30 Temmuz 2011 Cumartesi

Ağzı akıyo onun gel bu tarafa

Dün akşam kına olayına katılmış bulunmaktayız. Çevre teyzelerin inceleyen bakışları altında dikkat çekmeyecek bi yere pıstık. Tığçe bi tane teyzeye "dostum sorunun ne?" dememek için tuttu hep kendini. Gelin Ceyda da bize bakıp bakıp gülme püskürmesini sakladı herkesten. Bi kere ben hayatımda hiç bu kadar "gel" i bi arada görmedim. Bütün geller bize karşı birleşti oynamamız için. Naz mı yapıyoruz arkadaşım sanki, istesek kendi figürlerimizle boşaltabiliriz orayı.  Zaten en başta bi teyze beni kolumdan tutup sürüklemeye başladı. Tıııgcee gidiyooomm beeeen diye caresizce seslendim. Bi ara birini kurban ettikleri ayinsel bi şey yaşandı. Ateş yakıldı yüründü. Kesin birini yaktılar dedik. Kına ortaya çıkınca birazcık kaptık bizde. Kuytu köşemize çekilip tel tokayla şimşek şeysi olarak çizdik elimize. İçimizde kalmasın dedik.

29 Temmuz 2011 Cuma

Canım çöldeyim sonra dönücem

Dün  tığçenin ankaraya gelmesiyle ben de kendi evime geçtim. Buluştugumuzda ağzını yüzünü kırdım. Çok ilginç sesler çıkardım. Ayaklarındaki ojeyi farkedince yere yattım. Eve gidene kadar katıdan gaz hale geçmiştik zaten. Mal gibi yayıldık aylardır görüşmemenin ve evde olamamanın acısını çıkarırcasına. Bana telden heripotır gözlüğü yapmış mal. Deriye enjekte edilebilir bişeydi. Bi suru de odun toplamış asa yapıcaz diye masanın üstü odun dolu. Sonra çıktık kızılaya gittik alacaklar alındı yenecekler yendi hehe. Eve gece 12ye doğru vardığımızda yine mal gibi yatmayı planlarken bi baktık böcek basmış. Abi kocaman anteni var yemin ediyorum sen o antenleri oynatmasan ben sana ne istiyosan vericem lan! Makasla saldırmayı düşündük antenleri keselim önce diye. Piço uçunca götümüz tavana yapıştı o an. Tehlike artmıştı. Sonra arkadan saldırmaya çalışan 2 böcek daha gördük. Öldürdük ama anladık ki öldüğüne emin olmadan asla arkanı dönme. Ölmemiş! onu bulduk öldürdük. Antenliden kurtulamayınca balkona çıktık. Baya vakit orda geçirdik. Orda da bi böcek baskınına  uğraynca içeri girdik ki antenliyi gördük. Yavaşlatmak için üstüne camsil sıktım. Tığçede terliği yetirdi götkılına. Sonra bir sarıldık bir sarıldık kız çığlıklarıyla. Sabah 3e doğru yattık. Sıcaktan 7ye kadar uyuyamadık. Sonra uyuduk sinirle kalktık. Şimdi de kına gecesine gidiyoruz olum kına gecesi lan. Onu da yazıcam ama hazırlanmam lazım şimdi. Elimize şimşek şeklinde kına yakmayı planladık bi ilk olsun hayatımızda dedik bay.

28 Temmuz 2011 Perşembe

26 Temmuz 2011 Salı

Azar azar kader bize. hehe

Söyledim mi bilmiyorum ama bu yazin en büyük soku cocukken en cok eglendigim insanin, almanyada ölüleri yikadigini ögrenmem oldu. Kanli tarihime bi yenisi daha eklendi. İlk konserime bile onunla gitmistim ben (yaş 4, rober hatemo). Sibel can konseri icin gün sayarken de babanem tarafindan el konulmustum. Aygazin arabadan calinan anonslarina dünya iticiligiyle onunla dans etmistim. Neden böyle olmak zorundaydi!!!!1!!1!11!

Hayatin getirdikleri: almaya üsendiklerimiz.

Bizim aile de bu her zaman bir "bornoz" olmustur. Birinin bornoza ihtiyaci oldugunda tum aile bireyleri tarafindan askiya alinan bi mesele olur. Ertelenir, unutulur, üsenilir. Gazetelerin kuponla bornoz dagitacagi gun beklenir adeta. Halbuki havlu denen bisey de var. Ama bornoz lan istenen! Durum öyle kötu bi hal aliyo ki, zamaninda bi bornozumu ceket olarak giydigimi bilirim.

Haluk bilginer bagirmasi.

Dedim ki kendime, bu sefillliik nereyee kadaaaar? Bu gecim derdinin pesindelik nereye kadaaaaar? Kendine bi tshirt bile alamayacak misin seeeeen? dedim. Sonra söyle devam ettim, bir ciktiya 20 lira verirken icin daha ne kadar titreyeceeek? Daha kac kisinin eline bicak saplayip tezgaha mihlicaksiiiiiinn? dedim. Ondan sonracima, daha ne kadar ordan burdan evine ekmek, meyve toplicaksiiiin? Nihat doganin ortaokula kada piskuitle beslenmesiyle ulastigi sonucu mu hedefliyosuuuuuun? dedim. Sonra da ev hayatima artik burda bi son vermem gerektigine karar verdim. Burda degil de eyluldeki tatilimizden sonra. Bundan sonraki hayatimda kafa rahat yasamanin guzelliklerini yasicam efenim. Surda kalmis 2 yilim ya da 3 belki de 4 tamam, o yillari rahat geciriyim lan!

Cogsel lan :')

video

Degiskenler

SAKA MAKA Nükhet Duru diye biri var. Adi nükhet olan biri var herseyden önce.

Başlıksız

Bi kac hafta once okudugum kitap hakkinda soyleyeceklerim var. Dedemin al oku bakalim diyerek bi de ne kadar zamanda okuyacagimi merak edercesine elime tutusturdugu Orhan Pamuk'un Masumiyet Muzesi konumuz. Ya Fusun kizim sen ne surtuksun ama ne yollusun ya. Sana nefretimden tek celsede bitirdim kitabi. Bi de o tatminsizce ölmen nedir allasen? Orhan bu lafim sana, kitabin sonunda merhaba ben Orhan Pamuk diye belirmen nedir peki? Hani sictin sivadin. Okulumuzu tanitalim kompozisyonu yazarcasina girisimlerde bulunmussun. Daha fazla yazamicam kardesimin tuvalet sefasi kokusu odama ulasti. Bozuk brokoli diyim ben size. Gorusuruz.

Astronot

Cok magdur bi insan oldum. Ne laptopim var ne tabletim. Duyularimi kaybetmeye baslicam lan yakinda bu eksiklikler yuzunden. Butun ucak kazasi raporlarini ezberledim. Amazonda da bi kac hafta yasayabilecek seviyeye ulastim. Sonra gordum ki gecmis zamanlarin mennani yine dunya iticisi lanet bi rol kapmis kendine. Bi de hayatimda ilk defa 11880 reklamlarini canli canli izledim. Pisman misin desen, yok degilim yani icimdeki bastirilmis olan nefret duygulari cikti ortaya ve cikadurmakta. Amy winehouse öldü cunku bi de sonra. Üzüldün mü dersen, yüü hayatimda bisey degismedi. 27 den bahseden insandan tiksinilen anlar yasadim sadece. Bu kadar gerilimlerimin ustune rüyamda ortasonda sinifta kaldigimi gördüm. 20sine gelmis ortason mu okuyosun dedirtmem dedim. Olum ben cok sıkıldım gidiyöm bay.

22 Temmuz 2011 Cuma

adam işi biliyo

Şu zor zamanlarımda game of thrones diyorum ben. Küçücük telefon ekranından izlemiş olsam da beni aldı böyle çarşafa sarıp duvardan duvara vurdu. Klişe yapmam gerekirse "oturdum bi gecede bitirdim ağbi." Hatta bi klişe daha sibel kekilli vardı lan dizide. Bi tane yorum okudum ben bunla ilgili sıçtım. Adam demişki "osmanlı torunlarının geldiği hale bak" gibi bişey. Hay seni godoş yaa. Allasen rus hatundan geçiliyomuymuştu acaba osmanlı sarayları da. Haremleri götümün keyfine vardı sanki FALAN daha gideri var. İzlemeyip izleyecek olan varsa çok köklü spoiler geliyo ona göre. SEAN BEAN sözüm sana, ne yapıyosun sen güzel abim ya neden sen ölüp duruyosun ki böyle tam fantastik bi role girmişken. Hobaa bizim adam varmış la dur izleyek demişken kellene ne el sürdürüyosun olm? Bundan sonra ölmeyeceksen izliyorum.Görüşürüz.

Ya

Eve dönünce dedim ki bi kaç gün bana dokunmayın ne kadar dizi film anime belgesel varsa hepsini gömücem dedim. Bilgisayarı açtım ve çöktü. Götüm düştü o an bildiğin yok artık lan ama yok artık laaaaan! Bu da burda dursun yine.

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Babane günlükleri

Babanem hakkında ön bilgiyi verdikten sonra ayrıntılara girmek istiyorum:

Evdeki kısıtlı etkinliklerden biri televizyon. 2 haftada bütün dizi ve programları en can alıcı noktalarına kadar özümsedim. Ama sorun şu ki televizyon evin hiç bir yerinden izlenemeyecek bi yerde. Sağır dede misali önüne bi sandalye çekip oturmak zorundasın. Onlar televizyonu hiç açmadıkları için tüm gün denize bakarakta mutlu olabildikleri için böyle bi sorunu yaşayan bi tek ben vardım. Böyle durumlarda tek başına olmak çok kötüdür. O sandalyeyi en konforlu hale getirebilmek için çok çabaladım çok.

Sonlara doğru sıkılmaktan yorulmuş bi haldeydim. Hayatım balkon salon tuvalet ve mutfak arasında geçiyodu. Kendimce ilkeler edinmiştim. Asla balkondan mutfaga direk geçiş yapmıyodum. Önce salonda biraz soluklanıp sonra mutfaga geçiyodum.

En büyük pişmanlığımda küçükken sitenin çocuklarıyla kaynaşmamış olmam. O zamanlar aşağıdan yukarı anane, babane, dede diye bağıran çocuklar büyümüş serpilmiş. Kendi arkadaş gruplarını oluşturmuş, kısıtlı alanlarda kendilerince eğleniyolardı.

Bi diğer etkinliğimde delicesine bulmaca çözmekti. Her türlüsünü elden geçirdim. Canımı acıtan noktaysa babanemin gelip geçerken bi süre başımda dikilmesi, bulmacadaki kimmiş diye düşünmesi ve "selda bağcan" diyip gitmesi.

Hiç bi zaman sorgulamadığım şeyse şudur o evde; şabo. Babanemlerin süryani kankaları. Hiç bi zaman demedim ki o isim ne öyle? Hiç merak etmedim nasıl yazılır, benimsedim. Çünkü buna fırsat vermediler. Bu geçen haftalarda tam düşünmeye başlıcaktım ki şabo geldi. 15 yıldır hiç değişikliğe uğratmadığı alman çikolataları ve şekerleri menüsüyle.

Bu heycanlı günlerime bir yenisini daha eklemek adına dedemle babanem kavga etti. Sonra dedem diğer eve geçti. Ardından 5 gün süren, hiç abartmıyorum, babane söylenmelerine tanık oldum. Sabah kahvaltı hazırlarken, ellerini yıkarken, akşam çay içerken, balkonda otururken ve bir çok mekan ve zamanda bu konuyu gündeme getirebildi. Öpüyorum gözlerinden.

aşır türk olsa salih olurdu bu arada

video
Yine böyle sıkılmaktan boş bi animasyon yaptım. Ses efekti olayına giremedim düz müzikli yaptım. Oldu görüşürüz.
Sana küçük şirin sürprizlerim var dedim arkadaşıma, "Ne o? Hamsi anahtarlık mı?" dedi. Ne yapıyosun canımın içisi.

Aslında demek istediğim

2 haftamı bi anda sürüklendiğim anane ve babane yanlarında geçirdim. Hiç bi şey söylemeden burdan babaneme yazdığım şiiri şeyapmak istiyorum.

Ceviz yer misin Burcu?
Yemem
Ceviz?
Yemem lan babane.
Çık bi dışarı gez dolaş, markete git.
Gitmem.Gitmem lan babane.
Ankara'da tek başına sıkılmıyo musun evde?
Sıkılmıyom. Sıkılmıyom lan babane.
Sinek hiç yok burda, camın açık yat.
Isırdı. Isırdı lan babane.
Biber neden yemiyosun? Bak doktorlar...
Sevmiyom. Sevmiyom lan babane.
Buraya hiç güzel sebze getirmiyolar artanları topluyolar hep.
Tamam lan tamam babane.
Uyu uyu nereye kadar? Uyku evi mi burası?
Evet. Evet lan babane.