25 Ağustos 2012 Cumartesi

Kitap okuyom ben

İveet, bugün de son zamanlarda okuduğum kitaplar hakkıında yazıciim. Ne yazık ki okuma alışkanlığımı geri kazanmada zorluk yaşıyorum, Temmuz ayında 4 kitap okurken bu ay hiç okumadım. Yavaş yavaş çözücem bu sorunu, belki buraya yazdıkça hevesim geri gelir.

Bu 2 kitabı da twitterdan birinin tavsiyesi üzerine almıştım ama malesef hatırlayamadım kim olduğunu. Olur da görürse teşekkür ediyorum :')

Ölümsüz, Olasılıksız gibi bi şey çıkar diye korkmadım değil, nefret ettim o kitaptan. Ama yok Ölümsüz iyiydi. 1 gün içerisinde bitti ne yazık ki. Oturup kaldırmayan cinsten, heycanıyla. Konusu da genel olarak paralel evrenler, zaman yolculuğu ve dünyayı kurtarma meselesi. Kitabın ortasında "şöyle çıkmasa bari" demiştim. Son sayfada "her şey aydınlandı hoobbaaa" yapmaya çalışmışlar ama yazara mail atasım geldi CANIM HEP DEDİM BEN HEP DEDİİMM!! diye. O iş olmayaydı çok daha gözüme girebilirdi bak şimdi yazmıyom buraya ne olduğunu. Neyse.

Ateşböceği Yolu da yavaş yavaş okumaya niyetlendiğim ama bi yerden sonra çok meraklanıp uyumayıp sabah 5te bitirdiğim bi kitap. 2 kız arkadaşın hayatını anlatıyo, ergen dönemlerinden teee olgun yaşlı dönemlerine kadar. Çok hızlı büyüdüler bi bakmışsın üniversiteye gidiyolar ama arada hiç bi boşluk hissetmedim, eksiklik vermedi bana. Yalnız o kadına olan sinirim asla bitmicek, bak kitapın kapağını kapattığım an kitapta geçen isimleri unuturum ben, şimdi açıp bakmaya üşendim de, başrolden gazeteci olan. TE AĞZINA ÇAKAMADINIZ Bİ TANE!!!! Bi rahat bırak de mi! Canım arkadaşım diye dolanıp dolanıp kocasının yakasından kopmadı! Hep sinir bozdu, kitabı da gözlerim dola taşa bitirdim. Yazarın diğer kitaplarına da yakın zamanda el ataciim.


Görünmez Canavarlar'ı tee geçen yıl arkadaşımdan almıştım, geri istiyon mu la? İstiyosan okula dolaba atçam görürsem veririm seni ğdaldoaksdoas Neyse yokluktan okumaya fırsatım oldu. Hiç kendimi vermeyerekten okumuştum, çünkü karakterler beni çok rahatsız etti. Şöyle ki çok çok uç noktalarda yaşayan tiplerdi, benim gibi normal çevrede büyümüş bi hanımkız için fazlaydı. Kendimi vermeyerek okuyunca gelişmelerle birlikte "OOHHAAA" dedim hep. Bilmiyorum bu kadar tepki verdi mi diğer insanlar, ben mi göremedim acaba önceden. Sonuç olarak tatmin edici bir kitaptı evet.

Bir Maskenin İtirafları, çok hevesle okumak istemiş ama sadece Can yayınlarından olduğunu görünce yıpranmıştım. Okurken de yaşadım o yıpranmayı. Bu can yayınları kitap okuma zevkini %80 düşüren bi şey benim için. Neyse bütün sanat felsefe edebiyat ve tırıvırı çevrelerden özür dileyerekten söylüyorum ki; HAY BEN SENİN PİPİNE!! Yok yarısına geldim duruyo öyle arkadaş! Hiç bir derinlik anlam bulamıyorum kitapta. Hatta kabataslak bu kitap, adamın gördüğü çocuklara aşık olması benim için. Bitiricem bi ara.


Veeee aylardır hasretiyle yandığım bittiğim kitabı panpitom Tığçe doğumgünü hediyesi olarak almış. o öyle bi insan işte yeaaa. Zor yetiştiriyoz. Dün başladım henüz ve oldukça ağırdan alma niyetindeyim, günde en fazla 50 sayfa okuyarak yavaş yavaş biticek. Böyle devasa bi kitabı da yanımda taşıyamam, evde okuya okuya geçinicem. Buğadar. Görüşürük.

2 yorum :

  1. murakamiciğimi yatakta uzanmış bir vaziyette okuyamazsın onu söyliyim, nefes alamıyo insan. kitabın sonlarına doğru, okunması gereken pozisyonu hala çözememiştim.

    YanıtlaSil
  2. Eminim öyledir, of ço heycanlandım bak! Ama hemen bitirmemeliyim yoo olmaz.

    YanıtlaSil