26 Şubat 2012 Pazar

Kore filmi gösterimi ve diğerleri

2 gündür ne biçimde hasta olmama rağmen, yapacağım etkinliklerden geri kalmamak adına hayata 4 elle sarıldım. Ama malesef yarın Manga Semineri'ne gidemiyorum. Suyu ağzımda bekleterek içtiğim, burun akıntılarıyla uğraştığım, burnum tıkalı olduğu için ağzımdan nefes almak zorunda kaldığım, bu yüzden de feci boğaz kuruluğu çektiğim, öksürürken boğazımı ve ciğerimi yardığım günler yaşıyorum. Yaşamak bu değil.

Cumartesi günü, geç olarak öğrendiğimiz Kore filmi gösterimine gittik Kore Kültür Merkezi'ne. Nerde olduğunu bilmediğimizden, büfecilerden yardım aldık. Onlarda bilmediğinden sadece Paris Caddesinin tarifini alabildik. Kuğulu'dan yukarı çıkıp 5dkda ulaşıcağımız yere, bütün Paris Caddesini dolanarak 1 saatte vardık. Evet, hastalığımın etkenlerinden biri. 10dk süren çanta araması sonucu içeri girdiğimizde film yeni yeni başlamıştı. İlk hayal kırıklığı çok küçük bi ekranda izlememizdi ama çokta sorun etmedim. Asıl bir daha gitmemeyi düşündüren şey film arasında olanlar.

Bi kere ilk aklıma gelen şey, evde canı sıkılan biri laptopını kapmış gelmiş ben bi Kore Kültür'de film gösterimi yapayım demiş. Arkadaşlarını da toplamış, görevli yapmış. Bu kanıya da şöyle ulaştım; film arasında ekrana K-pop klipleri yansıtıp arkada oynandı, çok sesli şekilde "BEN BUNU ÇOK SEVİYOM, BLABLA ŞÖYLE YAPMIŞ..." gibi şeyler konuşuldu. Gerçekten Kore Kültür Merkezi'nde görevli olan insanlar mıydı bunlar, yoksa Korea Fanstan olup gönüllü çalışanlar mıydı bilmiyorum. Ama film izleme zevkinin içine edildi. Bir sürü gereksiz fotoğraf çekimleri yaşadık. Hatta bi tanesi salonu almakla yetinmeyip, dibimize kadar girip fotoğraflarımızı çekti. Aynı saçmalıkları bi daha yaşama korkusuna filmi erkenden terkettik. Çok izlemek istediğim bir film olmadıkça gitmeyi düşünmüyorum.

Dönüşte de aslında kuğulunun dibinde olduğumuzu farkedince yıkıldık işte. Tunalıda yemek yiyip Ayşegül Baba'ya doğru yola çıktık. O sırada caddeyi boşaltıyolardı duyduk ki Mcdonald'sa bomba koymuşlar. Heycan yaptık bi gitsek mi dedik (Türküz) ama sonra Tuğçe "olm atom bombası falan koydularsa mundar oluruz" dedi. Gitmedik. Ayşegülde sebehe kadar Kanasta oynadık. Bir numaralı kart oyunumuz olmakla beraber, bilen varsa oynamaya hazırız.

Bu arada saçımı da boyadım. Bu kez hepsine cesaret edemeyip, ense tarafına giriştim. Önümüzdeki aylarda yine bütüne gideceğime inanıyorum. He ne kadar Virgin Snow tutmasa da, platin ve turkuaz renkleriyle ço hoşuma gitti.

Söyliceklerim bu kadar, hasta hayatıma geri dönüyorum. Bay.

8 yorum :

  1. geçmiş olsun çingu.. bol bitki çayı iç.. ballı falan.. iyi gelir belki..

    şu festivale ben de gitmek isterdim ama Ankara'da değilim işte.. gerçi organizasyon birşey benzemiyormuş anladığım kadarıyla ama olsun o havayı solumak da iyi olurdu.. pff çok fakirim..

    saçını merak ettim.. foto isterim.. bura oluuuur, twitter oluuurr koy yani:D

    geçmiş olsun tekrar.. iyi bak kendine..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçiyorum içiyorum :'')

      Ya Ankara'da da bu ara ne çok etkinlik oluyo öyle, valla sevesim geliyo ha!

      Bi iyileşirsem fotoğrafı hallederim yea nolcak :D

      teşekkür ediyorum!

      Sil
  2. geçmiş olsun la

    bi an "lan burda da öyle bir şey var da benim mi haberim yok :O" oldum sonra sustum. kesin gönüllülerin olayıdır o yoksa en azından bi resmiyeti bilmemnesi olurdu. neyse artık japon film festivalindekilerle idare et sende :D hangi filmdi izlediğiniz bu arada?

    bomboyı görmek istemek cidden tam bi türkün yapabileceği bi iş :D o nasıl bi kart oyunu?

    anaaaaa :O e zamanında tamamını boyadın zaten şimdi ne korkusu sendeki be arkadaş :D taksit taksit gideceğine tek seferde halletseydin ya :D hangi renk oldu bu arada

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saol le!

      Nasıl resmiyet aradım bilemezsin! Biri olsa da "yetkili beey" diye bağırsam dedim resmen. Çok hayal kırıklığıydı çok. Kendimi tutamayıp mail falan da atıcam hatta. Ben gitmek istiyorum çünkü o film gösterimine daha! En azından para falan istemem beni orda görevli yapsınlar da otoritemle sallıyım mekanı.

      Kanasta anlatılmaz yaşanır KAHKAHKEKE. Ama oynarken anlatılabiliyo cidden :D Yoksa çok karışır. Kısaca 4 kişilik mantık ve matematik üzerine bi oyun, şansta var biraz.

      Ya şimdi hepsini boyatıp uğraşmak istemedim, biraz bunun tadını çıkarmak istiyorum :D Renk olarak ben arkamı pek göremesem de turkuazın biraz daha yeşile yakını diyebilirim :D

      Sil
  3. Oha boyaların ne erken gelmiş. Veya zaman çok hızlı akıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman sana hızlı bence :D Pazartesi ya da salı gelmesi gerekiyodu perşembe geldi. O 4gün çok zordu çok!

      Sil
  4. Kötüymüş bayaa. O boğaz kuruluğunu biliyorum resmen. Resmen. Öf. Geçmiş olsun sıcak şeyler içip dur((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçiyorum, içim sulandı resmen.
      Ama burun kuruluğuma çare yok. Krem sürdüğüm an hapşırıyorum.

      Sil