13 Mart 2014 Perşembe

Kana'yla her gün bir yeni bilgi.

Geçen günlerde Kana'yı bizim güruhla tanıştırdık. Her zaman ders çalıştığımız cafeye gittik, hep beraber oturduk Japonca-Türkçe bol bol saçmaladık. Kana'ya sahlep içirdik, dediğine göre çok sevmiş. Bok yedirsen seviyo zaten görünürde, o yüzden çok takmıyoz işin o kısmını..Ay ama bir açıldı bir açıldı. Nasıl konuşuyo artık böyle. Çekinikliğini attı biraz biraz uzun uzun cevaplar falan. Gayet açıklıyo her şeyi. Anlamadığımız kelime olunca ben hemen sözlüğe sarılıyom chotto matte (accık bekle) diyip "aaaa gomen" (özür dilerim) diyo böyle utanarak şapşik flksdfjsfd Bi de böyle bi şey anlatırken mesela arada düşünüyo en basit şekilde nasıl anlatabilirim diye. Onu düşünürken eli bi havada kalıyo, sonra kelimeyi bulunca "aa a aa" diye omzuna pıt pıt yapıyo :''''') Alcam kırcam elini boynuna kadar çat çat yaa çok sevimli!

Yine bir sürü kültür alışverişi yaptık. Yemeklerden bahsettik. Bizdeki karpuzla peynir olayına çok şaşırdı. Tabiysi o konuya karpuza tuz dökmelerinden geldim, daha tatlı olduğunu düşünüyolarmış öyle yapınca (Kana normal yiyomuş ama). Çok ilginç bi şey öğrendim ki, kavunla beraber domuz jambonu yenirmiş onlarda da...Çok ilginç lan.. Sonracııma, kolbastı izlettik fşldkdkfjdg Yazık yeminle yazık yaa...Japonca konuşma yarışmasına katılcak olan 2 arkaaş kompozisyonlarını okudu ezberden, sorular sorduk onlara falan. Sonra kalktık 2 saat selfie çektik tabisi trend insanlar oldugumuz için ttlm ;) Başka neler konuştuk hatırlamıyorum..

Dün de okuldan sonra hep beraber kahveciye gittik. Yolda giderken, burda da eylemler vardı. Noluyoz bakışları attı, basitçe anlattık işte. Çok şaşırdı, fotoğraf çeksem olur mu falan dedi. Biraz durduk meydanda milletle birlikte, o da alkış tuttu falan. Buralarda öyle olay olmuyo ama emanet çocuk sonuçta, gittik sonra. Otururken lokum hediye ettik buna yine. Nasıl yiyo allam çok ilginç ya flsdkfjsdf  Furby besliyom gibi yeminle... Sonra midye dolma aldılar buna, löp löp yedi yani... Geceye doğru evet gittik, Buse'nin eve yani. Yemek yedik. Japonya'da vişne diye bi olay yokmuş bu arada. İlk defa vişne suyu içti. Yoğurtu da tatlı olarak yiyolar bu arada, onlarda zaten şekerli falan sanırım. Bi de "yakult" olayı var, ben onu hep meyveli sulandırılmış yoğurtlar sanıyodum da Kana'nın anlattığından anladığım kadarıyla bizdeki kefir gibi bi şey galiba. Ama şişesi çok şeker yine de.. Sonra biz masayı topladıktan sonra, bu yavrucağım da çıkardı bi ıslak mendil masayı sildi lan :') Kıyamam. 

Haftasonu bize Japon yemeği yapmasını istedik, ben çok başarılı değilim de Mizuki'yi de çağırsam olur mu dedi. Tabiysi dedik olur dedik. Bi ara buse ve gikçi bulaşık yıkarken, biz busenin annesi babasıyla oturuyoduk. Hep beraber konuşuyoruz işte, arada bi şey soruyolar ben çeviriyorum falan. Bi yarım saat sonra Kana "tuvalete gitsem olur mu" dedi endişe ve heycanla lfsdkjlsdfjd Yazık lan pıtı pıtı koştu nasıl sıkıştıysa... Sonra odasında bizim Kanji ödevlerini yaptık. Buse'yle ben hızlı hızlı yapıyorum "eee hayai" (hızlı) falan diyo, Gökçe geriden geliyodu işte, biz eve dönceğimiz sıra daha yarısını bitirmişti bi de, koluna pıt pıt yapıp "ganbatte" dedi lan fşlksdflşskjdfşsldfjsdf Espri de yaparmış şapşik. Ödevi yaparken de Kanjani8 söyledik laptopından açtı da...Ay çok ilginç lan ya!

Gikçeyle ben eve dönerken yine kapıya çıktı uğurlamak için, oyasumileştik (iyi geceler) sonra sarıldım bi de "türklerde beele işte" diye. Biliyolarmış sarılmayı evet sorun yok flskdjsdfj Haa bi manyak bilgi daha, burda önceden kitapçıda çalıştıgımı söyledim. Saati 3 lira burdaki part-time işlerin dedim. Ağzı düştü ha.. Japonya'da 16 lira civarıymış allah kahretmeye. Saatine 16 lira laaayn!!! 

Asıl bugün güzel olaylar vardı da, ödev yapcam artıkın. Yarına kalsın hadi.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder