden çizdim. Çünkü afişler, videolar, davetiyeler zamanım yoktu.
Manga çizmeyi beceremediğimden böyle idare ettim. Zaten bireysel sergi kısmı serbestti. Ama yazın geliştircem kendimi ufak tefek planlarım var :3

Sonra açılış konuşmasına gittik. İlk olarak Tuğçe'yle hazırladığımız tanıtım videosu izlendi. Refika sürekli beni dürtüp dürtüp duygusal suratlar yapmayaydı iyiydi gurur duyyom diye flsdkjfsdklfj Hocamız açılış konuşması yaptıktan sonra, ilk defa izlediğim ve yanlış olmasın ama anladığım kadarıyla okulda da ilk defa yapılan Bon Odori gösterisini izledik.
Bon Odori hakkında çok ayrıntılı bilgim yok ama kısaca, Japonların atalarının ruhlarına saygı ve minnetlerini göstermek için yaptıkları bir dans. İzlediğimiz gösteri gerçeğine ne kadar yakındır bilemiyorum tabi ama hareketler ço hoştu. Öyle hızlı bi şey değil, güzel Japon ezgileri eşliğinde giden tırın mırın bi dans. Hatta saneye ben de Bon Odori'ye gitme planlarındayım, ama kankitolarım çok destek oluyo saolsun "Sen nasıl yapcan lan odun" diyerek :)))))) Şişko şişko giymeyem Yukata'yı az zayıflıyım seneye durun fkjsdfsdf

Bon Odori'den sonra Kendo gösterisini izledik. Sadou (çay seremonisi) gösterisi için hazırlıkları yapmaya başladık. Ben arka tarafda çay çırpıcı, tatlıları hazırlayıcı ve servise çıkan kişi olarak görevliydim. Zaten kol ağrılarımın sebebi 60 konuğa 4 kişi çay çırpmaya çalıştığımız içindir. O çay çırpma işini yaşamayan anlayamaz fljksdflskjdf 
İşte bu şekilde önde bir gösteri sergilenirken, 10 konuk bunu izliyo. Çayı yapan kişinin yanındaki Türkçe açıklama yapıyo. Bu sırada biz bu 10 kişi için önce tatlı servis ediyoruz. Gösterinin aksamaması için saniyelik ayarlamalar bunlar, mesela seremonideki bi su çırpma hareketinde çıkıp tatlı dağıtmamız lazım, söylenen belirli bi kelime sırasında çay dağıtmamız lazım vs. Tabi biz de çaycı gibi dağıtmıyoruz onları. Onun da usülü var. Selam ver, tek elle çayı al, 2 kere çevir diye giden. 
Arka tarafta çoh traji komik olaylar da yaşadık tabi. Bi ara 11 kişi geldi ona göre çay hazırlayın dediler. Tam servise çıkıcakken 10 kişi 10 dediler. Biz de içtik o fazla çayı soğuycak boşa gitmesin diye. Demesinler mi 11kişi diye fldskfnsdlkfj Öyle bir göt tutuşması olamaz 10saniyede yeşil çay köpürtmüş olabiliriz. Ay bi de kaynar su soğumadan servis edilmesi gerekiyo bu çayların. Ama meret o kadar hızlı soğuyo ki. Servise çıkmadan 1-2 dakika önce başlıyoruz yapmaya. O yüzden çok gerilimli oluyo. 

Ama gösteriden sonra hep beraber sahnede fotoğraf çekilip, alkış tutup dağılmamıza değiyo hepsi. Senseinin içeri "Valla çok güzel oldu, valla!!" diye girmesi paha biçilemez arkaaşlar. Bir Japondan böyle bir Türkçeyi sık sık duyamazsınız :')
Daha sonra gittim Manga sergisinde nöbet tuttum. Tüm Japonca öğrencileri pestilsi kıvamda orda burda seriliyodu akşama doğru. Eve gidince bir yatmışım 13 saat!!!! Hem de pencere açık uyumuşuz, ertesi gün millet konuşuyo "gece bi gök gürledi uyandım" diye. Şehrin altı üstüne gelmiş biz uyurken ama bize fıss flksdjfsdf

Neyse efenim, ertesi gün Sadou tanıtımı amaçlı okuldaki çardakta gelen ziyaretçilerin çay da yapabileceği bir gösteriye başladık. Sabah 10da başladık, 12 de bitirmeyi hedefleyerek. Açıkcası kim içsin ki, kim niye merak etsin Japon çayını, Japonya'ya bi ilgisi yoksa diye düşünüyodum ama, akın akın geldi millet nasıl şaşırdık. 

Burda da senseilerimiz çay seremonisini öğrenmeye gelmişlerdi :') Böyle böyle bizim 12de bitecek etkinlik 1'e uzatıldı, hatta sonra 2ye ve inanır mısın 3te bitirdik. 5 saat ayakta çay yap, temizle, servis et hepimiz öldük öldük! Senseimiz her seferinde  "Yoruldunuz mu? Değişimli olarak yemek yemeye gidin, bi şeyler için, oturun dinlenin azıcık." diye geldi yanımıza :') Hatta bi ara gidip bize bir sürü içecek almış ben ağlayacaktım zaten az kaldı flksdjfskdfj Aramızda "ay öldüm ay hadi bitirelim artık çok yorulduk" diye konuşuyoruz, sensei geliyo "1 saat daha uzatalım sorun olur mu size?" diyo. Olur hocam, 5'e kadar bile yapabiliriz gibi celallenmeler yaşıyoruz. fksjdflskdjf Senseilerimize asla hayır diyemiyoruz. 

Bizim etkinliğimiz bitince takvim sergisi çekilişi vardı. 2 takvimi hedeflemiştim, biri şu 39du. Ama ekim bilir hangi ellerde geziyo şu an. Sonra da kapanışı yapan Tiyatro Kulübünün gösterisini izlemeye gittik. Bu kadar mükemmel bi şey beklemiyodum. Bir Japonca öğrencisinin Japonya'ya homestay yapmaya gitmesiyle alakalıydı. O kadar güldük ki! Ayrıca ne deli oyuncular varmış bizim bölümde dedik.

Bu şekilde bitirdik 20. Japonya Günleri'ni. Akşam da "hocamızın doğumgünü" partisine gittik. İlk önce bu 2 günde çekilen fotoğrafların slaytını izledik. Dışarda yaptığımız sadou gösterisi sırasında, hocanın getirdiği yelpaze rüzgardan düşünce düzeltirken kenardan "Burcu sakın bozma" diye bi ses geldi. Meğersem senpai fotoğraf çekiyomuş ama o makineyi görünceki gerilimle etrafa şu şekilde baktım ve tüm pozlarım öyle çıktı flsdkfslkfjsdf Slaytta onlarda vardı üzülmeyin, bölümcek izledik. Görmeyenler ne şanslı... Sonraaa hocamız sahneye çıktı, takım kaptanları öne doğru gelsin dedi. Benle alakalı değildir diye çıkmadım hiç. Sonra tek tek her kulüp için teşekkür belgesi dağıttı. Bi baktım Grafik-Animasyon Kulübü diyo. Şoka girdim o an flksjdfslkdjf Öne gitmeye çalışıyorum ama bi şey beni engelliyo onun ne olduğunu da çözemiyorum. Meğersem önümde yapılı bir senpai duruyomuş. Ben görmedim bile o şokla ama Refika çocuğu bi itmiş kenara fklsjdfksdfjsşldfjksdf Ben ordan geçmişim. Hoca "Burcuu?" diyo, ben fare gibi burdaağğyıım diye ilerlemeye çalışıyorum. Sonuç şudur:

Tabi bi tek benim değil bu, Tuğçe'nin de aynı zamanda. Japonya'da evimize asarız çerçeveletip fklsdjflksdjf 
Neyse, sonra geldik gecenin en heycanlı anına...Japonya Günleri'ne en iyi hazırlanan kulübe verilecek olan flama. Hoca hangi kulübün kazandığını söylemeden önce eliyle bi çay kasesi döndürme hareketi yapınca hepimiz çığlık attık tabi. Sadou kulübü olarak flama bizde bu sene :') O andan sonra Senseimizin gelip tek tek bize sarılması var ya tüm yorgunluğu aldı götürdü. 

Haah unutuyodum hee! Bir de tatil, yağmur demeden Türk Japon Dostluk Topluluğu ve Türk hocalarımızla bizim bölüme bi sürpriz hazırlamıştık. O da izletildi. Ben kendileri çalıp oynamışlar tarzı bi tepki beklerken salon "bi daha bi daha" diye inledi. Demek ki tanıyamamışım ben bu bölümü daha flksdjfskjf 
O videoyu da paylaşmak istiyorum.



Şu bölümü, hocaları ne kadar sevdiğimi anlatacak kelime bulamıcam galiba. Buraya geldiğime bi an bile pişman olmamak çok güzel bi şey. 

5 yorum :

  1. ehaha maket çok tatlı olmuş lan.

    Yalnız çayı siz sahne arkasında yapıyosanız Sadou'da öndeki seremonici 'çay-yapan kişi'nin yaptığı ne?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol ama şimdi nerlerde o maket bilmiyorum flsdfjsdf

      O da orda çay yapıyo. Sonra türkçe anlatan kişiye veriyo. Bu sırada biz herkesin çayını dağıtmış oluyoruz. Çayı eline alan anlatıcı da misafirlere çayı nasıl içeceğini gösteriyo. Bu şekilde, açıklayabildim umarım :3

      Sil
  2. Vay canınaaa :D Çok güzel yaa :D Şuan resmen senin üniversitende okumak istedim :D
    Maket ve çizimlerin çok güzel :) Ayrıca video çok eğlenceli olmuş bence :) Videodaki şarkının ismi ne?

    YanıtlaSil