27 Kasım 2012 Salı

#bimilyonneden: Evde ilk gün

Yeni taşındığım evimde ilk günümdü. Eşyaları yerleştirme telaşına kapılmış kendimi bile unutmuşken, yeni komşularım beni unutmamış. Tüm apartman elinde tabak çanakla bana hoş geldin demeye gelmişler. Oturduk yedik içtik tanıştık kaynaştık.. Sonra hemen twitter’a koştum. Dünyayı iyi yapan #bimilyonneden’den kendi payıma düşeni herkesle paylaştım. Sizin de böyle nedenleriniz varsa paylaşın, merakla okunuyor. Bilginize =)

Bir bumads advertorial içeriğidir.

24 Kasım 2012 Cumartesi

canım bakharmısın?

Şimdi biz 31 Ekimden beri Cadılar bayramı partisi yapmaya çalışıyoruz, kimsenin boş zamanı birbirine uymadı, haftaya olsun, şu gün olsun diye diye sonunda dün gece yapabildik.
Tabi tahmin etmek zor değil ki, fakir cosplayerlar olarak fakir partisi yaşadık. Maksat sosyalleşmek ossun.  Ne zamandır sosyalleşmemişim üzerinize afiyet, çoh güzel oldu yani. Ben iyi ki okulu bıraktım lan pdojasodıjasdı Babam da çok mutlu zaten bu işe pdıjasoıdj

Neyse yazcak bi şey de yok ha bi kaç foto şaapcam gitçem. İşte 2-3 saat şunu da sürelim bunu da sürelim diye makyajla uğraştık zaten. Hele bir "metalik mor" vardı ki pdoajsdoıajd bak gülüyom, siz bilmiyonuz ama komik. Sonra ee giyindik ne bok yicez durumunu üzerimizden atamadık baya :) Yazık la. Fotoğraflar çektik bissürü. Sonra oturduk tabu oynadık, sonrası sabaha kaa kakara kikiri işte. Çok pis yeni kelimelerle döndük. İşte 1 yıl kadar herhangi bi olay karşısında verecek yeni tepkilerimiz var. Bi huzurluyum yorgunluğun yanında. Oldu tağmam bay.





Ene daha fotoğraf makinesindekiler var hiç bakmadım da çok üşeniyom. Neyse kalsın. favoreytam aşşegülün boynuzları ve tığçenin makyajı. Hadi görüşürük.

15 Kasım 2012 Perşembe

En son 4 yıl önce böyle ciddi karar almışım meğersem

Az önce annemle babamla oturup uzuuuuun bi konuşma yaptık. Bu sene okulu dondurup Japon dili için çalışmak istediğim konusunu gündeme getirdim. Bu ciddiyete önce bi donup kaldılar tabi haklı olarak. Sonra uzuuuun konuşmayla bana hak verdiler, arkamda olduklarını söylediler.

Bu meslek için gereken özgüven ve karakter yapısı bende yok. Bunu çok net bi şekilde anladım. Ha 4. yılında mı anladın derseniz, 3. yılımda anladım ama bi karara varamadığım için iş buralara kadar uzadı. Babam da dedi keşke geçen yıl açıklasaydın bize, bu kadar stres altında yaşamazdın hem de şu an 1. sınıf olurdun, diye. Adam haklı. Tabi ben bunları konuşurken verdiğim kararın ağırlığından ve stresimden salya sümük de ağlıyor olunca, güzel çözüm önerileriyle olayı bağladık. Ailem çogsel olm benim, hatta "yapabileceğini düşünüyorum"lar havada uçuştu. Çok seviyom :')

Planıma gelirsek, sınava kadar ağırlıklı olarak, okulda kütüphanede ders çalışıcam. Bu haftasonu gidip alıcam çalışma kitaplarımı. Bilmiyorum nasıl olcak 4 yıl sonra çok garip geliyo ama bu bölüm olmazsa çok üzülücem, depresyona giricem biliyorum. Okula da devam edicem ama geçiriyosan geçir, bırakıyosan bırak çok da meeh pfff meşgLsn gLba :s.S bir hayat sürücem. Hatta anemle babam seni zorlamıcak dersleri al didi, ama yok devam edicem galiba.

Grafik tasarımla alakalı olarak da sanırım web tasarımı üzerine gidicem, gelen gelir. Yani Japon dilini kazandıktan sonradan bahsediyorum. Ya kazanacam ya kazanacam arkadaş. Bi süre kafamı dinleyebilmek istiyorum lan kitap siparişlerimi veriyim, aylar oldu oturup kitap okuyamayalı çok üzülüyom.

Ay ne kaa hafifim şu an her şey tam yerine oturdu ya böyle. Oh lan! Okulla ilgili son bi serzenişte bulunacaktım ama vazgeçtim, memesi götüne giresice, konuşmıcam kafama takmıcam artıkın hiç bokunda boğulsun. Aaaayhhh gideyim çalışayım lan yarın vizem var. Hade.

12 Kasım 2012 Pazartesi

Bir radikal kararla daha karşınızdayım

Az önce Şeyma'ya üniversite sınavları hakkında soru sorarken bu sene sınava girmeye karar verdim odıasjaoısdj

Şöyleki bi kaç gün önce anneme öylesine  "her an Japon dili için sınava girebilirim ha ona göre" didim (uzun zamandır aklında), "e giiiir" dedi. ANA? Ne diyon olm bakışımı içime atıp, heycanımı gizleyerek "çok üşeniyom yiaaa, sınav sistemi falan değişti ya" didim. "Neyine üşeniyosun öğren de gir" didi. LİLİLİLİLİLİİİ diyerek hayallere daldım.

Planım şuydu: asla vermeyeceğimi düşündüğüm 2 dersim var. Bu ders dışındaki derslerimi alıp, o 2 dersi bırakıp pılıpırtı toplayıp gitmek. O kadar yaptın bari mezun ol demeyin ben girmem o derslere o saatten sonra :') 
Bunları neye güvenerek yapıyorum tabi? Sonraki yıl içün sınava girip Japon dilini kazanabilmişsem diye konuşuyorum. Ama Şeyma aklıma girdi, olm bu sene bi gir sınava bi gör nasılmış diye didi. Elimi kolumu sallaya sallaya olsa da bi gircem bakcam ço heves ettim :B 4 yıldır hiç test neyn çözmüş değilim. Bi tane de çıkmış sorular kitabı alırım eele bi girer bakarım artık. Seneye de çalışır girerim sınava didim. Bakalım nereye kadar sürcek bu kararım. Beni bi kollayın da vazgeçmiyim la dpoajsdpıasjd

Bunları pazar gecesinden yazıyorum ha, ama şu blog hayatımda 2. kez taslak olayına girip bunu  taslaklara atıcam. Belkim sikko pazartesi günümde heycanlı şeyler yaşarım da buraya eklerim sonradan odıajsdıoajsdoıasjd kesin "yaşamadı" diye not düşcem ha yarın bak görürsün. Neyse gidiyom.

********

(PAZARTESİ)
Dur bi götümle güleyim kendime POJDAOSĞIDJĞPiojdğaopsıdjıoJĞASPODJIĞıojuap89uasoıdjiPIJAPOSIDŞAJSIDJHU 


8 Kasım 2012 Perşembe

Bu kadar gereksiz konuştuğum olmamıştı bence

Bana bi lanet bi şey mi yağdırdınız naptınız he? Bi söyleyin hele anonim anonim söyleyin. Zaten bana hiç heycan dolu anonim yorumlar gelmiyo çoh sıkıcısınız la insan az dur şunu sinir edem der! Şimdi kesin bi anonim yorum çıkar da o da bizim zevzek Mathi olur pdıojasdoıajsdoıasdj heves ediyo böyle şeylere ellemiyom.

Yine konu bu değil la, ama ne zamandır yazmamışım az lafı döndürme hakkına sahibim.
Neyse günlük moduma geçip, gereksiz konuşmalarıma başlıyorum.
Ene bulamadım ya la anlatacak şey dıpasjdoaısdj du bi dakka. He ortadan dalıyım dur. Tipografi dersinde çok kıvrandım ben bugün. 3 gündür canım istemediğinden bişey yiyip içmiyodum, okulda ısınmak içün içtiğim kahve ve su dışında. Dün akşam blogu açıp rehabilitemde kademe atlayınca bana bi açlık geldi o tipografi dersinde bilemen. Hoca da (ki kendisini çok severim, HOCAM :)) 1 saat teorik 2 saat uygulama yapalım diyip, yallaaahhh diyerek 3 saat teorik yaptı. Bitirecek artık belli, çünkü ders 11.45te bitiyo ama henüz görmüş değildik 12.30dan önce çıktığımızı :') Sonraki derste 1de ha bu çocuklar ne ara gidip yemek yesin diye düşünüp 13.30 olur o ders ya diye anlaşıldı yazık hocayı takan yok doıajsdıj Ay konu o değil. Neüse bi de konuşma uzarken dedi ki "vaktiniz var mı bilmiyorum ama..." net bir YOK yükseldi benden. Kime konuşuyom ama. Geçen yıllarda da "neyse geçelim bunları(beğendiğim bir çalışma için)" ve "işte kendiniz eğlenin böyle şeylerle(yaptığım bir kartvizit hakkında)" suratıma yedim hocamdan. Alışmış kudurmuştan beter. 

Ben bu konuyu nereye bağlıcamı unuttum genşler doaısjdoasıdjas boşa okuyonuz ha kapa kapa. Sağ yanım çoh ağrıyo 1 saat otobüs bekledim de yine ondan odaklanamıyom. Aha dur ona geleyim.

En son akşamki dersten de çıkınca, tam fakiltenin önünde yüzüğüm kaydı düştü. Bulamadım çoh mutsuz oldum. Sonra ordan para çekmeye gittim. Bankamatiğin orda da diğer yüzüğüm kaydı gitti. Allam tebe tebe yiiaa! Neyse ki onu elimi otbok içine sokarak aldım. Bu işi de başıma bi iş gelcek olarak yorumladık.
Otobüse binip köprüde inip tekrar otobüs beklemeye başladığımda abartısız 100e yakın insan vardı durakta. Hiç bi otobüs durmadı bu arada Ümitköy'ün de ağzına sıçarım!!!!! Boş boş geçiyo lan dolmuşlarınız İTLER!!!!!! Sinir oluyom siniirrrr!!! Bir ümitköy/çayyolunda oturamıyoruz diye bu kadar fakirlenmemeli insanlar. 

Neyse 1 saatin sonunda binebildim, bi grup insan üst üste geldik. Bu Elvankent insanı çok HAYVAN. Yemin ediyorum bu kadar öküz insan bir arada olamaz, olm yok böyle bi şey. Genelde en az 2çantam olmadan binmiyorum otobüse tarz olarak pdıasjdoaısdj. O kalabalıkta laptop çantamı koycak yer bulamıyorum. Önümdeki pezevenkde bacakları yaya yaya oturmuş. Bir kişi demiyo lan çantanızı tutayım falan! Normalde ayakta olunca vermem çantamı kimseye ama o kalabalıkta mümkün değil! Kamyonların altında kalın piçler. Bi de biri soğan yemiş ama nasıl!!! Sonra da gitmiş 10-15 sigara yemiş heralde. Döl israfı. Mis kokularda geldim. Bi adam da mercimek çorbasında söndürülmüş sigara esanslıydı. Dün bi kadın da bıyıklarından önünü göremiyodu. Nietzsche'ydi olm kadın ya!!! Pahalı bi şey değil git al 2 liraya bi suratına ağda çal de mi!!! Hof tiksiniyom hepinizden. Ben de soğanı sarımsağı yiyip diş fırçalamadan takılcam aranızda artık. Çekilmiyonuz yoksa.

Hep böyle bunları anlatıyom çünkü asıl hayatın bana bir kez  daha "ANAN ZAAAA XD" yaptığı şeyi yazmıcam odpjasodıajsd Sonra görüp canımı sıkamam hiç :') Ama bir "ne istiyon laann ne istiyonn al canımıı daha ne istiyon!!" isyanım var. Tam panpa diyip koynumda beslediğim yılana anlatıcaktım ki lafımı "bot aldım" diye böldü. Daha da giderim kenarda köşede acımı çekerim. Bi kaç gün daha aç kalır kendime gelirim artık dpoaıjsdıajsdoasıdj GÜLMÜYOM. Ene bitti ya la yazı. Hiç niye geldim, ne yazmaya geldim belli değil. Ay beni bi süre idare edin allaseniz :')

Görüşürük.

7 Kasım 2012 Çarşamba

Beni bi rehabilite edersek..:')

Bu bir "küllerimden yeniden doğmaya çalışıyom" blog yazısıdır.

Son haftalarda hayatın bana "ANAN ZAAAA XD" şeklinde takılması çok sinirimi bozdu ve hala da bozmakta. Bi şekilde blogu çok yük olarak görüp habersizce erişime kapayıverdim. Benim sadık panpeytolarım düzenli olarak taciz etti opdajksdoaskd "açmıyon mu? ne zaman açcan blogu? hadiiii haddiisene" gibi şeylerle. Aslında hala hayat bana "anan zaaaa XD" çekiyo ama baktım ki daha da yapacak böyle. Nerden biliyom? Çünkü talihsiz olaylarla, gariptir ki ölmeden şu yaşıma kadar gelmiş insanım, çocukken parmağımda fındık kabuğu parçasıyla 1 hafta yaşamışlığım var. Neyse, baktım blog yük değil ihtiyaçmış benim içün. Yetti canıma başlıyom tekrar yazmaya didim. Acı çekiyom, kıvranıyom diyom bi öküzlüğümüzden kurtulup en azında "hoşgeldin canım :)))))) ayyy" neyn diyip hayata uyum sağlamam için yardım edersek sevinirim :')


Şimdi buraya da yazmıciim neler olmuş bu son haftalarda, çünkü ben bu blogu, sonradan okuyup çok gülüyom yaşadığım/yaşadığımız şeylere diye yazıyorum daısdjaosıdjas  Beele bi etırnıl sanşayn of dı sıpatlıs maynd olsa da kafamı söktürüp attırsam keşkem modundayım. Okula da yağlı saçlarımlan, bir aylaynır bilem olmayan suratımla ve bulaşıkçı kadın kıyafetlerimle gidiyom. Düşün ki babamın hırkasını giyyom. Sevgi dolu kamplımbağalarım Yoshitake ve Hiroki'ye (buralarda yokken Yoshi'ye arkadaş aldım ivit) konuşmayı falan öğretmekle meşgul olmayı düşünüyorum. Sonradan da 100 kedili kadın olarak hayatıma devam edicem. Eele bi "benden geçti artık". Gençler yaşasın hayatını. Ama bi şunu diyim bari burdan, madem kimseye söyleyemiyom. KALTAK, SÜRTÜK, OROSPU, PİÇ MUGGLE.

Böylece bu konuları da geride bırakmış olmayı dileyerekten yeni olaylar, yeni yazılarlan varlığımı sürdürmeye devam ediciim. Tasarımı da bi böyle dursun vakit olunca şaaparım he mi.