13 Ocak 2012 Cuma

projeye destek söz konusu

Tatilde pek bi bok yapmayacağımı bildiğim için (çalışma anlamında) hocadan bi tatil projesi istedim. Çokta mükemmel bişey dedi bana, bir hikayeden 3 sahne seçiyorum ve çiziyorum. İllustrasyon sevdiğim için böyle bi şey düşünmüş (hocam ben sizi çok seviyorum öyle böyle değil).
Aklımda nasıl çiziceğime dair bişeyler oluştu ama ne çiziceğim konusunda kararsızım. Konu geniş olduğu için ben eskiden izlediğim bi filmin konusundan yola çıkıcam. Ima, ai ni yukimasu diye bi Japon filmi izlemiştim hatta blogtan biri önermişti sanırsam. Çizimlerde de biraz dramatik etkiler istiyodum, bu film de öyle.
 Özetle bir baba ve çocuk, anne ölmüş yağmur mevsimiyle geri geliyo ama hafızası yok, yanlış hatırlamıyosam bi hatıra kutusunu mu açıyodu günlük mü okuyodu öyle bişey sonra hafızası geliyo. ve yağmur mevsimi bitimiyle geri gidiyo. Filmde şok edici bi son vardı ama direk senaryo ele almaktansa onlarda yaygın olan hikayeler gibi bırakmak istedim.
Ama hala kararsızım yeni yeni öykülere de açığım şu an. Böyle çok etkilendiğiniz bi şey olur falan burdayım yani.
*Şöyle bi bakınca Ruhsar'a benziyo la aslında bu.

7 yorum :

  1. Michael Ende'in bi öyküsüne de çiz vasiyetim. Herhangi bi tanesi olur. Çok uzakdoğusun seni evropaya çekeyim

    YanıtlaSil
  2. Sen de aynı hoca gibisin :'( Konuyu çok geniş tuttun bak yine boşluktayım, bunu yap de yapıyım ama beni böyle salma.

    YanıtlaSil
  3. O zaman dinle:)

    Katakomblar var buralarda insanlar çalışıyor, uyuyor, yemek yiyor. Uyku hücrelerinde uyuyorlar. Bunlardan biri rüyasında pencere olduğunu sonradan anladığı şeyler görüp bulundukları yerin bi tür hapishane olduğunu çözüyor. Ve bir doktor bağyan onunla iletişime geçip gizli saklı yerlerine götürüyor, serada kocaman mantarlar üretiyor kadın ve adamın rüyasında görüp durduğu pencereler bu seranın camları. Bu mantar onları iyileştirecek özgürleştirecek bu serayı tamir et diyor. Ama adamımız çalışırken serayı yapan mühendisi ölmek üzereyken buluyor ve mantarın aslında adamları o unutkanlık halinde tutmak için üretildiğini anlıyor. Aslında adamımıza da vermişler mantarı ama etki etmemiş. Sonunda adam serayı yıkıyor, mantarları eziyor.. Halk acı çekmeye başlıyor, onları örgütlüyor kurtuluşa çok yakın olduğunu sanıyor. Ancak duvarda çatlak açılıp katakomba parlak güneş ışığı girdiğinde 'siz istediniz buraya kapatılmayı, sizin iyiliğiniz içindi' diyolar, halk korkup geri çekiliyo çıkmıyo, adamımızı da atıyolar o açıklıktan.. Çığlık sesi duyuyorlar. Bu halk gölge insanları.
    Adama ne oldu bilinmiyo


    :) Uyudun heralde öpiym bi yorganını sıkıştırayım:)

    YanıtlaSil
  4. Bu bana Platon'un mağara teorisini hatırlattı. Onunla ilgili bi animasyon izlemiştim hatta direk ordaki görüntülerle okudum. Aslında buna çok güzel çizim yapılır da biraz üstüne gitmem lazım çok kısıtlandım şu an o animasyonla

    YanıtlaSil
  5. hakkaten gölge mağara diyince şimdi. Aklıma bile gelmedi bana standart demokrasi eleştirisi gibin gelmişti. Kendileri istiyolar falan

    YanıtlaSil
  6. ruhsardan sonra koptum ben. oysa negzel başlamıştı, oha nehoş demiştim :D

    YanıtlaSil
  7. Anneme anlatınca Ruhsar dedi bana ben de orda gittim işte.

    YanıtlaSil