15 Ekim 2012 Pazartesi

Bizim yemekhaneyi yankeeler basdı, basıldık olm biz.

Şu yazı yazma sayfasını açar açmaz bunaldım lan! Yokmuş meğersem dicek bi şeyim. 1 haftadır sanki bir sürü dur şunu bloga yazıyım dedim hep ama dememişim meğersem.

Geçen haftam yok mesela. Çünküsü bi iş aldım tamamen aa olür yaparım team diyerek, 1 hafta gözüm başım götüm kendine gelemedi. Toparlayamadık yavrucakları. İşin sonucu tam belli olmadan bi şey demek istemiyorum şimci, ama bugün teslimi yaptım yani. Bu hafta bi açıklığa kavuşsa da bari kara bahtım kör talihim bi aydınlansa lan!

He bi de diş çektirmeyle uğraştım işte. Bu sefer hayatımın tiksintisini yaşadım o böyle kemik kırıktaması sesi dicem artık nasıl tarif etsem bilemedim. Şu 20likler çekilirken hiç duymasam o sesleri daha iyi olacak "çenem çıkacak laaannn" hissini bi kenara alırsak. Bi de benimkiler içerde yan döndükleri için. Lan demek ki orda 180 derecelik dönüş yapıp geri gideceklerdi lan!!! Belki yan yan diğer dişleri ittirme gibi bi pislik içinde değillerdi. İhtiyaç yokmuş kardeş diyip gidecekti olm dişlerim!! Ağzıma sıçtınız T^T 1 hafta maskeyle gezdim hayvani şişlikten sebep. Ağrım, acım dinmedi bi de kahrolasıca. Bugün 1 hafta oldü ancak esneyemiyom, orda artık görünürde değil ama elle hissedilen şişlik duruyo. Dikişleri aldılar bugun bakalım bir gün hayatım refah düzeyine erebilecek miydi....

Haa asıl kendi çapında bi aksiyon filmi yaşadım bugün. Yemekhaneye gittik. Afedersin ama götüm gibiydi arkadaş ya!! Bu nedir bu nedir diye atacam o rektörün önüne! 1 LİRAYA YEMEK Mİ OLUR!???! Böyle bi indirim yapıyosun bari altından kalkabileceksen yap, hepimizin burnundan geliyo yediği şey. Veremiyo mu lan insanlar 2 lira!?? Veremeyecek olsa okula da gelemez zaten. Yap şunu tekrar 2 lira bak sana söylüyom! Eski elit düzeyimize ulaşalım sayın rektör! Tuğçe diyo ki hatta "Olm 3 lira olsun dünya mutfaklarını da deneyelim" diyo, bak ilginç fikirler bunlar.

Olm aksiyonu anlatmadım ya la ıpdjasoıdjasd aha dur geliyo. Neyse yemeğimizi aldık oturduk. Tam beele çorbam bitmiş, taze fasulyeye "olmmmm buu nneeaaa yyyiiaaaaahhhh!" diyip itelemeişim, iğrenç makarnamı çatallıyorum, içeri bi güruh girdi. Aha dedim densizler yine duyuru yapacaklar! Böyle çıkış tarafına bakıyolardı, sonra bi anda bi çığlık attı hepsi, ne biçim kaçıyolar bizim tarafa doğru! Tam bizim 1-2 masa arkaya geldiler sandalyeleri cam kenarına koyup her an atlamak üzere orda duruyolar (zemin kat). Kızlı erkekli karışık bi grup. Yemekhanenin yarısı korkup kaçtı dışarı. Ben hala makarna yiyom, "olm noluyo lan? Nollmuşşş şşşş nolduuu?" diye. Tuğçe de ayağa kalkmış durumu anlamaya çalışıyo. O sırada en çok üzüldüğüm erasmuslu bi kaç çekik vardı nasıl korkup kaçtılar allahım yazık lan :'(

Neyse sonra bu güruh yavaş yavaş çıkmaya başladı dışarı, ben de merakımdan duramayıp kalktım camdan dışarı baktım. Anaaannnııııı!! Olm ağzına eşarp bağlamış elinde koca koca sopalı tipler dolanıyo!!!!! Hasss nolüüyüüü leeaaan dedim makarnamı yemeye devam ettim. Yemekhane kendine gelemedi ama, etraf yemeğini bırakıp kaçanlarla dolu. Yemekhaneden çıkarken ordaki güvenliğin peşine takıldım nolmuş duyyim diye. 2 sol görüş arasında çıkan anlaşmazlıkmış :))))) Bakın okulda okuyoz, hatta yemek yiyoz. Gelmişler başımda siyasetlerini sokuyorlar, sopalarıyla peçeleriyle! Kendi arasında anlaşamayan bu insanlar ülkeyi kurtarıyor hemi de ellerindeki sopalarla!!! Mikemmel!

Dışarı çıkarken çıkışa güvenlik dizilmiş hemen, bizi güvenli tarafa aldılar. Hemmen gözlerimlen taradım, 2 grup ortada toplanmış konuşuyo, birini seçtim direk, ellerini arkada bağlamış suratında eşarp üçgen takmış, arkada bağlı ellerinden birinde sopayı sallıyo, kafayı diklemiş diğer gruptan birini dinliyo her an dövecek şekilde. Okula giren tipe bak??! Buranın da yankeesi bu oluyosa demek. Yalnız benim bin kat daha iyi bir yankee olduğumu kabul edersek.

Meeehh daha oyun karakteri tasarlıcam laa hadi gidiyom.

5 Ekim 2012 Cuma

Bi şekilde okuyoruz işte :')

Eveet, okulun bu haftaki son gününden selam ossun! İlk günkü çilem, takip eden günlerde de devam etti. Ben twitterdan naklen aktardım olayları. Buraya da yazayım da nefretim yıllar yılı dinmesin, baktıkça unutmama imkan olmasın :)))))

İkinci gün de sabah 6da kalkıp yollara düşüp 1 bıçık saat kadar yol gidip tam vaktinde dersimi bekler olmuştum. Hatta alan dersim değil, bu öyle bir azim ki çocuk iç mimarlıktan ders alıyor arkadaşlar bi kaç dakka saygı duruşu şaapalım. Gerçi 3 yıldır geçemediğim yine bir iç mimarlık seçmelisi olan Teknik Çizim için dilekçe verip bu dersle değiştirdim ama ossun. Sınıfın yerini bulamadıysam suç benim değil. Değiştirmeyeydiniz. Neyse, baktım gelen giden yok, sekreterliğe sordum yine O HASTA didi. Yazık. Bak ya :/ Üff... Tüh lan... Hay allah :'/ Burnu falan akmadı umarım :'( Böyle şeyleri haber vermek çok zor değil aslında, hani panoya duyuru asarsın gibi şeyler :/ Yani iş işten geçtikten sonra o kapıya ders cuma gününe ertelenmiştir yazmak :)))) Hemide tam dersimin olduğu saate. Üstüne üstlük bugün kendisiyle görüşüp öğrendim ki artık cuma sabah yapılacakmış ders. Hiiç bir programa işleyeyim duyuru yapayım, bu dersi öğrenciler programlarına göre şubeleri girdi kodladı, yok anam umurlarında değil. Konuştum ben tabi, bana devam zorunluluğu yok zaten dedi. Eyi dedim o zaman, dersi nasıl halledicem ama dedim. Kendisi not vermicek, derste anlatarak o an uygulatarak gidicekmiş. Yani sınıftan birilerinden not alıp, vize final tarihlerinde diğer dersimle çakışmadan girebilirsem ne ala. Yoksa kaldım. Derste de autocad öğrenicez. Eğer autocad kullananlar varsa ciddi anlamda haftalık olarak yardım bekliyorum. Her haftanın görülecek konusu belli, çok ayrıntı bi bilgiye gerek yok. Kendi alanım olmadığı için. Ama bu iyiliği bana bi şaapıverseniz :')')')

Bunun dışında Animasyon dersini pek bi sevicem gibi durdu. Çok zorlanacağımı biliyorum ama, bi nefret etmişliğim vardı, basit bi animasyon yapımında. Ossun ama, oyun karakteri tasarlıcağımız için, araştırma ödevlerinden vakit bulduğumda LOL falan oynıcam hüf  :S.s:S.

Çarşambaya gelirsek, pazartesi günü "sınıf çoğunluğu sağlanmazsa gelmem" diyen muhterem hocamın dersi vardı yine sabah. Ne oldu, tabisi gelmedi :)))))))) Bi önceki gün okulda görmüş ve dünya tiksintisi yaşamıştım suratına suratına. Aha gelmiş yarın gelir demiştim. Neye umutlandıysam yazık... 2 dersi toptan pazartesi günü yapacakmış hadi bakalım. Reklam grafiği dersi vardı bi de, en sevdiğim hocamın dersi. Kendisi bana "saçın çok komik olmuş" diyip bi süre güldü :))))) Olsun ben de onu 26-28 yaşında sanarken, 37,5 çıktı. Hee buçuk hee pdojasoıdjasdoıajsd

Perşembe günü sabah dersimin olacağına o kadar ama o kadar emindim ki. Hatta en sevdiğim hocama her sabah dersimin iptal olduğumdan yakınırken, yarınki dersimin ne olduğunu söyleyince karşılıklı" yok o iptal olmaz, ııı ıııhh gelir gelir" yaşadık. Adamın bir gün olsun gecikmişliği, derse gelmemişliği yok! İŞTE HOCALIK BUDUR AZ DERS ALIN! O hocamla da her yıl birbirimizi bi severek başlıyoruz ama 3 yıldır bırakıyom dersi ya ortalarda ya sonlarda :))) Bu sene de aman da aman saçlar diye başladık falan, ben çogsel dinledim anlattıklarını. Yalnız cidden ansiklopedi anlatıyo, bakın gerçekten. Öyle bi dinliyorum ki hiç 2saniye önceki kelime yok aklımda arkadaş yok böyle bi şey! Cidden algılayamıyorum :')') Neyse uygulamada caymazsam işalla :') Bi de o dersle ilgili Kavaklıdere'nin tasarım yarışmasına katılıcam hayırlısıyla, günlerim araştırma yapmakla geçiyor!

Perşmbe 3 dersim var ve ikisinin saatleri çakışıyo bilmiyom napcam. Hocayı bi yakalayamadım zaten gidem konuşam hocam bakın uzucak ben sınavlara girsem çıksam dicem de.. O kesin savaşa hazırlık yapıyodur şimdi. Makarna dolduruyodur evine.

Efenime perşembe öğleden sonraki dersimle baya ticari boyutuna geçiyoruz grafik tasarımın. Gazete çıkarıcaz sanırım topluca ajans ortamı yaratarak, dergi miydi yoğsa? Neyse kaçtı orası.

Bu sabah da iple çektiğim internet ve arayüz tasarımı dersi vardı. Bil hele noldu. Hoca gelmedi :)))) Öğlen gelicekmişti, gittim kütüphanede yine araştırmalarımı yaptım. Sonra öğlen o derse gittim hoca 3dmax programını falan da vericeğdi bana. Dedim 2 de başka dersim var didim. Dersten 2 de çıktım. O dersimin hocası da gelmemiş! Hem de bunu kapıyı açmaya çalışırken güvenlikçi ağbiden öğrendim. YOH ARTIK!!! Neyse geri gittim internet arayüz dersine. Hoşbeş falan edildi programı aldım. Yine kütüphaneye gittim 120 sayfa logo araştırması yaptım hoş değil gerçekten :))))))

Bu yazı burda dursun, dönüp dönüp nefretimi alevlendireyim ben. Hele ki ulaşımda yaşadıklarıma hiç girmicem içimde çok büyük yer kaplıyolar zaten. Neyse işte, böyle de bir okul yazısı ossun.

1 Ekim 2012 Pazartesi

Aklı olan okul okumaz bence (Bir ilk gün isyankarı...)

Bugün resmen 4. yılım başlamış oldu. Mis gibi tatilim sona erdi ve bitmek bilmeyecek bi güz dönemine adım attım. Ama attığım adımı götüme soktular! Şöyle ki:
Sabah 10daki dersime gitmek için 8deki otobüse bindim. Ptesi günleri yol çok hoş olduğu için erken çıkmak daha mantıklı oluyo. Bizim sitede aylardır yol inşaatı olduğu için de ego otobüsleri girmiyo herkes paralı otobüse doluşuyo. Düşünün ki bi teyze hem götünü hem memesini bana dayamıştı. Kadın kendi başına bile bu denli kalabalıkken bi otobüsü düşünün.

Tek yol inşaatı sitede değil ana yolda da var tabi. Ama sorun şu ki, yeni yol açarken eski yolu kapamamışlar. Aslen kapalı sayılır ama bi yerlerden yine giriş yapılabiliyo. Trafiği gören tüm çakallar bu yola daldı, benim otobüs dahil. 10-15 dk hiç kımıldamadığımız bile oldu. Ama yeni yolda yine yavaştan bi akış vardı. Bayaa bayaa uzun süre, yani artık derse geç kalıcam heralde dediğimde bi baktım eski yol bi yerde tamamen kapanıyo ve yeni yola çıkış yapmak zorunda kalınıyo. Tüm ama tüm sebep buymuş. Aklına sıçtığımın kıvrak zekaları :))))))))))) Ebeniz :)))))))))))))) Orda yeni yola çıkıp biraz ilerledikten sonra vili vili yol aldık 5dkya da indim :))))))

Sonra tığçeyle buluşup otostop çektik indik, fakülteye gittik. Benim de üzerinize afiyet (hep bu lafı kullanmak istedim la :') ) boğazım şişmiş kızarmış sıcak bişey alıyım dedim çay aldım. Aslında tamamen gereksiz ayrıntı bu. Ama lafı kullanıyım istedim. Sonra dışarda dururken bir kaç arkadaştan dersin olmadığını duyduk. Hemen arkaya bağlama sesini koydum tabi kafamda. Sonra yukarı çıktık gittim sordum sekreterliğe hoca yok mu diye. Cevap aynen şu "sınıf çoğunluğu sağlanırsa gelicekmiş" :::::::::::))))))))))))) Bir balta lan tek istediğim bir baltaydı o an. Odada tek bir eşya bırakmaksızın!!!! LAN!!!! Ne demek lan ne demek?!! Senin bu sınıfa verdiğin temel bir ders var, ne demek yani? 30 kişilik sınıfın 30unun da ana dersi, seçmeli bile değil. 30 kişiyle tatmin mi olamıyon? Kitlelere mi hitap etmek istiyon? Amfi mi kurak sana? NE İSTİYON LAN!!!? Verdiğin dersle aydınlanacak değilim ben o kadar çile çekip oraya geliyosam o uyuşuk götü kaldırıp gelecektin bi zahmet! Öf atamıyom olum sinirimi cidden zarar vermem lazım şu an! Ölsün istiyorum bütüüüüüüüünnnnn böylee bütüüüüünnnnn içtenliğimle, yürekten böyle na şuramdan anlatamam! Bu kadar sorumsuz okul ve sorumsuz öğretmenleri! Ben ne kadar sorumsuzsam 2 katısınız bence. Olayın üstünden 10 saat geçtiğimnde bile sinirim geçmedi de evde anneme dert yandım resmen. Bu nedir lan ağzınıza sıçam bu nedir ya!? Ben bu okulu bitirmem gençler aha da buraya yazıyom sıçarım okulunuza lan!

Hof daha atamıyom ha siniri napsam bileklerimi mi kessem kafayı oraya buraya vurup kendimi mi öldürsem allam napsam. Neyse dur geçiyom onu. Sonra çıktık, kızılayda işlerimiz vardı onunçin otostopa. Burda da çok sinir oldugum şeyler yaşadım ama zihnen yoruluyom bırak. Heh, işte yolda giderken bana bi an geldi Panora'ya gidek mi la dedim. Ben biliyodum oraya gönderilmemizin bi amacı oldugunu biliyodum!!! Yimek yedik dolandık falan..
Sonra kitapçıda ben hayatımın en güzel anlarından birini yaşamış oldum. Şöyle ki;


Bu bebeği bir an önce ele geçirmek için, dikiş makinası alıcam diye biriktirdiğim parayı hemen bu kitap için birikmek üzere yönlendiriyorum! Lakin içinde Quidditch Dünya Kupası Bileti olsun efenime Hogwarts mektubu ossun isteyebileceğim her tür şey var! Böyle kutsal kitap yani! Yaktım bi orda zaten LAAANN LAAANN diye. Alıyom bebek seni bekle.

Dur daha gönderilme amacımız bitmedi tabisi. Asıl bi de orda bi akvaryum var ya, olm millet niye olay yapıyo la burayı, önünde duruyolar izliyolar falan dedim. 2sinde de 15er dakika durduk. Hattası bi balık yüzünden gülme krizine bile girdik. Öf bak pdajsdasodkağsodkapsodkapsodk. Neyse tam o sıra biri geçiyodu. Bizim bi arkadaşa benzettim ene Mert mi lan o dedim. Tığçe baktı ene dedi. Sonra yanımızdan geçip giderken OLUM O KİM BİLİYO MUSUN?! dedi Aha dedim bana da çok tanıdık geldi kim laaa didim. Hani foxta dizi var deniz yıldızı orda oynuyo la bu dedi. ENENEE diyip resmen bankta zıpladık lan. Olm bu kadar... öf bilmiyom ekranda bi görünse yetiyo galiba bizim kriterlerimiz için. Çok heycanlandım ha bilemeniz, hemen o heycanla koştum pantolon aldım kendime. Hee bebenin adı da Ozanmış la dizi de. Tüh. Neyse ama BEN GÖRDÜM SONUÇTA ONU FAKİR FAKİR TAKILIN ;)

Bi de, bize bi anda gelen su kamplımbaası alalım mı lan hevesiyle gittik aldık. Sankisi böyle kalem defter alırmış gibi bi çırpıda. İşte ailesi kedi köpeğe izin vermeyen çocutların can dostusu su kamplımbaası :')
Beyle o kadar bağlandım ki bilemeniz la, ne zaman ölcek bu? Ölünce çok üzülcem ha :'('('( Adını ne koydum hele bi düşün. Taam la taam taam. Yoshitake tabisi ne koyacağdım!


Ama ne kaa sevimli laa bi bakın laaa :'')')') Öf şu bitsin gidem de sevem. Olm blogumu çok seviyom ha resmen siniriim geçti bak beyle aşağı doğru indikçe yazıda :')

He bi de kakül kestirdim de saçımı hiç memnun deelim. Yani kaküller bi kıvrılıyor allaaa arkadaş bi dur köpeh beynime çıkıyor resmen! Hadi saçım düz değil bari bi kakülümü düz yapaydınız lan! Hof. Heh işte kaküllü tipimle kendimi nasıl hissettiğimi sizlerle paylaşmak istedim.



Malesef böyle evet. Böylesi hissederken dışarda mutlu dolaşmamı nasıl beklersiniz? Aha dur kendi okulun ilk günü tipimi de koyayım da kakül görüksün bi de :')

Harun Kolçak ve Yeni Türkü solisti de yok değil.
 Gidiyim Yoshitakeyle az ilgileneyim hadi :')