28 Nisan 2011 Perşembe

faturalarım ve içlikli komşum

Ne yazıcagımı önceden çok güzel açıklayan böyle bi başlık daha da bulunmaz öncelikle bunu söyliyim. Ne elektrik faturam ne su faturam ne de pizza-pide-halı-tüp-su olaylarını kapsayan hiç bir olay yok posta kutumda. Bi de üstüne gecikmiş internet faturanızı ödeyin diye mesaj gelince aha dedim benim içlikli komşu artık postalarımı da çalıyo. Zaten her kapı sesine çıkan bi insan kendisi. Çöp çıkarıp kapıyı kapattıgım an çıkıp çöpü inceliyo lan! Bi gün ped falan doldurucam içini. İçlik denen olayı çok iyi kavramış bi insan olarak apartmanda temizlik yapıyo kendince. Ölürse ilk ben arıyım lan yetkilileri memur beyleri falan. Bekliyorum kokkünü!
Bence bir aileye ait olmanın en zor kısmı, arabada dinlesinler diye müzik cdsi hazırlamak.

var ya çok pis.

otobüse zencü binince gülüyoruz.

Sabah otostop çekiyoduk okula gitmek için. Otobüs gelirse de binicez gidicez ama. Derse geç kalıyoduk zaten. Öyle bi haliyette (?) duraga bi hanımteyze yanaştı. Yan gözüyle bizi izliyo. Çok bok bakışlarla ama. "Onaylamıyorum" alarmını açmış duruyo öyle. Bi süre sonra yanımıza geldi "kızlar siz ne yapıyosunuz öyle, rasgele araba durdurarak?" dedi. "Teyze işe çıkıyoz" desek NAAAAH kalırdın öyle. Mal ifademi takınıp "okula gitmeye çalışıyoruz" didim. Nedenli, olmazlı, benim kocam polisli cümleler kurdu huzursuz. Daha yazardım onun hakkında ama suratı daha fazla gözümün önüne gelmesin.

23 Nisan 2011 Cumartesi

bi de böyleyim bayadır

milletçe bişey kutlamamayı talep ediyorum mümkünse

Kardeşimin gösterisi sebebiyle annemlerin yanına geldim dün akşam. Sabahın 8inde kaldırıldım okula gitmek için.
Yıllardır böyle bi ortamda bulunmamıştım. Ordaki bebelerin derdini anlamak güzeldi. Sırf hoca yoklama alır diye gelmek, gelmeyenleri yoklama alındı diye kandırmak FALAN.
 Neyse işte bir veli bayramında annem ve ben ORADAYDIK. Gerçekten burunlarından getirdiğimizi düşünüyorum. Çokta güzel oldu. İlk önce hangisi müdür diye seçmeye çalıştık. Sesi müdür kıvamına ulaşmış bi adam vardı tabi ki de oydu. Zaten konuşmaya yapmaya çıktı kendisi. Herifin çok fazla sesli harfe ihtiyacı vardı lan. Şimdi anlatamıyorum ama orda olsanız anlardınız.
Sonra asılan Atatürk resmi gerçekten korkunçtu. Bebeyim keşke biraz benzetmeye çalışsaydın. Hadi sen benzetemedin kimse mi farkında değil de onu asmışsınız oraya. Abi bildiğin sümsük tırsık bi ifade vardı adamcağız da. Ağız burun başkasının zaten.
Beni çileden çıkaran olay da 2 tane çocugu aldılar ortaya diktiler. Ellerine de bi tane Atatürk portresi verdiler. O güneşte o bebeler o bayramı o şekilde kutladılar. Hayır yani amaç nedir? "BEN ATATÜRKÜ ÇOK SEVİYORUM BAKIN!" mı dedirtiyosunuz çocuklara bunu yaparak?
Sonra tabi bi de 9dan 10 buçuklara kadar ses sistemini ayarlayamamak sorunu. Ne vardı erkenden halletseniz. Yok ama böyle kutlamayı seviyöz biz.
Gösterilere gelirsek sığ beyinli öğretmenlerimizin katkısı çok büyüktü. 3 tane hareketi dönüp dolaşıp önümüze servis etmeleri. ÇOK ŞİRİNDİNİZ. O çocukları bıraksanız daha yaratıcı şeyler yapıcaklar lan!
Heatta ilk çıkan çocutlar tam 3 kere EVET 3 kere yaptılar danslarını ses sisteminin skindirikliği yüzüünden.
Milli eğitim bakanı da bu okuldan seçilmiş bi tane kız çocüğü. Konuşmaya başladı ama bağımsızlığımız özgürlüğümüz tbmmye teşekkürler dediği an ALLLAAAAAH çektim lan. Yok artık abi aya basmışlar! Kim yazdırıyo lan böyle şeyleri amonyum.
Bi tane bebeye aşık oldum allahım ne güzel bi çocuk öyle. Topik sarışınımsı turuncumsu hatta direk pigmentsiz bişey lan. Gözlerim doldu resmen. Vuhuuu yaptım ıslık çaldım ona :F
Çok fazla veliye saataştık ama çok güzeldi yeaa çok duygulu anlardı. En son birine bağarma çocuklara dediğimi hatırlıyorum sonrası yok demicem sonra kardeşim çıktı zaten hemen makineye sarıldım. Kardeşim diye söylemiyorum hayatımda gördüğüm en yeteneksiz bebe. Zaten öyle bi oynuyolar ki resmen birbirleriyle tanışmıyolar diye düşündüm. Yaptıkları hiç bi hareket birbirini tutmuyo ya hani ama yine de delicesine alkışlar.
Bi de sırf dans edicek şarkı söylicek diye makyaj yapılan kızlar son bulsun. LÜTFEN.
Bayram kutlayalım diyösünüz fekat oraya bi ortam yapsanız yemekler, iççekler, tatlılar, balonlar, müzikler, soytarılar falan. böylece siz değil de bebeler eğlense?
çok ders verici bi son oldu.bay.

19 Nisan 2011 Salı

acınası öyküler

Evet, 24 saatlik hayatımın özeti bu görüntüde yatıyo. Kendi evime geçtim ama hala boşlukta olmanın getirdiği takıntılı hal nedeniyle aralıksız olarak friends izliyorum. ve hala izliyorum. bunu yazarken bile izliyorum. dur diyecek kimsem yok! yazık lan! yazık!
bu kız var ya sırf ertesi güne ne yapması gerektiğini ertesi gün hatırladıgı için ders bırakıyo. azimle devam ediyodum lan ben o derse. inancım vardı bi kere. hoca gelip "kaldın çocugum yeter anla artık" diyene kadar gidicektim. ama başka bi dersini kurtarabilmek için bu savaşta yenik düştüm. kabullendim kaldıgımı.
olduğ bay.

17 Nisan 2011 Pazar

mağdurum

izlemelik dizi arıyorum. en azından yarın sabaha kadar idare edicek bi şeyler. evime gidemedim hala. himym desen bitti house desen bitti doctor who desen o da bitti. başka da bişeyim yok zaten.

çogsel.

Beni bana bırakmadın!

Bi kaç haftadır uykusuzuluğa sırt-bel ve göz ağrılarına sebep olan 16 sayfalık procenin, neredeyse biteyazan 2 sayfasını burdan göstertmek istiyorum. 16 sayfanın da 14 sayfası bitti ve bana bi tablet kalemi ucuna patladı resmen!
Tıklayınca kocaman olabiliyo. Şarkı sözü kitapçıgının iç sayfalarından 2sidir kendisi.

gerçekten istersen insan olabilirsin KARDEŞİM.

Bugün kardeşim yemek yerken anneme "mutteşem yüzyıl bugun mü?" diye sordu. İşte bu fotografta o an yaşanmadan önceki mutlu dakikalarımız. En fazla bu kadar mutlu olabiliyoruz.

15 Nisan 2011 Cuma

Mim konusu; Şu an kendi ruh halinizi anlatan, bir ezginin melodisiyle ya da bir şiirin satırlarıyla ya da bir veciz sözle ya da bir resimle aktarınız..Rory mimlemiş.
Elime geçen bu ruh halimi yansıtabilme fırsatını hemen kullanıyorum!


Çok zararsızım. Bi de bu var:

14 Nisan 2011 Perşembe

ensiz saadet neymiş (bu da konuyla alakasız aslında)

Sabah bir otobüs şoförüne "çok şirinsiniz" demem üzerine, "lütfen terbiyeli olalım" cevabıyla başlayan gün, akşam derdi bitmeyen çocuğun rona el sallamasıyla sona erdi. Bence bu cümleden çok güzel ders alınabilir aslında.
Türkün bir olup şoföre veriştirdiği bi otobüs yolculugundan sonra otostopta aradıgımızı bulamayışımız derinden sarstı. Hayır amaç fakülteye ulaşabilmek. Kapıya kadar bırakabilirim ne lan?! Zaten sorun ordan sonra başlıyo genşler lütfen.
Tabi sonra tam fakülteye yaklaşmışken sınavın iptal olduğunu öğrenmek çok sevimli anlar yaşattı. Şoföre boşuna şirin demiş oldum sabah sabah ya hallahalla!
Beyde çıkan kavga günün en merak uyandıran olayıydı.
Mert'lerin karışması.
Sonra desen vizesinde töçenin çektikleri. Mezuniyetine kadar ooğ siz uyanır mıydınız tuğçe? OK BAY.
Birazı açılmış fasülye yine vardı.
Arabasını park ederken, park halindeki bi araca sürten çocuk plakanı aldık.
Bi de batu tuğçeye yatakta tam bi vahşi fahişesin dedi. Hem de yemekhanede keşkül yerken. Burnumdan çıkıyodu az kaldı.
Biiğ de tuğçe beni lazanyaya benzetti. Beni hiç lazanyaya benzeten bi arkadaşım olmadıgı için çok sevindim. Ama bu bugün olmadı.
Evet bi şeyler dedim sanırım ben buralarda. hof.

6 Nisan 2011 Çarşamba

bugun birazı açılmış taze fasülyeye benzeyen bi çocuk gördük

ama konunun bununla bi alakası yok.
Tam yatıcam baktım çamaşır makinesi bitmemiş, bitince yatıyım dedim. Aklıma ahmet hulusi diye bi isim düştü bi anda. Yazdım googlea. ahmedmiş ahmet değil. Ama haketmedim yani gerçekten böyle bi insanın varlıgıyla şu saatte yüzleşmeyi. Herif kuranın sırrını çözmüş. Ama çözerken böyle bakıyoduysan? LÜTFEN YA.

tamam mı?

ben dövmüyorum o sağa sola çarpıyo

Tek bi derse girmemeyi seçmişken Evrenin mesaj yollamasıyla diğer derse girememek nedir? Hep yapıyo lan bunu. Hayır şimdi sabahki derse gitmiyoruz, öğlen durakta otobüs bekliyoruz diğer ders için ama otobüs gelmiyo. Normalde hiç yapmadıgı şey, derse gidicez yok resmen. Artık durakta kafayı arkaya vurup "Lan girmicez derse tamam yeter ki gelsin otobüs allaşgına." moduna giriyoruz. He tamam öyle işte. Proje yapıcam.