3 Ekim 2011 Pazartesi

ilk aşamadan kalmanın hastasıyız

Bu ilk ders gününde anladık ki bu sene işimiz çok zor. Yine bir Burcucum vakası yaşamadan artık verebilmek istiyorum şu dersi! Ama saatlerce tığçeyle birbirimize hiç bi göz temasında bulunmadan yaşamaya çalışıyoruz. Bütün acıyı içimizde tavanda yerde ve çanta saplarında yaşıyoruz. Bi kaç yan göz bakışmasıyla bile gülme şiddetimizi görünce daha ileri gidilmez. Ama sen neler yapıyosun ya?! Hala mı ha hala mı?! Kaçıııın diye bağırasım geldi yok öyle bişey yok öyle yeni maceralar eğlenceli görseller falan! Ayrıca kaçtıkça yanımızdasın <3 Ve neden insanlara güzelim demek zorundayız acaba?! Kaküle deniyo mu lan öyle. Nereye baksak bilemedik tavan, yer, çanta sapları yetmedi yetemedi!
Ders bitimi batuyla birbirimizi yine enene ile bulduk. Beycafeye gittik ki. OLMUŞ ABİ OLMUŞ LAN YEMİNLE VALLA BAK. Batu ve Berki de sayarsak 4 kişi var sana helelileyli. "Her yıl biraz daha ron" felsefesi olmuş adamın. Ama mert haketmedi. Özür dileriz mert. 4 ay tatilden sonra da çok güzel "çat diye bak"lar yaşadık. Daha da tatmin olamazdım. Ayrıca soldan giren ilk kişinin götündeki sivilceyi sıktım. Bi de 3 yıldır ilk defa beycafede tavla oynadık. Ama dizmeyi bilemedik çıldırdık. Bi arkadaşı getirdik dizdirdik oynadık. Biiii deee beycafeye yeni olaylar getirmeye kalkmışınız ama resmen içerde Atatürk bekliyo bizi. Girişi Anıtkabir'e çevirmeniz?!
Otostopta da herkes evine dağılıcakken yine bi anda kızılaya tunalıya gidilsin oldu. 4 kişi bi arabanın arka koltuğuna oturduk. Öyle 4 kişi dediysem birisi amerikan topçusu birinin memesi kendinden hava yastıklı. Arkadaşımın kucağında araba tavanına yapışık gittim. Çok mutsuzuz.
Waffle yemeye gittik. Kağıda adımı Namık yazdım. yazık çocuk Namık Bey? diyip batu ve berke bakınca sesin hiç karşıdan gelmesini beklemiyodu. Ben alıyım dedim. özür diledi. Sonra kağıdı gösterdi ama burda... dedi evet namık dedim. Yazık. Namık kalkar dedim kalktım Japonca kursuma doğru yol aldım. Yazcam bay.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder