6 Eylül 2013 Cuma

Sürünerek tatil yapmak

Şimdi size çok güzel bir tatil anlayışı sunucam, bakınız: 2 ay önce İstanbul'a uçak bileti almıştık 2-5eylüle, ucuz oluyo diye. Bi otelden de 3 gecelik yer ayırtmıştık. Sonra ben Çomü'yü kazanınca kayıt tarihleri tam olarak 2-6eylül olunca "biz ne kadar salağız allah belamızı versin" modumuza girdik.

Eylülün ikisinde uçağımıza gittik. Tuğçe ilk kez binicekti uçağa. Dedim ona bak böyle olcak şöyle olcak diye. Uçak havaalanında tıngır mıngır ilerlerken "bı ni yia" diye yavaşlığına konuşup duran Tuçi, uçak birden hız alınca derinden bir "siktir" dedi fkşlsdfsfdsdf Ona gülürken hep kaçırdım zaten kalkış anını. Bi de "kaç bin fitteyiz keptın?" sorularımız vardı ki, 10metreyi bile hesap edemeyen insanlarız... Sabiha Gökçen'de indiğimizden o gün Kadıköy'de takılıp akşam Çanakkale otobüsüne binicektik. İstanbul'a gitmeden önce de gitceğimiz yerlerin adreslerini alıp küçük haritalarını çizmiştim. Kimselere yol sormayalım gereksiz insan muhabbetlerine girmeyelim diye. Hiç bi yeri bulamadık, adım başı yol sorduk klfjsflskdjfdskjf Zaten Kadıköy büyük hayal kırıklığı oldu bizim için. Dolaştığımız sahaflardan aradığımız şeyleri bulamadık (Japonyayla alakalı herangi bi şey işte).. Yemek için not aldığımız Çin restoranı vardı, Bağdat Caddesinde. Dolmuşa bindik gittik, ama restoran ortada yok, haritada gösterilen yerde. En az 4 tur attık orda, sonra bi teyzeye sorduk haa siz bilmemne sitesindekini diyosunuz oohoo çok uzak şurdan şuna binin de gidin falan dedi. Hevesimiz kırıldı tabi, kendimizi bi tane kafeye atıp bi şeyler yedik, servis saatini bekledik ki o da 10da mı ne gelcekti. Oranın tuvaletinde üstümüzü değiştirme vs işlerimizi de halledip servise binip otobüse gittik. 2-3 saat uyuduk belki sabahın 7sinde Çanakkale'ye indik. Götümüz donarken gidip Mekdanılsa (resmen nasıl yazılır bilmiyomuşum) sığındık. Çanakkale'ye giderseniz ya da ordaysanız mutlaka mekdanılsın tuvaletine gidin. Çok muntazam lan orda yaşarmışım ben ha. Orda bi kahve içip azıcık ayılmaya çalışıp tuvalette vakit geçirdik zaten fklsdjsdf insani işler olsun, yüz yıkama makyajlanma vs. Sonra benim kitapçıya gittik. Edım (adını hala sormayı unutuyorum) bize broşürlerini verdi dağıtalım diye. Burası senin ikinci evin artık muhabbeti yaptı sağolsun, yerleştiğimde de gelip çalışmamı söyledi allam işalla taam mı  gidiyim çalışıyım orda :')

İşteaa bankaya gittik, zarf parası yatırma işi vardı. Ordan sıramı alıp (ki sıram 666'ydı lan töbe töbe) millete broşürlerden dağıtmaya başladım, hep kayıt yaptırcak öğrenci doluydu zaten. Biz böyle gözümüze kulağımıza inanamaz haldeyiz, herkes nasıl kibar. Ben broşürü alana teşekkür ediyorum bana "Ben teşekkür ederim" diyolar, kenardan "ben de alabilir miyim?" diyolar KIZ DÖVERİM SİZİ!!! Ay ben Çanakkale'de insanlığı öğrenip gelcem sanırım fksljdfsjdf Neüse paramı yatırıp okula gittim, orda baya bi sıra bekledik en sonunda kaydımı yaptırdım. Çok rüküş bi okul kimliğim var Hacettepeninkine kıyasla ama ossun flkjsdfljksdf Sonra orduevine müracaat işleriyle uğraştım. Ama ne uğraşma. Orduevindeki başçavuş saossun benim dilekçelerimi hazırlamış beni bekliyomuş bile. Ama istenen belgelerde bana yurt çıkmadığına dair kykdan bi dilekçe de var. Onun için kaç kişi seferber olduk, çünkü vermiyolarmış öyle bi belge :') Orda annemin arkadaşının karısı kykda çalışıyomuş onun yanına gittik önce, ordan hallolmadı. Ana kampüse gittik yurda, bi müdür yardımcısına bi ona bi şuna derken en son müdüre kadar çıktım ben flskdfjskdfj Kadın da çok tatlıydı ama orduevi sürekli böyle dilekçe için birilerini yolluyomuş bıkmışlar haliyle onca iş arasında, öyle bi dilekçe yazmıcaanı söyledi. Yıhıldım tabi. Ama askeriyenin her zamanki saçma sapan işleri işte. Bana yurt çıksa neden gidip orduevinde kalayım lan?! Neyse başçavuşu aradım, gidip komutanla konuşmuş ve bi şekilde halletmiş tamam gel dedi :') Adamın melakeliğine bakar mısın :') Sonra dilekçeleri anneme babama doldurtup postalamak üzere işimizi bitirdik. Çanakkale turlamamıza başladık. Bi yerde yemek yedik, sahildeki barlarda bişeyler içtik, sonra çeğirdek ve çöp poşedimizi alıp deniz kenarı banklara yerleştik. Otobüs saatimize kadar oyalanıp gece 1de iskeleden bindik. Güya çok teknolocik otobüstü ama kafamı koycak yerim yoktu, düşünün ki kemerimi takıp ona yasladım kafamı. Öyle huzursuz bi yolculuktu, 1 saat bile uyuyamadım Tuğçe horul horul uyurken.


Sabahın 7sinde İstiklaldeydik. Hava da bız gibiydi, yağmurluydu. Hiç bi yer açılmamış, çişimiz var yorgunuz lan! 4-5 istiklal turundan sonra açık bi yer bulduk yemek yedik ama wc yok :') Mekdanılsı bekledik. Açılınca gittik hemen. Tuvalet yüz-saç yıkama diş fırçalamaya kadar her türlü işimizi halletik. İnsanın barınacak yerinin olması çoh kötü. Haa otel işini de iptal ettik işin içine çanakkale girince, o boşta geçen bi gecemizde annemin arkaaşı İlkay ablada kalcaktık. Neyse işte mekdanılstan çıkınca dolaşmaya başladık. Gittiğimiz her tükkanda Manekineko var. Ne kaa bu diyorum satmıyoruz diyolar. En son biri yukarda "Edo" var ordan bulabilirsiniz dedi. EDO MU EDOO MUU!!?!/'&+73^y'^+()% diye koşarak gittik. Sadece Japonya'yla ilgili şeylerin satıldığı, sahibi Japon bi kadın olan nimetlerin en büyüğü bi yer. Ne ararsan var. Kadınla bir sürü konuştuk, Ankara'ya niye açmıyonuz diyince "ordakiler hep memur paralarını harcamıyolar" dedi lfksdjfsjdf haklı :'( Gintama seviyoz biz diyince Gintoki figürleri falan göstertti bize :') NE ALSAAM LAAAANN diye hepsini almak isterken en son şu manekinekoyu ve hashileri aldım. Allah poponuzu kessin İstanbullular ne biçim yerleriniz var :'( Ordan çıkınca farkettik bi de 20küsür yıllık hayatımızda ilk kez bi Japonla bu kadar iletişime girebildik!

Yemek için Hong Bin Lou'ya gittik.Sonunda ilk Tofumu yiyebildim. Ayrıca müthiş ucuz bi yer. Yemekleri ısıtıp getiriyolar sanırım ama tadı hiç kötü değildi. Ben Tofu çorbası, sebzeli noodle, bir çin böreği (ki içinde kıyma varmış yiyemedim) 17lira ödedim, ki porsiyonlar kocaman kocaman, yeşil çay ikramlı. İçtiğim en güzel yeşil çay da buranınkiydi.
Sonra Taksim Restaurant & Karaoke Bar'ı aramaya başladık. Nasıl bi yer diye gözümde canlandıramıyodum
ama animelerdeki karaoke odalarıydı lan resmen :')'')')')) Heycandan kusabilirdim içeriye! Adam 1,5 saat+ilk içki kişi başı 20 lira dedi. Bu kadar ucuz olmasını beklemiyodum, ki 50lik birayı dışarda 7tlye alıyoz lan! Yanına fındıkfıstık bile getirmişti :') Tabi biz şarkı seçme söyleme işleriyle uğraşınca yemeye vakit bulamadık ben giderken onları yanımdaki poşete boşalttım flksjdsdfj O şarkı seçme kumandasını görünce de ağlayabilirdim zaten :'( Şarkı listesi Japon ve Kore alfabesinden olduğundan, Japoncalarda yanında op ve end yazanlardan, hiragana ve katakanaları okuyarak bildiğimiz şarkılardan gittik. Gintama ostleri ve hatta Spyair bile vardı!! Sözler de ekranda latin alfabesiyle geçmediğinden hiraganaları okuyarak ve bildiğimizden giderek söyledik. Ne çok eğlendim lan. Vaktimiz olsa bi daha giderdik de işte :'( Her İstanbul'a geldiğimde gidicem buraya. Hatta kalabalık gidince indirim de yapıyolarmış. Biz de dediydik Şiymalarla falan geliriz diye. İşte burdan istemeye istemeye ayrılıp İlkay ablanın yanına gittik. Giderken Gezi Parkı'nın ordan geçtik. Tuğçe'nin afrikalı aç çocuk fotoğrafına "tiksiniyom" demesi ve Van depreminden sonra yaza doğru "Van üşüyor" afişini görünce "siz hala üşüyonuz mu?" yorumlarına bir yenisi daha eklendi; "O kadar da ağaç yokmuş lan" fklsjdfkljsdslkdfjskdhf Gerizekalı yemin ediyom. Neyse ordan İlkay ablanın evine geçtik. Veganım diye almadığı şey yapmadığı şey kalmadı kaç günlük şey yedim orda. Çiğ köfte bilem almış :') Sonra gece ağlayarak yattık resmen kaç gündür uyumuyoz, yatmıyoz, son enerjimizle etrafı dolanıyoruz... Ertesi sabah da kalktık İlkay abla bizi deniz otobüsüne bindirdi. Tekrar Kadıköye geçtik.

Kadıköyde gidemediğimiz Mai-Ling'i bu sefer bulucaz diye hırslanmıştık çünkü. Sonra meğersem o gerzek teyzenin bize "ohoo çok uzak" dediği yer, tam bulunduğumuz yerden 100-200metre kadar ötedeymiş. Binbir sinirle gittik. Kocaman bir sebzeli pilav+sebzeli yemek tabağı + 3 kappa roll + 1 Mantou + 1 icetea 23 liramı ne ödedim. Yine müthiş ucuz (Ankara'yla karşılaştırıyorum hep) hem de çok lezzetli. Mantou'yu da hayatımda ilk defa yemiş oldum (fotoğraftaki). Yemeğimiz bitince de havaalanına doğru yol aldık bindik geldik işte. Ankaraya inince ilk kelimelerimiz her zamanki gibi "pislik, iğrenç"oldu. Öyle bi sevgi. Yazcağım çok şeyi unuttum ama yeter bu kaa.

13 yorum :

  1. şu kararoke şeysini çok kıskandım :( bi de istanbula gidersem diye bu gönderiyi yer imlerine ekledim asdsshdjsaggdfad ÇÜNKÜ EDO'YU ÇOK MERAK ETTİM :D ay negselli şeyler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben kartlarını aldım hepsinin, arkalarında yol tarifleri var. Gitceğin zaman de bana foto çekip atıyım sana.
      Git de gör oraları pis istanbullulara bırakma flsdkfjsdf

      Sil
  2. Mantou anamın mantı açmadan evvel yumurduğu hamur gibin gözüküo bırcı tadı nası bunun bence harikayndir capon yapmış neticede. :'3
    Ben bu yellerini not aldım uğruycam bullara dışallardan gelip şehirimiz keşfedion bana kolaylık yapıon adeta karşim öpüom çok mdlşslmşdsdşaml

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok bu çin eppeğiymiş. Dadsız duzsuz bişey la flksdjfsdfkj ısırdığın anda dişine yabışıyo bi de. Ama pufudukluğu çoksel. Biz yemeğin yağına banıp da yedik fsdkjfsldfkj ortamdaki çekikler rahatsız olmuş olabilir. Ben de bu yerleri Şiymanın blogundan aldımdı kaarşim. Git gör çohoşlar.

      Sil
  3. İstanbulluyum ben bu kadar yer bilmiyom lan :( Neyse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dövme bizi ._. 1-İstanbul'da yaşamak herşeye acelen olması hayatında kendine ayıracak vakit bulamamak demek 2-5kere falan ilçe değiştirdim sanırım. Buna rağmen gezemediğim bir ton yer var. Sürekli bir yer kapanıp diğeri açılıyor. Hangi birini yakalıcak :(
      Neyse ben gidip yeni yerler araştırayım da sana hava atayım az dur djalkjdlasjkd

      Sil
    2. Doğru diyon düşünemedim affola... Ay git gör de öğret ben de gideyim sonra flskdflsdf

      Sil
  4. edoya seni ben götürürüm dediydim kendin mi buldun la :') neyse gördün en azından işalla ben de bi gün para biriktirip seramik bardak falan alıcam işalla amin slşajddflgjdbşdfljgdfgşdg
    karaoke ve hongbinlouyu sevmeniz iyi olmuş he hep tedirgindim karaokedeki o kimçi kokusundan bana lanet eder misiniz falan diye sldjfbşlgjbfgşldfjgbdsfş ben gitmeden biraz bi yerler daha öğrencem sanırsam ollarada şaparsın bi gün istanbula yine gelirsen hadi bay karşim dşljfbsalgjsdbgdsffghdfgh

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hee :') Tesadüfler bizi attı oraya..

      Alt kat kokmuyodu da üste restoran kısmına ödeme yapmaya çıktığımda çok ağır yemek kokusu vardı hiç hoş deel yani. Alt kat mıntazamdı :')

      Öğren öğren. Ben Çanakkaleden atlar gelirim la şeyma arada :')

      Sil
  5. çok güzelmiş lan, böyle kalmamalı (asasfdg) yolculuklara bayılıyorum, tuğçeyle daha da bi eğlenceli olmuş, sen çanakkalede yaşamaya başlayınca bize çanakkaleyi keşfettirirsin :) hadi hayırlı olsuuuuaağğnnn!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalmamalı yolculuk dersen sana bizim İzmir tatilimizi anlatırım travesti evinde kalmalı :)')')') ay tüylerim tikeldi bak fsldkjfsdkfj
      Keşfettiririm tebi :3

      Sil
  6. Ana, ben bu yazıyı görmemiştim.

    Ben de 4 sene İstanbul'da kaldım ve bu kadar havalı yerler olduğunu bilmiyodum lan. Demek hevesli ruha sahip olmak gerekiyomuş. Karaoke bar da Japon eksperlerine hitap ediyomuş yalnız galiba, sözlerin romajisi çıkmaması eğlenceden çok quiz gibiymiş :d

    Kitapçının ne broşürünü dağıtıyodunuz onu merak ettim.

    YanıtlaSil