29 Aralık 2011 Perşembe

takılıyorum

Dün hiç bir zorlama olmadan, kendi irademizle kütüphaneye gittik. Çoğu kaynak ingilizce olduğundan sadece resimlere baktık diyebiliriz. Zaten poster design kitabında çok okumalık bişey bekleyemezsin. Her neyse bir çok isim aldım kitaplardan. Zaman zaman onları inceliyorum. Çok hoşuma giden bi tanesini paylaşmak istedim:
http://www.julieverhoeven.com/

Kısa süreli kütüphane yolculuğumuzun ardından nedense desen derslerine girmemenin vicdan azabını yaşadım. Her akşam olmasa da haftada 3-4 kere desen çalışmaya karar verdim. Bir sürü nü resim indirdim. 15 yaşındaki bi erkek çocuğundan farksız dosyalarım var.

Geçen internet üzerinden ilk defa kitap alışverişi yaptım. Gereksizce çok heycanlanıp, mutlu oldum artık hep öyle yapıcam. Kargo bugün geldim hemen başladım Sahilde Kafka'ya. İlk defa Japon yazar okuyorum onun heycanı da var bi de ne zamandır kitap okumamışım zaten.

Çok güzel animeler izledim son haftalarda. Bi tanesi Steins Gate kesinlikle. Oha noluyo lan? Eneee tepkileriyle doluydu. Çok iyiydi lan ama. Sonlara doğru heycandan ölüyosun zaten. Bu sahnede de bi tane zenciyle muhabbet ediyodu kendisi. Bi an kaptırıp herşeyi saydırınca e karşısındaki de zenci, doğal tepki verdi yani.

Kimi To Boku da cırlayıp duran liseli kız animelerinden sonra çok güzel oldu. Ne güldüm lan çok yüklendiler bu çocuğa. Bi 2. sezon olur diye umuyorum.
Bu da mawaru penguindrum. Şu gerizekalılar yüzünden hiç bi bok anlamadım çoğu yerde konuyu hep sonunda yakaladım. Çünkü bunları sahnede koyuyolar en öne yavrum orda boğuluyolar sıçıyolar türlü şeyler yaşıyolar arkada herifler möhim mevzulardan bahsediyo. Ben de bunları izlemekten takip edemedim adam gibi.
Çok geç izlediğim Nana var. Bitmesin diye azar azar izlemeye karar vermiştim ama olmadı. Son 2 bölümü de beklettim o kadar ama yine bitti. Koltukta kendimi ordan oraya atmama sebep oldu. Mangasının devamını okuyan birinden de çok pis spoiler yedim HAYVAN HERİF. bi spoiler veryom okumayın abiler de de mi! Okumadım bile göz gezdirirken ÇAT diye belirdi. 
Boku wa tomodachi ga sukunai de en çok eğlendiğim animelerden biriydi. Çokta gereksiz bi dram yapmaya çalıştı ama çok uzun sürmedi güzel oldu.
Böyle de düz yazı yazasım geldi gitti işte. Birazdan da desen çizicem yine. Öyle lan hayat. Yılbaşında napıyoz muhabbetlerinden sonra da en son evde oturmaya karar verdim. Sevmiyorum lan gereksizce yorulmayı. Uykum geldiğinde sıcacık yatağıma girebiliyim istiyorum. Gecenin bi yarısı Ankara sokaklarında ne işim var! BAY.

6 yorum :

  1. hayvan hani bana atıcaktın isimleri bide gelmiyosn yani ozmn kesin bize :D

    YanıtlaSil
  2. çok terbiyesizsin. ayrıcana TEK TEK SANA ATMAKLA MI UĞRAŞICAM PAZARTESİ FLAŞINI GETİRİRSİN SOKARSIN LAPTOPA ALIRSIN.

    YanıtlaSil
  3. Burada olsaydın saat 3-5 arası -EY.EM AMA- sana ingilizce öğretebilirdim:)

    YanıtlaSil
  4. Tiksiniyorum ingilizceden. Ama şart tabi.

    YanıtlaSil
  5. böyle sevdiğin animelerin isimlerini vermen süper oluyor, ben de takip ediyorum, biraz hazırcıyım sanırım:) Nana'yı çok beğendim, diğerlerine de göz atıcam. bu arada Murakami kitapları çok iyi, Zemberek Kuşunun Güncesi'ni de özellikle tavsiye ederim, bir de Yukio Mişima kitaplarını tavsiye ederim, iyi yıllar, sevgiler:)

    YanıtlaSil
  6. Gönül isterdi ki bir anime incelemesi yazabileyim ama, onu yazabilecek ne sabrım ne de yeteneğim var. Bu söylediğim animeleri seveceğin garantisi verebilirim diyebilirim sadece :)
    Murakami'nin kitaplarını listeye soktum hepsini alıyorum zaten sırayla. Yukio Mişima'ya da bakıyorum hemen teşekkür ettim.

    YanıtlaSil