27 Nisan 2014 Pazar

Bu Japonlar ne yapıyor ya! #4

Bugün son Sadou (çay) toplantımızı yaptık. 28-29'u Japonya günleri olduğu için son tekrarlar yapıldı. Annem gibi neyi çalışıyosunuz ki diye düşünyosanız eğer, 2 parmakla tutmanız gereken şeyi 3 parmakla tutamazsınız gibi incin cincik detayları olan bir çay törenleri var. Çay ikram edilmeden önce temsili yapılan temizlikte, mendili nasıl katlaman gerektiği, kaseyi kaç kez döndürerek silmen gerektiği gibi, çayın yapılışı sırasında çay koyduğun kaşığımsı çubukla kaseye maccha (yeşil çay tozu) dökerken kaseye dokundurup kaç kez tıklatman gerektiği, fırçayla köpürttükten sonra (türk kahvesi gibi bildiğin köpüklü içilen bi şey) fırçayı çayın üstünde japonca "no" hecesini çizerek alman gerektiği gibi kuralları bilmen gerekiyo. Bu söylediklerim sadece içlerinden seçtiklerim, bütün seremoni bu kurallar düzeninde ilerliyo. Hatta çay içmeye gelen misafirlerin bile kuralları var. Chawan'ın (çay içilen kase) resimli tarafının hangi esnada kime bakması gerektiği, elinde chawanı kaç kere çevirip içmesi gerektiği, hatta çaydan önce dağıtılan tatlıları nasıl alıp yemesi gerektiği...Hem ço hoşuma gidiyo hem de iç la artık yether oluyom. Şimdi tabi çok bilgili değilim bu konuda, seneye bunla ilgili daha ayrıntılı bilgilerle karşınızda oluceem!

Aslında bunu yazmıcaktım haa flksdjflsjf işteeee bu çalışmaları yaparken hocanın masasındaki dizili mangaları inceliyodum. Ellemeden :') Uzaktan :') Kanjileri çözmeye çalışarak :') Itazura na kissler, Hana Yori Dangolar, Dragon Ball'lar....Bi tane de Isutanburu Monogatari yazan bi manga gördüm. Anaaaaaaaaa İstanbul laaaaaaannn diye şok geçirdim. Gayet 1. ve 4. sayısı olan bildiğimiz manga yani! Baya eski bi şey belli ki. Netten baktım az önce 91yılına kadar 2-3 yıl çıkmış galiba. Konuyu şaapmaya üşendim ama. Bi kız var İstanbul'a gelmiş. Bi Türk bi de bi İngilizle olaylar olaylar. Ne bilmiyom artık. Şöyle bi mangaydı:


Başka ne diceeğdim. Ha geçen derste kaplardaki hazır noodleların nasıl keşiflendiğiyle ilgili bi yazı okuduk. Kısaca bi amca varmış. Amerika'ya gittiğinde bi herifi yaptığı makarnayı kahve bardağına koyup yerken görmüş ordan esinlenmiş. Adını unuttum amcanın ama burdan sesleniyom, amca onu Amerikalı bulmuş sen bi çekil kenara! İşte o sıra bizdeki Makarneks'in Japon şirket ortaklığıyla çıktığını öğrenmiş olduk. Tabi benim makarneksle neyn işim yok vegan olmayan içeriğinden dolayı, meğersem üstünde kocaman "Nıssın" (nişşin) yazıyomuş. Bunu da hayretlendiğim olaylara eklerim.

Bi de yine derste bi konu işliyoruz. Japonyadaki çöpçatan şirketleriyle ilgili bi parça. Görücü usulü olayları falan anlattı hoca. Bizdekini sordu. Eskiden hamama gidip kız beğenme olayını anlattık adam şok oldu flsdfksdjfk hele hamamda çalgılar çengiler ziyafetler yaparlardı dedik dibi düştü. Sonra Tosun Paşa filmindeki hamam sahnesini izlettik flsdjfsdf biz orda Adile Naşit sevimliliğine ve ritme dalmış göbek atarkene meğersem hoca utanmış büzülmüş bi çekingen gülmüş hep fksdjfslkdfj adamı da harcadık yazık... Neyse bu kadar.

2 yorum :

  1. Bir şey farketmeni sağlıyorum...
    O resimleri ortaladıktan sonra -ya da sen koyduktan sonra kendi ortalanıyor-sonra sen entera basıp aşağı iniyon ya... işte senin yazın da ortanık deva ediyo ha jshgfdjfs fark etmişindir büyük ihtimal ama üşenmişindir... neyse öyle işte. bunu söylemek için gelmiştim görüşürüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. He ben aslında ortalıklı dursun taraftarıyım ama üst tarafı unutmuşum onu da yapıyım flskjfksdfj çok gereksiz konuşuyon git.

      Sil