20 Haziran 2012 Çarşamba

En ciddiye aldığım mim olmamış mı ama?!

Tee ne zaman narsistprensses ve voodoobaby 2 ayrı konuya mimlemişti beni. Hazır evde kokmuşken yazıyım dedim.

Şimdi bi tane superkahraman mimi var. Ama düşündüm ben de ne bir animelerden fırlamış kahraman ne de marveldan fırlamış kahraman figürü var. Derinlere indim bi tane buldum ama pek hoş değil.
Hatay'da otururken babamın bi arkadaşı vardı. Şimdi hiç yüz hatlarını falan hatırlamıyorum da Sinan Çetin'le aynı saç-sakal-renk kombinasyonuna sahipti. Motoru vardı. Her gün işe motorla gidip gelirdi. Ben de arkadaşım Memoş'la (çocuğun adı Mehmet'miş arkadaşlar ben de yakın zamanda farkına vardım :)) park halindeki motora biner diyar diyar gezerdik. Bi gün ailelerimizden izin alıp bizi motoruyla gezdirmişti. İşte o gün müthiş bi kahraman olmuştu o adam. Tabi 2 yıl civcivlikten beri beslediğim tavuğumu kesip yiyene kadar. Çocukluk travmama bi çek daha atalım.

Diğer mim de narsistprensesten gelen "içinizdeki sesi dinler misiniz?" mimi.
Bi an, tabi olm dinlerim dedim, sonra düşününce bi yere kadar hep babamı dinlediğimi farkettim. Onun dediği şeyler hep doğru çıkardı çünkü. Ben de pek sorgulamazdım, babam diyosa doğrudur derdim. Sonra neydi lan bizim zamanımızda sınavın adı lgs miydi oks miydi bok var değiştirip durdunuz, neyse o sınavdan sonra kazandığım okula hiç gitmek istemedim. İyi de bi anadolu lisesiydi., ama okulu görmeye gittiğimizde yolu yok ben burda okumam demiştim. Sonra babamı dinledim, okudum. 4 yıl cehennem gibi hayat yaşadım. Hocalarını da öğrencilerini de lanetle anarım hala. Öyle sikindirikti benim için.

Ama son yıl hakkını yemiyim hala görüştüğüm tek lise arkadaşımla baya badass takılıp, eğlenmiştik. İkimizde 3 yıl sayısalda sürünüp son sene eşit ağırlığa geçmiştik. Ha işte bu da kendi iç sesimi dinlediğim yerlerden biridir. 11 yıllık eğitim hayatında inek takılıp, bunun 2 yılında sayısalda ana ağalatıp, son sene "ben dersaneyi bırakıyorum eşit ağırlığa geçiyorum ve resim kursuna yazılıyorum diyip" her şeyi baştan almıştım. İç sesimin tavan yaptığı andır. Neyse ben bi daha lise konusunu açmam, hazır konuya girmişken bi kaç aklıma gelen şeyi anlatıyım.

Bi tane hoca vardı dil ve anlatım mı öyle bi dersin, allam bi şey diyoduk adama ama unuttum şimdi. Onun dersi de tam bizim sağlıklı beslenme saatimize denk geliyodu. Bizim suçumuz değil yani. Kuru kayısılar, incirler, cevizler...En sona beyaz leblebiyi bırakır, ağzımıza dizerdik diş gibi. Ders sonuna kadar öyle takılırdık. Sonra geliştirdik araya çürük diş olsun diye kuru üzüm falan koymaya başladık. Bi gün yapmadık bu işi hoca oturduğu yerden "ne o bugün inci dişleriniz yok mu?" demişti. asddsfdopakposakdpasokdaspodkaspoaksd çok komik olm adam, tek güldüğüm andır herife bak kaç yıldır da gülüyorum. Yazık bi tane de yeni edebiyat hocası vardı. Adam Türk Clark Kent'ti, çaydan sigaradan dişler sararmış falan. Onun dersinde de çeşitli yerlerden topladığımız diapakları kağıdın üstüne dökerdik serçe parmakla tadarak koklayarak yeni mallar gelmiş olm gibi muabbet çevirirdik. doasjkdpoasdkapsodkaspdokasdo bi gün ciddi ciddi bütün ders başımızda durmuştu. Öf yazdıkça aklıma geliyo da neyse la dursun. Kimi mimlesem la? Geri dönüşü şerefine şizomizo'ya yolluyorum. İstediğini yap cınıms.

4 yorum :

  1. Oha ne kadar dertli bir lise hayatıymış o. Hangi liseydi?

    O baştaki kazanılan liseyi görmeye gidip "Oha burda okumam lan ben" deme hikayesi aynen benim için de geçerli. Okumamıştım da neyse ki :p

    YanıtlaSil
  2. Bahçelievler Anadolu Lisesi :)
    Şimdiki aklım olsa okumazdım ne güzel yapmışın :')

    YanıtlaSil
  3. Mallar güzelmiş ne la!?!? Oha
    Hatay travma zaten komple travma olmuş hayatında, okul hayati heyt gidi girmiyorum bile o konuya yok çünkü :')

    YanıtlaSil
  4. ldkapsodkaspodkasopdk
    Az daha deşsem yazık neler çıkar kim bilir Hatay'dan :'(

    YanıtlaSil