11 Aralık 2012 Salı

Ichi rittoru no namida

(Aşşa yazıda video açılıyo bloga girince, bak yine diyim de korkmayın)
1 haftadır tam gerzeğe bağladım. Drama queen yaşıyorum şu aralar. Tek zalım da 5. kez izlemeye cesaret ettiğim More Than Blue. Ben anlamıyom nasıl her seferinde daha etkili oluyo lan! İlk izlediğimde baya bi sıkılıp ee yani demiştim, filmdeki kızın açısından görene kadar tabi. Sonraki 3 izleyişimde daha play tuşuna basarken ağlıyodum. Bu sefer 8. dakkaya kadar durdum. Gurur duyyom kendimle. Ama konu bu değil.

İşte gittim sonra hızımı alamadım dram listemde tek eksik olan yıllardır da bekleyen "Ichi rittoru no namida"ya başladım. Dün gece de uyuyamadığımdan bu sabaha karşı bitirdim. Tabi yüzüm gözüm daha da eski haline döner mi bilmem pdıajsdıoasdj gülmüyom. Diziyi çoğu asyasever izlemiş, zaten izlemeyen kesim de ya dram sevmeyenler ya da cesaret edemeyenler. Cesaret edemeyenlere sesleniyorum "ÇOK ZOR GENŞLER"

Neyse şimdi fotolu gifli şarkılı bi yazıyım da rahatlıyım. Öncelikle şu şarkıyı bi açıyoruz.


(bi güzel poster yok la, sinir oldum)

Dizinin konusu gerçek yaşanmış bi olaydan alıntı. 15 yaşındaki Aya, "omurilik soğanı dejenerasyonu" hastalığına sahip bi genç kız. Yavaş yavaş yürüyemeyecek, kendi kendine yemek yiyemeyecek, konuşamayacak, yazı yazamayacak.. Hastalığı sürecinde tuttuğu günlükler "1 liter of tears" adı altında kitap olarak basılmış sanırım, dizinin sonundaki nottan aklımda kalan bu. Hastalığın tedavisi yok, dizinin de hiç bir sürprizli yanı yok tabi. Tedavisi olmayan hastalığa yakalanmış genç bi kızdan bahsediyoruz sonuçta!


İlk bölümler ağladığım tek şey dizi sonunda, Aya'nın gerçek günlüğünden alıntılar ve fotoğraflarıydı. Hastalığını öğrendikten sonra "Neden ben?" diye sorgulaması, insanın resmen boğazına takılıyo lan! Bi kaç tanesini buraya yazmak istiyorum:

-Anne, kalbimde her zaman sana güvenebileceğimi biliyorum. Bu noktadan itibaren her şeyi sana bırakıyorum. Sürekli seni endişelendirdiğim için üzgünüm.

-Bir zaman makinesi yapmak ve zamanda geri gitmek istiyorum, bu hastalık olmasaydı sadece aşık olmanın tadını çıkarmaz, aynı zamanda da başkasına güvenmek zorunda kalmadan kendi başıma yaşardım.

-Ayrıyken bile onları asla unutmayacağım, ama onların "Aya-chan gitme" deyişlerini duymayı tercih ederdim. (Kendi lisesinden ayrılıp, engelli okuluna gittiği zaman)

-Gerçek çok acımasız, çok merhametsiz. Hayal kurmaya bile hakkım yok. geleceği düşünürken, gözyaşlarım akmaya başlayacak.



Hastalığını öğrendikten sonra bunu kabullenip, mücadele etmesini izliyoruz en başta. Bi çok şeyden vazgeçmek zorunda kalıyo aynı zamanda. Hoşlandığı senpaisinin (ki Matsuyama Kenichi'yi bıldırcın halleriyle izliyoruz burda :') ), kendisine depiği vurmasıyla baya bi yürekler dağlanıyor zaten. Daha sonra yürümesinin zorlaştığı zamanlar arkadaşlarının yardımıyla merdivenleri çıkması, Aya'yı çok mahçup ediyo, ve sürekli "gomen ne"lerle bir kez daha yürekleri delik deşik ediyor! Sınıftaki bi kaç piç kurusu şikayetçi oluyo bu durumdan. Aya, derse sürekli geç kaldığı için "notları düşüyomuş" gençlerimizin. Aya istemese de okulu bırakıp engelli okuluna gidiyo. Ki burda da sınıfta çıkıp yaptığı konuşma da, bizi koltukta ordan oraya atmaya yeter.

Engelli okulundan mezun olduktan sonra hastanede kalmaya başlıyo. Konuşmak onun için çok zor hale geldikten ve yürüyemedikten sonra da tamamen umutsuzluk baş gösteriyo. Ne için yaşadığını sorguluyo sürekli, hiç bi şey yapamadığı için de kendini zorlayarak günlüklerine yazmaya devam ediyo.

Şimdi şu şarkıya geçiyok :B


Dizimizin babası, en neşeli en esprili karakterdi. O yüzden en baştan biliyosun ki bu adamı bir ağlatırlarsa yanarsın. Asou-kun'la olan diyalogları, diğer kızı Ako'ya verdiği tepkilere hala gülüyorum. Yukardaki 2 fotoğrafta, kızı sağlıklıyken ve hastalık ilerledikten sonraki farkı görüyoruz. Feci götü başı dağıttırdı yani adam.


Şu kadıncağızın sırtındaki yükü ben hissettim burda oturduğum yerde yemin ediyorum! Hem çalış hem diğer 3 çocuğunla ilgilen hem dükkana bak hem hasta kızınla ilgilen... Kızının hastalığını ilk öğrenen kişiydi, tedavisi olmadığını kabul etmeyip başka doktorlara gidiyo, araştırmalar yapıyo. Aya için engelli kartı, engelli okulu gibi zor açıklamaları yine kendisi yapıyo. Okula bırak-al, Hastaneye git-gel...Ağlarsa anam ağlar bi kadındı yani.


Ve en birinci dizi karakterim olarak tahta oturan Asou-kun. En başta soğuk bi tip olarak başlayıp, Aya'yla zaman geçirdikçe böyle gözünden şıpıdı şıpıdı yaşlar düşen biri haline geliveriyo. Çok yazıktı. Aya senpaisi tarafından terkedildiğinde, yürüyemediğinde, konuşamadığında hep yanında oldu. Gerçek Aya'nın hayatında olmayan bi karakterdi kendisi. Bu da gerçek Aya için daha bi üzülmeme sebep zaten.

Of bak yazarken yine geliyo bana sıkıntılar. Zaten oturdum burda yapacak bi şeyim yok diye ilk defa uzunlu izleme yazısı yazdım!! Gidiyom olm :'(
Bi de varsa bana dramlı tavsiye bekliyom. Tabisi Kore-Japon dizi/film olaraktan. Diğerlerine kılım kıpramıyo yoksa. Tavsiyeleri  bir dram kraliçesi olduğumu unutmadan yaparsak sevinirim pdıoajsodıasjd ölen yoksa izlemem. Bi de şunu dinleyiverin tamam. Neyse bay.

9 yorum :

  1. Aşamalı aşamalı çok güzel bir yazı olmuş. Ama bu şarkılar -ilki ve sonuncusu- beni hüzünlendirdi.

    YanıtlaSil
  2. ayh bana bi nefes alamama bastı oyh şarkıylan okudum dağladı beni lan azını bırnını dağatcam şimdi gelip he!!! İzlemedim la ben bunu hiç, "eeğğ hiç güzel gözükmüo la bu" diyip geçmiştim. Hiğğğ Ryo ağlıooo allam Kenichi de ağlıosa hayatta başlamam lan geberirim burda ağlayamıom da hiç dramda neyin içimde şişer allahıma, patlarım burda hııyyy T__T tam bınları yazarken elektirik gitti lan hay bin fak yiaa te allam olm evren seni naletmişiz sanırsam lksdnflksfn taam kesiom laga lugayı gidiyom.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bi de yaşanmış olunca o şarkılar daha bi feci geliyo lan :'(
      Kenichi piç olm dizide, tam bir mal, andaval. Neyse ki 3-4 film var. Nambır tu'luğu sarsılırdı yoğsam pdoaskdpaıosdk

      Sil
  3. olm 1 saattir açık şu yazı açıp okuyamadım twitterdaki muhabbetten dbjslkfjbsdşlgjdghfjgh
    heh okudum ama şimdi asdfghjklşi. benim şu "dram sevmeyenler" kategorisinde olmam ya da ağlayamama sorunum yüzünden hep izleyemiyorum şöyle şeyleri he. ama ygsden sonra bi bakıcam kararlıyım!
    dram diye de en son film olarak şunu http://www.hancinema.net/korean_movie_Heart_is_p__p__p_.php izledim. sevdim ben he bi hık*hık* durumu oldu asdfghjklşi. bi de bi de silencedı izleyemediydin en son izledin mi? izlemediysen izle la çok güzeldi o asdfghjkl

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hee bu film listemde izlicem bi gün işollo.
      İzledim onu tee yazın la, tam bir iç daralması! Korkunç berbat ivren. :'(

      Sil
    2. heart is 2 de varmış duyduğum kadarıyla ona da bakıcam ben bi ara da ilki gibi olur mu bilmem söylerim sana izlediğimde nasıldı diye asdfghjklş

      Sil
  4. Ya Heart is'dede çooook ağlamıştım ben.. Aya'nın dramı ayrı bir mevzu ben bikaç hafta hayata geri dönenememiş neden yaşıyorum lan ben ne gereksiz biriyim modulünde takılmıştım.. Dizide Kenichi MAtsuyama'nın fincan rolüne bile girebileceğinide anlıyoruz.. zirilyon filmde oynamış ama hala yan rolleride severek kabul ediyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay hep bu müziklerle yaşıyom :'(''('((( Bi de bi daha izlicem galiba yakın bi zamanda çok rahat ağlanıyo dopasdopıasjd GÜLMÜYOM!!!!!
      Hee gokusende ilk yeni çıtıpıtı çıkmaya başladığı dönem arkada sarı kafasıyla figüran figüran takılırken de ço şirindi suratını kıptığım :')

      Sil