13 Nisan 2014 Pazar

Japon filmi | Sekai no chûshin de ai o sakebu

2 gündür nansıtap dram sabahlaması yapıyoruz. Son leveldan başlayıp Gökçe'ye More Than Blue izlettim. Benim 8 oldu galiba izleyişim. Hala ağlıyom delicesine. Yine burun çekmekten midemiz yıkatılası hale gelmişti zaten. Sonra bi kaç film daha izlettim. Dün gece, benim de izlemediğim bi film olsun dedim Sekai no chûshin de ai o sakebu'yu seçtik.

Yıllardır izlemek isteyip nedense izlemediğim bi filmdi. Yine izlemesem bi şey farketmicekmiş yani. Ağlıcam diye başladığım filmlerde ağlamayınca gözüm dönüyo sinirden fskdfjsdkfj Romandan uyarlama bu filmin mangası da çıkmış tv draması da çıkmış. Her bi şeyi çıkartılarak abartılmış. Oysa daha ne romanlar filmler var... Niye bu acaba, anlayamadım...

Konusu klasik dramlardan. Baş karakterin gençliğinde aşık olduğu kız ölmüş (spoi değil ha), geçmişe doğru şöyle bi yolculuğa çıkıyo. Şimdiki evleneceği kadın bi yanda, kendisi bi yanda, ölen kız bi yanda. Konu olarak sevdim ben onda bi problem yok. Ama 2 saati geçirmek için o kadar gereksiz sahnelerle donatmışlarki aheyy ahheyy hadi laaaaann diye diye izledik. Dramlı sahne vercekler mesela, bi şey konuşuyolar allam lise müdürlerinin sabah konuşması gibi her kelime arası 15 saniye bekliyolar. Bunaldık yemin ediyom. "Hadi ağlamıyoz AĞLAMADIK! bitirin artık lan!" demek mecburiyetinde kaldık. Hatta öyle bunaldık ki bi sürü şeyle dalga geçip töbe töbe ya diyip dil ısırma kulak çekme popo kaşıma gibi hareketler yaptık (hasta kızla bile dalga geçtik çünkü hani). Ha bana sorarsanız izleyin dursun arşivde zararı yok flskdfslkdf Ama böyle çok boş zamanda ve sıkılmak üzere olmadığınız bi anda izleyin.

Filmden hatırlamak istediğim tek şey de şu şarkıdır:

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder