31 Aralık 2011 Cumartesi

Bi çift lafım var

"Seneye görüşürüz" çok kaliteli espri bence. Hiç yapanlara bok sürülmüş ifadesiyle bakmadım, güldüm hep. Mis gibi espri lan. Öyle her zaman yapamıyosun bi kere. Bekliyo yavaş yavaş demleniyo. "Bize her gün bayram" yavşaklığında değil. Tam tumturaklı! Az önce evdekilere yapma şansı buldum söyledikten sonra çok güldüm. Gülüyom ben öyle şeylere. Yalnız kardeşim ilk defa karşılaştı böyle bişeyle onun suratını asla unutamam. Altında yatan anlamı açıklamakla çok vakit kaybettim. Ha bi de yemek yemeden önce annem video çek dedi. Heves etti, bişey diyemiyosun tabi. Koydum koltuğun üstüne biz yemek yerken çekti orda. Mantı yedik ayıptır söylemesi. Ama neden güzelim yemek yerken annemin Korede şahit olduğu yemek çeşitlerinden bahsettik bilmiyorum. Misal; (bu da iğrenç bi laf lan) koca bir leğen suya doldurulmuş domuz iç organları, kulağı vs. Çöp sanmışlar ama satılıyomuş. Hamamböcekleri satan yerler. Babam da yılan yeseniz bi daha hayatta tavuk yemezsiniz gibi muhabbetlere girdi. Ailemi garipsemenizi istemem ama yeni yıla kadar bi daha görüşmeyelim diye odama kapandım. HADİ SENEYE GÖRÜŞÜRÜK DAHSDADADADGASDHAGDJAHGD

olur mu lan olur mu? olurunu söyleyin!


Bunlarla uğraşıyorum şu an. Burda bi tane de elimde 7-8 tane var. Son artık beynimi şöyle bi sıkıp sallayınca çıkanlar. İllustatorü de kapatamıyorum lan. Valla intahar edicem ha! Çarşamba gününe kadar laptopı hiç kapatamam bi kapatırsam hiç iş falan kalmıcak. Anca "djaoısjd.jpeg" lerle idare edicem. İntahar edicem ha!

böyle gitmez

En son Usagi Drop'u bitirdim. Aishiteruze Baby'deki bebeye ço şirin derdim ta ki bunu görene kadar. Lan nasıl gidip öldüresim geldi severek!
Gerizekalı bi tipe bak ya! Onu geç, öyle dolanırken (evet yapıcak bir sürü projem varken anime izleyip dolanabiliyorum) bi  baktım bunun filminde Matsuyama Kenichi var.Temiz çocuk. Öyle hayat işte. Bi ara izliyim diye not almış oldum buraya.

İllustratorum çok bok. Sktirsin gitsin hatta. Yaptığım hiç bir şeyi kaydedemeden çıkmama olanak sağlıyor. Çok temiz illustator. Can can!
Facebook ne zaman, nasıl öleceğini öğrenen insanlarla doldu taştı. Neden bi virüs gibi yayılıyosunuz NEDEN!?

30 Aralık 2011 Cuma

dursun, sakınca yok


Burdan devam ediyim. Ama çok gözümü aldı her an da kaldırabilirim. Her neyse, bugün itibariyle deyim yerindeyse içe doğru sıçış eylemine başlamış bulunmaktayım. O kadar kültürel açıdan aktif zaman geçirmeme rağmen gerizekalı beynim ve ben 80'ler temalı dergi kapağı tasarımı için hala hiç bir şey yapamamaktayız. Derslerin son haftası ve artık yaptım yaptım. Sonra final haftası projeleri verdim verdim. Gevrek gülüyom şu an. Ama sıçıyorum aslında. Geçenlerde bizim burdaki marketten bi bardak almıştım. Çin malı muhtemel, üstünde sevimli onigiriler olan kapaklı bi bardak. Konuşuyom öyle ama hala sıçıyom aslında.

29 Aralık 2011 Perşembe

takılıyorum

Dün hiç bir zorlama olmadan, kendi irademizle kütüphaneye gittik. Çoğu kaynak ingilizce olduğundan sadece resimlere baktık diyebiliriz. Zaten poster design kitabında çok okumalık bişey bekleyemezsin. Her neyse bir çok isim aldım kitaplardan. Zaman zaman onları inceliyorum. Çok hoşuma giden bi tanesini paylaşmak istedim:
http://www.julieverhoeven.com/

Kısa süreli kütüphane yolculuğumuzun ardından nedense desen derslerine girmemenin vicdan azabını yaşadım. Her akşam olmasa da haftada 3-4 kere desen çalışmaya karar verdim. Bir sürü nü resim indirdim. 15 yaşındaki bi erkek çocuğundan farksız dosyalarım var.

Geçen internet üzerinden ilk defa kitap alışverişi yaptım. Gereksizce çok heycanlanıp, mutlu oldum artık hep öyle yapıcam. Kargo bugün geldim hemen başladım Sahilde Kafka'ya. İlk defa Japon yazar okuyorum onun heycanı da var bi de ne zamandır kitap okumamışım zaten.

Çok güzel animeler izledim son haftalarda. Bi tanesi Steins Gate kesinlikle. Oha noluyo lan? Eneee tepkileriyle doluydu. Çok iyiydi lan ama. Sonlara doğru heycandan ölüyosun zaten. Bu sahnede de bi tane zenciyle muhabbet ediyodu kendisi. Bi an kaptırıp herşeyi saydırınca e karşısındaki de zenci, doğal tepki verdi yani.

Kimi To Boku da cırlayıp duran liseli kız animelerinden sonra çok güzel oldu. Ne güldüm lan çok yüklendiler bu çocuğa. Bi 2. sezon olur diye umuyorum.
Bu da mawaru penguindrum. Şu gerizekalılar yüzünden hiç bi bok anlamadım çoğu yerde konuyu hep sonunda yakaladım. Çünkü bunları sahnede koyuyolar en öne yavrum orda boğuluyolar sıçıyolar türlü şeyler yaşıyolar arkada herifler möhim mevzulardan bahsediyo. Ben de bunları izlemekten takip edemedim adam gibi.
Çok geç izlediğim Nana var. Bitmesin diye azar azar izlemeye karar vermiştim ama olmadı. Son 2 bölümü de beklettim o kadar ama yine bitti. Koltukta kendimi ordan oraya atmama sebep oldu. Mangasının devamını okuyan birinden de çok pis spoiler yedim HAYVAN HERİF. bi spoiler veryom okumayın abiler de de mi! Okumadım bile göz gezdirirken ÇAT diye belirdi. 
Boku wa tomodachi ga sukunai de en çok eğlendiğim animelerden biriydi. Çokta gereksiz bi dram yapmaya çalıştı ama çok uzun sürmedi güzel oldu.
Böyle de düz yazı yazasım geldi gitti işte. Birazdan da desen çizicem yine. Öyle lan hayat. Yılbaşında napıyoz muhabbetlerinden sonra da en son evde oturmaya karar verdim. Sevmiyorum lan gereksizce yorulmayı. Uykum geldiğinde sıcacık yatağıma girebiliyim istiyorum. Gecenin bi yarısı Ankara sokaklarında ne işim var! BAY.

28 Aralık 2011 Çarşamba

her zaman demem ama çok mükemmelim

Bugün çok "tesadüfen yaşıyorum" günü oldu benim için. Dün gece uyumak istemedim. Biraz proje kastım biraz anime izledim sabah 5 gibi yattım. Saatimi de 7ye kurmuştum. Sonra saat 6 buçukta işemek üzre uyandım. Sonra tekrar yattım. Yine çişim geldi uyandım gittim işedim, baktım hava aydınlanmış. Yatağa yattım alarmın çalmasını bekliyorum. Tesadüfen telefona baktım "ben çıkıyorum" diye mesaj var. Neden la? dedim. Sonra saate baktım 8.10. Hassktir diyemedim. Sonraki 10 dkda ne yaşandı bilmiyorum. Ama gözüme eyeliner (allahın belası, bana şunun bi güzel türkçesini söyleyin) bile sürebilmişim! KEŞKE ÜSTÜME DE TİŞÖRTTEN BAŞKA Bİ ŞEY DAHA GİYSEYMİŞİM. Götüm dondu amk. Hayatımın belirsiz bu 10dksında yapmayı her zaman unuttuğum şey, gidip dolaptan bi şişe su kapmışım. Evden çıktıktan sonra kimse görmedi beni eminim. Resmen Flash gibi gittim durağa. 5dklık yolu o 10dklık sürece sığdırdım. Evren bu sefer benden yanaydı daha durağa ulaşamadan bi otobüs yollamış önüne atladım bindim. Herkes baktı bi an o zaman hassktr dedim işte kesin bişeyi giymeyi unuttum, ters giydim dedim. Sorun yoktu. Tüm yolu kusma hissiyle gidip derse yetişmeyi başardım. Kendimle çok gurur duyyom.

27 Aralık 2011 Salı

ben hayatımda böyle gülmedim olm

Şimdi sizinle aşşegül ablanın eserini paylaşıcam. Şu şarkıların başını dinlemek yeterli. Bi yandan da sözlerine bakalım lütfen:

sürme kota çaça montu narinn
bi ara ge ossur fadır 
habu çocuaa el sur yandin
niki gaç orospi

saralı o taniyom çok ama saralı
tum görene bildigi ettigi numara
ah mus ah mus ah mustafaaa a a a
oov mustafaaa

narin mokka kağıdındamı sarın lo
muu tukçe mi re do mu tukçe kağıdı su onun bee
çayı dök gee pil ver ne ka para pe
odunu normal çevir gee normal kağıdı çevir gee

kablo versun annen o ni yema baba musstafaa



*Naber Haluk Naber Çelik nedir ama nedir!!! Farkettiğinizde gülün bence.














seyyar ketçap na la tukçe feyk ooo
montu tavana yayma katla
ısınma dans et yine utanma tuçem oylee
gotine kodi tekkmaa


seyyar dansing sen çayla çay o
yaw sen ne yiyisin ne o fuck oo
tavşanla pusy sen uçaysin götin boksa
tuğçe ne yapiyn heyvaann


merii meriii kirismıss
lonliy lonliyy kirismıss e long
çook uzun çok uzun bu kupaa


OLM ÇOK GÜLÜYOM BEN.

26 Aralık 2011 Pazartesi

bu aptalları istiyorum


Vektörel bi çizim yaptım ama renkler temsili. Dövme olarak istiyorum ama göt korkusuna yaptıramam gibi geliyo. Zamanında nasıl oldu da burnumu deldirdim bilmiyorum zaten.

Bugün bir Çinli'yi memleketine yolladım

Tıkçe'yle her şeyi göze alıp (Pazar akşamı dışarda olmak, otobüsü kaçırmak, 35tl, bürokrat adamlar, çirkin çocuklar, zenci türbanlılar) Japonca hocamın çağırdığı kursçanak gidilen Japon yemeği olayına katıldık. Hiç bi zaman istediğimiz gibi olmaz zaten, yine olmadı tabi. Ama hay lanet denmedi en azından çünkü kendi aramızda yine kahkahayla sıçabildik. Yanımızdaki herifler 10. kur adamlarıydı bekledim ki hep Japonca konuşsunlar yok olmadı.
Neyse hayatımın ilk miso çorbasını içtim. Getirsinler içerim ama ah bi olsa da içsek demem. Şurda üstüne limon sıkıp pul biber döküp yenicek mercimek çorbası efenime ezogelin bi kaşşarlı domates çorbası varken.
Sonra çeşitli etli susamlı böreksi bişeyler bişeyler. Onların yanında Sashimi getirdiler. ÇİĞ BALIK DİYECEKSİNİZ ÇİĞ BALIK! Aldım bi tane de inat ettim bitirdim ama hayatımda öyle mimiği bi arada yapmadım. Böyle bi de yanağımla dişim arasında bi parça kaldı hayatta dilimi götürüp almadım bırak ne hali varsa görsün kendi kendine aksın gitsin ben hissetmiyim dedim. Balığa alttan çakmak tutmayı düşündük ha.
Hep bitti sandım bitmemiş ondan sonra masa doldu hayvan gibi. Tavukla ananas bir arada yenmez arkadaşım. Ananas pişirilmez tatlı-ekşi sosa batırılmaz! Bi de bişeyi aldım tel kadayıf ha bu dedim keh keh keh sonra karides çıktı lan. 
Ha bi de sake söyledik 5 kişi ortak bi bakalım diye. Getirdikleri bardakları çok sevdim. Gece boyu koltukaltı civarımda döndürüp saklamaya çalıştım. Bi tane garson çok şüphelendi benden. Ama yılmadım o bardağı aldırtmadım, her garson eli masaya uzandığında ağlarcasına gerildim bardak gidecek diye. Gecenin sonunda bardağı attım çantama (olm çogseldi lan). Sonra hesap ödendi vs. biz erken çıktık otobüse yetişmek için. Tam çıkarken aklımıza geldi suç mahaline geri döndüm, tam da benden şüphelenen adama " boş sake şişelerinizden alabilir miyim?" dedim. Verdi sağolsun. 
Bütün yemekleri de mutfak kısmında gördüğümüz adını Satou koyduğumuz Satou-san için yedik. Enseden biraz Türkümsüydü ama yavaş yavaş belli etti kendini Japonluğunu. Senin için diyip diyip yedim o sashimiyi. San dediğime bakma gider geyşası olurum 2 dakkaya satou-kun derim ordan saboşa geçerim. 
İlk oturduğumuzda telefon çaldı. Benim telefonda çin halk müziğiyle ötmekte. Orda bi tane Çinli yavrum gariban duydu hemen kafayı kaldırdı güldü bağa  ay dedim yavrııım memleket hasretimi çekiyon sen özledin mi gülüüğm dedim bildinmi bu şarkıyı dedim kahroldum. Bi de onun için yedim.

25 Aralık 2011 Pazar

selam (sevgiler...)

Babam bana yılbaşı hediyesi 10luk ego kart aldı. Daha güzeli olamazdı lan şu hayatta. İlk başta da 20lik sandım da fazladan sevinme gafletinde bulundum. Sonra otobüste farkettim. Olsun. Bi de geçenlerde konuşuyoduk öyle kahvaltıda. Yine tatminsizliklerimden bahsediyodum. Derslerden, hocalardan vs. Ben mezun olmam ha dedim. Bi yerde bırakırım yeterli görüp gerisine gerek yok derim dedim. Sonra dedim zaten mezun olmayıp benden önce işe giren herifle dolu olcak ortam hiç kaldıramam. Zaten hemen hemen herşeyden çabuk sıkılan sonra dönüp yüzüne bakmayan bi insanım. Bu aralar da hiç kendi mesleğimi yapıcakmışım gibi hissetmiyorum. Neyse annem de ; neyse sen bi yine de mezun ol da dedi. O tonlamayı veremem ama, o bile sallamıyo mezun olurum, olmam. Sevdim annemi.

24 Aralık 2011 Cumartesi

22 Aralık 2011 Perşembe

zevk için alıyoruz

Böyle bişeye başladım ama nereye gider ne değişir bi fikrim yok.  Aslında amacım bu değildi 80lerle alakalı bi dergi kapağı yapmam gerekiyodu. Nerden nereye durumları yaşıyorum zaten. 1 saate yakın bi zamandır da arkadaşımın milliyet galeriden bişey atmasıyla orda dolanmaya başladım. Kimin götü görünmüş, kim öpüşmüş olaylara hakimim. Hasta hasta evde yatmanın tadını çıkaramadığımı hissediyorum.
 Aldığım haberlere göre de Şubat'ta Japonca kursum başlıyo. Bu pazar da Japonca hocaları ve üst kurdakilerle Japon yemeği yemeye gidiyoruz. Bizi ne bekliyo bilmiyorum nasıl tipler vardır bu üst kurlarda. Hepsi tanrı zaten benim için şu an Japonca konuşuyolardır aralarında!
Nana'ya başladım. Hiç böyle bi anime olmasını beklemiyodum. Bitmesin diye de az az izlemeye çalışıyorum. Ama çok iyi lan!

20 Aralık 2011 Salı

halk oylaması (ihtiyaçtan :'))

Yarınki dersim için bi seçim yapmam gerekiyo ama bi genele hitap etmek istedim. Hani alıcak olsan (ki evet ben de almam da hadi mecbur kaldın) hangisini tercih ederdin? Bi açıklama beklemiyorum 1,2, demek yeterli.























Karar verirken de vaktiniz boşa geçmesin diye bişeyler yazıyım. Hizmete bak yok böyle bişey. Yazıcak pek bişey de yok. Hayatımın renkliliği yandaki etiketlerden belli zaten. Ha bi de geçen otostopta bindiğimiz arabada kadın arkadaşıyla konuşuyo işte " Yahahaha işte biz de ara tatil için Amerika'ya gidiyoruz, evi de tuttuk, biletlerimizi de aldık..." Bize dönse dese siz ne yapıyosunuz diye " İşte biz de polis evinde kalcaz :')" bu yani. Bu kadar. Bi de marketten ne alıcaksın sorusuna aynı anda "şalgam suyu" ve de "jilet" cevaplarını veren insanlarız. Bu aralar günler böyle geçiyor amk. Artık karar da vermişsinizdir bence. TEŞEKKÜRLER.

19 Aralık 2011 Pazartesi

lan adam sen insanı ergenleştirirsin.


" Burda dursun" serime elijahlardan sonra yeni bir hava getirmek istiyorum.

sebebim sensin (gökhan özen)

Her zaman dediğim gibi "çok az kaldı". Bi insan ara tatilini bu kadar iple çekmemeli ama çok sosyal planlarım var. Ama kötü olan şu ki artık okula gitmek için sebep yaratamıyorum.

Bugün sırf telefonuma yeni melodiler attım diye geldim. Evde olsam biri arasa hemen sessize alıyorum çünkü. Ama şimdi okulda olunca telefonu duyucam sonra çantamdan laptopımdan geçip cebime ulaşıcam o sırada baya bi çalmış olcak zaten. Çin halk müziği gibi bişey çalıyo lan bi de duysan mehter marşı.

Geçen hafta 3 gün gittim. Çünkü telefonumda 3gün okumalık manga vardı. Cuma gününe bitmişti (salı günü dersim yok açıklayıcı olmam gerekirse). O günde estetik ve sanat felsefesi sınavım vardı giremedim! Çalışmamış olabilirim ama sebebim olsa giderdim!

Ondan önceki hafta daha zorluydu. Tek hatırladığım yeni bi çorap almıştım. Giyer giderim dedim gittim.

Ya bundan sonrası!! Bu hafta yeni melodilerimle atlatırım ama sonraki 2 hafta!

Bari Gökçek bi üstgeçit daha yaptırsa ne biliyim bi yerlere daha çeşmeli fıskiyeli havuzlar yaptırsa, aa bi göriyim lan yolda desem de gitsem okula! Sen seviyosun böyle şeyleri, okusan beni kırmazsın aslında ;)

*Şimdi dersteyim de hoca ekrandaki 3-5 renkli noktaya "Evet GÖRDÜĞÜNÜZ gibi sanatçı burda bir HALK KONSERİ afişi yapmış" dedi. HOCAM BEN GÖRMÜYOM. Bırakıyom okulu.

18 Aralık 2011 Pazar

çok değiştim eskisi gibi değilim

Çok sinirliyim ha. Bütün günümü bi bok yapamadan geçirdim! Alıyorum elime kağıt kalemi en son yaptığım şeye sinirlenip karalıyorum. Tableti, laptopı alıyorum yine en son yaptığım şeye sinirlenip ikisini de güzelce yerine koyuyorum. Mutfakla salon arasındaki mükemmel bölgeme geçip kafamı yukarı kaldırıp ellerimle gözlerime bastırarak düşünüyorum. Ama eski ruhu yakalayamıyorum. Neden dersek! Ne yaparsam yapayım hoca onay vermicek. Kendi istediğim şeyi değil hocanın istediği şeyi yapmak zorundayım. Ama kendi istediklerimde takılıp kalıyorum. HOCAM DÜŞÜNEMİYOM SİZİN GİBİ. Alttaki kızı da gidicem 2 vurup gelicem 2 saattir ağlıyo lan "burnum düştüğüüğğüü" diye. Ne demek istediğini anlamadım ama.

17 Aralık 2011 Cumartesi

Japonca'nın gözünü seveyim



(başta gereksiz bi gerilim var artık sözlerde ne diyosa)
I'll be back inda şinanıççacın gooya
kıdahışınnanan hınanan goyaaa
kınnınnerin narın mugulsarambisun nattiyeeeğ
(Hayatımda böyle dans görmedim lan kim dedi olm size bunu yapın diye)
Hıpçagın niden ottoke nan ottoke 
Harammarın nigel nuriççe ottoke ininnaan
Niginaal hıççarınını hıncaindiindi nindayaa
Yasıpgaççaanaaa yovanhil cımalcınmalcagool (burda da çok korkunç bi dans var)
hıtınbınnayyahalfhakdkghdıakfadjdhasdjashd
i'll be back (seçilebilen ingilizceler)
djaıdjasdasdlkasodk goyyaa
daksldkasfjadkfjasdkajsdasdlas gooyaaa
dkasdjaskdjasdjghjahdsua 
nattiyeee
you'll be back ...

Valla bunlar yüzünden yakında kılap kızı olup çıkıcaz. Ama böyle aklına gelince söylemeden edemiyo insan. Bi de bi kere açtım baktım sözlerine korktum kapadım o ne gereksiz sessiz harf kullanımıdır . 

şimdi gidiyorum akşama kadar vakit var

Beni umursayan bir kişi çıkacaktır ve şunu düzgün bir Türkçe'ye çevirecektir diye umuyorum.
"Sarcophagus carrying a cline scene upon the lid. As recorded in the inscription on the lid. Aurelia Botaine Demetria is reclining with her husband. The husband’s head isn’t carved in detail, but just blocked in. The figures carved between the columns on the body of the sarcophagus represent philosophy, wisdom etc. On the back of the sarcophagus are several carved scenes from the Trojan War cycle."
Ne çevirirsem çevireyim bi türlü müze afişine uygun cümleler düzemiyorum (evet). Dersi 2yıldır veremiyorum bi el atsanız :')
*akşama kadar değil lan bugün baskıyı aldım aldım yoksa vala acımaz bana burcucum diye girişir. Geçen yıllardan biliyorum.
*acındırmak gibi olmasın ama telefonun başında çaresiz bekliyorum modundayım.
*biri de oha abi demiş hevesim kırıldı hep :'(


* ÇOK YIPRANIYOM!!!!!!!!11!!1! biri "sakarbuskarp carrrlı dayında scence kupon biriktirmelimiyiz istemem lid.as gelirse rekorları in the sanki bir insepşin on the git. aunutella botanık le donetollo usta iş arıyor hazbıntta.the hasbınd nerdemı ? nasıl bılmezsın figüres cerved yanısı figuran kahvesının orada betmen komşusu " diye çevirdi.

16 Aralık 2011 Cuma

yeni yıl dilekleri mimi

Kendi halinde bir blog yazarı olarak bu mim işlerine geriliyorum. Ama tam da düşündüklerimin üzerine denk gelince yeni yıl dilekleri mimini yapıyım dedim. Öncelikle yeni yılın ağzını bi bulsam bi tane geçiririm. İstediklerim de yeni yıldan istenecek gibi değil. O yüzden burdan Evren'e sesleniyorum.
1. Bana gelecekten 3 saniye ver, eğer Ankara'da yaşlanıp ölüyosam şurda kalemi saplıyım gırtlağıma.
2.Hologram 3 boyutlu karakterlerle yaşayıp gidelim istiyorum. Bir sürü de yancı bulurum. Beni elin adamlarıyla muattap etme daha fazla.
3.Tanrının bi tavşan olduğu tüm dünyada kabul edilsin istiyorum. Öyle bi tavşan ki her ortama uyum sağlayabilen, yeri gelir " nasılsınız muhterem misafirler?" der yeri gelir "nabıyoğun lağ omuğagodoğm" der. Şirin lan.
4.Hem mezun oliyim hem de olmiyim istiyorum. Bu konuda ne yapıcaksın acaba.
5.Lada niva al bana.
6. Japonya'ya da gönder ama öyle 3 günmüş 2 haftaymış 5 aymış değil adam gibi gönder lan işte, senden zengini mi var.
7.Lady gaga müziği bıraksın.
8.Harry Potter devam etsin.
9.Eğer şu hologram işi olmazsa 6-7 farklı karakterle evlenmek istiyorum. Bunlar Koreli, Japon, Vegasta üstte gri tişört altta kotla evlenebileceğim biri, animelerdeki iblis karakterlerini seslendiren bi Japon (tercihen devil may crydan olsun), pastacı, bir adet Jason Bourne, piyanist, Dir En Grey'den Kyo (bi kenarda kusup dursun sorun değil), pilot ( 2012 filmini izlediyseniz zor zamanlarda lazım olur). Şimdilik bu kadar yeri gelir güncellerim beklemede kal.
10.Bundan sonrası çok gereksiz benim için ama tüm insanların huzuru adına: kimse ıslak havlu içinde osurmasın.

Yazarsa; googhan, Cream Xanthe, Azlittin., selocann, gasilhane.
Bay

Düzeltme: 12 dilek yazılıcakmış. Bana 10 yetti ama bilin diye söylüyorum. Affet gasilhane.

15 Aralık 2011 Perşembe

fahrenheit hanım

Sabah eskişehir yolunun mükemmelliğiyle çok kolay bi şekilde okula gittik. Tır kaza yapmış diyen var, yol çalışması diyen var ama 3-4 tır bekledim  görmeyi ben orda. Düz yolda kaza yapıyolar dedirtmeyin Türk insanına allaşgına. Derse geç kalmış bi halde gittik neyse ki hoca da geç kalmış. Geldiğinde de aa hoca sarhoş dedik. (hocam c yeter) Birine de görgüsüz dedi hayatımda da ilk öyle içten güldüm adama. Gülüyom ben öyle şeylere. O kadar devamsızlığa rağmen hafif bir şekilde 2. vize teslimleriyle olayı atlattık. Şimdi 3 günüm tatil ooohh değil tabi :') Neyse la az kaldı. Bu sefer yapıcam bence.

13 Aralık 2011 Salı

şu kadarcık yaşama sevincim kaldıysa

Bir boşa giden günle daha karşınızdayım. Dün fotoğraf stüdyosunu kullanmak için hocayla konuştuk. Bugün için 10 buçuk gibi gelin dedi. Dersimiz yok salı günü yatma günü ama tamam lan tamam lan gidelim lan diye gaza gel. Bugün sabah uyan hazırlan o kadar yolu çek okula git. Hoca yok. :)))))))))999999))9) YAKARIM LAN BURALARI!!!! En azından bi sekretere söyleseydi de adamdan anahtarı alabilseydik girebilseydik. Ama bizde işler öyle yürümez. Bırakıyom lan okulu.

12 Aralık 2011 Pazartesi

kız seni keserim


Bugün çok hor görüldüm lan ben. Çok yıpratıldım. Derste uyudu uyucak bi halde takılırken bi yandan da milletin işlerine olur/olmaz elemesi yapılıyodu. Bi taneyi beğendim de böyle el kaldırdım. Tek başıma belirdim orda. Sen hoca "neyse bunu geçelim zaten" de.  Söndüm lan ne biçim. Döndüm camdan dışarıyı izledim. Bütün gün kız seni keserim, kız seni gebertirim diye dilimize laf doladık gelene gidene çarptık. Öyle de gıcık bi gündü. Çok gereksizce tam eve giderken kızılayada gitmiş bulundum. Vala yaşamak bu değil lan. Az önce de bi daha hiç mavi saçlı olmıycağımı (nasıl yazıcağıma karar veremediğim bi kelimesin iğreniyom sizden pislikler) farkettim. Şimdi de ona üzülüyorum. Bi de tekrar eve çıktığımızda anane evlerinde bekleyen o çeyiz sandıklarını ele geçiricez içindekilerle işportada parayı bulurken, sandıkları battaniye doldurup içine oturmalık ortam hazırlıcaz. Bi konuştuğum lafa bak ya çok sıkıldım olum ben. Bay.

11 Aralık 2011 Pazar

sınav yarınsa hallederiz yani

Küçüklükten beri sınıfların gruplara ayrılıp bir şeyler yapılmasından nefret ettim. Grup çalışması bana göre değil. Bırakın kendi başıma yaparım her şeyi. O grupta sorumluluk almayanlar çıkar bi şey yapmazlar çıldırırdım zaten o an. Taam la taam bırakın ben yaparım der yine tekli bi çalışma halinde götürürdüm kendi işimi. İçinde yok lan çocuğun birileriyle beraber hareket etmek neyi aşılamaya çalışıyosunuz? Bak geldim 20 yaşıma bi bok aşılayamamışsınız. Hala biri çıkıpta dicek ki bu çalışmayı 4lü takımlar halinde yapıcaz, beni orda vurun. Başkasına muhtaç kalmıyım! İşim kimleyse gidip direk onunla hallediyim istiyorum araya birileri girmesin! Girmesin lan! Kaç gündür burda 2 tane dosya için çırpınıyorum ya! Ne olurdu yani araya adam sokmasan ben direk gelsem dosyaları sizden alsam hocam! Geril geril geril be! Biticek iş bitemedi bak. Gidiyim yapıyım. Bay!

10 Aralık 2011 Cumartesi

yormayın beni

Rüyamda Koyanagi Yuu'yla evliydim lan. İçgüveysi gelmiş ama benim ailede işi ilerletmiş baya geniş bi evdeyiz. Yuuda hala üniversite bebesi  astronot olcam diye başlayan hayalleri radyoloji bölümünde son bulmuş ordan da mühendislik fakültelerinden birine geçmiş. Bozuluyo tabi lan parayı ben getiriyorum eve diye. Öyle sorunlar var. Sonra bi yerde de saçımı topluyo bu. Saçımda nedense kızıl ve bi topluyo abarai renji gibi oluyorum. Bunun tartışmasını içimde sürdürürken de uyandım zaten lanet olası.

9 Aralık 2011 Cuma

asdfghjk

Hayatımda gördüğüm en güzel yorum lan. Sıçtık olum burda gülmekten! Sırf bu yorum yüzünden izliyoruz şu filmi allah belasını ya. İğrenç pislikler ASDF.

7 Aralık 2011 Çarşamba

adam şeytan la


Yatıyorum dedim ama baktım ki Ao No Exorcist ovası gelmiş. Hemen izliyim dedim. Başlayınca uverworld şarkısıyla açılış var ya allam içim heleleley oldu lan. Ne zamandır da dinlememişim zaten. Gözlerimde yaşlarla baktım böyle. Ova yapıyosunuz ama nerde lan Okumura'lar haaa??!! Tutup kediye bölüm yapmışsınız resmen.  Görünce dayanamadım dayadım resimleri. Yani şimdi böyle şeyler varken düz adama neden aşık olur lan insan bir ergen düşüncesine kapılıp gidersem. Öyle la. Hepimiz çirkiniz. Şu herifteki sekse bak. Bitiş şarkısını da 2pm'in yaptığını farkettim tekrardan. Eskiden sevmezdim de şimdi şarkı daha bi güzel geldi. Böyle alakasız tiplere de bitiş şarkısı yaptırmaları allah allah.

bir bakış attın kalbimi yaktın

Bugün "tüylerim diken diken oldu" meselesini oldukça uzatabilecek ve gülmekten sıçabilecek bi konumdaydık. Ayrıca Bruno'yu bulduuukk laaaaaağğn! Gittik sorduk direk böyle böyle bi edem vardı nerde o dedik böyle böyle olabilir dedi gittik önünden geçerken bi baktık tüm heybetiyle içerde duruyo lan. Otostop çekerken de nereye gidiceğini tam kestiremeyen insanlara rastlayıp zor anlar yaşadık. Bi tane kadına ne tarafa gidiyosunuz dedim bişeyler mırıldandı sonra ümitköy diye karar verdi "tamam kalsın" diyesim geldi baktım ayıp olur öyle demiyim dedim sadece kkkkk sesi çıkarabildim bi süre. Bi şekilde engel olmaya çalıştım ama yeterli olmadı. Sonra kkkkkkların sonunda 2-1 gülüşü attım bknz. tavlada zarın 2-1 gelme durumu. Asıl konuya da gelemedim lan uygun görseli bulamadım. Neyse uyku saatim geçiyo bay.

5 Aralık 2011 Pazartesi

12 yaşındaki çocuk böyle olmaz.

Yanlış yapıyonuz. Yok öyle bişey. Olsa yaşatmam bu ne lan?

sanane olm sanane sanane

Bugün dedim kendime şöyle gereksiz bi kitap alıyım. Gittik bakınıyoruz. Merak ettikleriniz zart zurt tarzı bi kitap. Tam ihtiyacım olan şey dedim. 2 tane vardı bi tanesini aldık bu ne la hepsini biliyoz ki dedik diğerine baktık daha bi merak edilesiydi. Baya da yorum yaptık orda bi tane dede de ben de merak ettim alıyım dedi kehkeh gülüşüyle geçti. Dede vala özür dilerim götüm gibi de kitap lan. 1 saatlik yolculuğumda ne acı çektim lan senin ağzına sıçarım kitap diye. Olm " Akvaryumu olanlar bilirler; balıklar gün boyu akvaryumun içinde oradan oraya salınıp dururlar." yazmışlar lan. Hassktir yeminle? Sonra bak bak bi ne yazmış ya cümlelere bak "Hepimiz öyle ya da böyle ağlamak zorunda kalmışızdır." Hadi lan? "Hepimiz mumları severiz." Manyak mısınız lan? Sanane lan sananneee!!! "Karşılaştığımız her insanın yaşını merak ederiz" Çünkü sapık olduğumdan evet. " Ayda ya da iki ayda bir kere mutlaka hepimiz saçlarımızı kestirmek için kuaförümüze uğrarız." Sonra da bıraktım zaten kitabı. Allah belasını versin. Direk gir lan konuya ne bilgi vericeksen!

4 Aralık 2011 Pazar

bir ebeveyn yemeği bile yiyemeyeceksem


Uyku düzenim sıçılmış durumdan sıçılmış duruma geçiyo engel olamıyorum. Öğlen uyuyup geceleri ayakta dolandığım durumdan kurtulduğumu sandığım günden beri akşam 10 11 gibi yatıp sabah 5-6 kalkıyorum. Her gün de biraz daha geri tepiyo bu saatler. Yakında babanemin günlük düzenine ulaşıcam lan sütlaçla ekmek falan yicem. Bugün yine 5te kalktım işte manga okudum bir sürü. Sonra anime izledim. Sonra dizi izledim. Bi tatil günü olsun istedim ama hep bi köşede afiş için şunu yapabilirim dergi için bunu yapabilirim düşüncesi olduğundan huzur bulamadım. Hala bulamıyorum ve birazdan tabletimi alıp işimin başına oturucam. 1-2 saate de uyurum kesin. Neyse işte Japonca kursumun kapandığı günden beri süregelen depresyonumu biraz azaltan bi dizi izledim. Bu sabahta mangasına el attım. Nasıl bi mutluluk nasıl bi mutluluk okurken, izlerken lan aaa aa! Sonra bitti tabi noldu eski hayat geri döndü. Gidiyom ben.

2 Aralık 2011 Cuma

bi haçlı küpeye

eline bastılar öldü

Arada bir kardeşimi okuldan almaya gittiğimde ortamın en huzursuzu oluyorum. Redkitin bar kapısı duruşuyla okul duvarına yaslanıp bekliyorum. Çok çılgın muhabbetlere tanık oluyorum malesef. Çocuğunun götü pişik olanlar, çamaşırlarla başı dertte  olanlar, ödev yaptırılamayan çocuklar... Vala hayat çok zor lan.

21 Kasım 2011 Pazartesi

yerim çok dar

İntihar düşünce eylemlerim devam ediyor. 3 gün uykusuz kaldım bir sürü eskiz yaptım. Ne belim kaldı ne bacak eklemlerim. Çalıştım lan apaçık besbelli. Bu  sabaha karşı -yazar yine uyumamış- illustratorun süresi doldu tam işlerimi ayarlarken çat diye gitti. Yaptığım yazı işleri orda mal gibi baktı bana. Jpeg, psd yapamadan elimden kaydı gitti piçler. Pes etmedim phtoshopla devam ettim. Evde kendime çok güzel bi köşe buldum, tam dış kapıyla mutfak kapısının arasındaki yerde güzel bi sinerji yakaladım. Orda mal gibi durup kafamı yukarı kaldırıp ellerimle gözüme bastırınca iyi fikirler geliyo bence. Her neyse sabahta okula gittim, çıktı alıcam kırtasiye kapalıydı. Sınıfta tekrar illustrate yüklemeye çalıştım, yok olmadı. Haricide işler vardı kendisi cortladı. Illustratordeki işlerin çözümünü bulmuştuk ki, ESKİZLERİN LAFI EDİLMEDİ. :') yeminle böyleyim hayata. Bi de alttaki video çok komik lan aslında.

17 Kasım 2011 Perşembe

insan değilsiniz

Allah belasını versin lan. Yine izledim. Ne olurdu filmin sonunu değiştirseydiniz bi kerede! NOLURDU OLUM :'(  bak saat olmuş 3 buçuk çocuğun yarın dersi var. Ölümümü hızlandırdım lan kendi kendime. Nerden dedim bi daha izlicem diye. Bu adam ibneyi oynasa yine ağlarım yeminle :'(

16 Kasım 2011 Çarşamba

az önce de mantarı yaktım ek olarak (başlık en son okunacak)

Bugün ölsem yeri ha! Hiç tartışmam tamam abi al beni derim. Ne güzel tam saatinde uyandım gittim otobüsümü bekledim. Sonra gelen otobüse binerken elim kart basmaya gitmedi "lan" dedim, sonra bastım ama. Her zaman gerildiğim o istanbul yoluna dönme yerinde ilk defa gerilmemiştim, piç döndü. Haddi değildi ama döndü işte eskişehir yoluydu aslında. Yine eski günlerdeki gibi 5-6 kişi inip eskişehir yolu otobüsü bekledik. Baya bekledim ben :') Sonra şans ki beytepe otobüsü geldi. Eski mekanımın tanıdık simalarını gördüm hüzün bastım. Sonracıma fakültemde indim 2-3 insanla konuşarak derse geç kalmamış ucu ucuna yetişmiş biri olarak merdivenleri çıktım. DERS YOKMUŞ LA! :') Naptım yine çömdüm bilgisayarda takıldım. Hayali arkadaşım tuğçenin kızılaya gitmesini bekledim. Otostop çektim. Herkesin 100.yıla gidesi tutmuş. Bi tanesine abi neden lan neden 100.yıla gidiyosun neresi lan orası demek istedim. Sonra bi fındık faresinin arabasında kızılaya ulaştım. Neşelenmek için marketlere gittim. Her zaman oyun aldığım Bruno'nun mekanı kapandığı için bknz. circop gittim elin adamından oyun aldım. Bruno'nun yeni mekanı nerde lan bilen duyan varsa bana bi desin allaşgınıza. Hani baya burnu var ekekekh. Sims3 ek paketi aldım diye gidip stuff almışım zaten. Bruno olsa öyle mi olurdu. 3 tane yer paspası için 2 dvd harcamışınız lan hayvanlar. Allam öliyim de kurtulıyım. Hadi bay ya.
*hayali arkadaşım tuğçe brunoyu googleda arıyo lan öyle böyle bi hal değil yani.

14 Kasım 2011 Pazartesi

atıyosan at abi giriyorum ben senaryo gereği

Odamda boya kokusuyla yavaş bi ölüme terkettim kendimi. Zaten 2 gündür yaşadıklarım bana fazla. Bankadan 50 lira çekip 48 liranın malzeme ve fotoğraf baskısına gitmesiyle ve yine bir 2 lirayla yüzleşmeyle hayat bitmişti zaten. Sonra bi nevi dolabımız kaçırıldı. Sanırım. Bu şekilde düşünmek daha heycan verici. Haftasonumdan ödün verdim ve fakülteye gittim. Dedim taam la taam hadi lan taam dedim kasıyım az şu işi dedim. Sen git bak ki dolap bomboş.Şöyle güldüm :) dolabın içine. Ne çalıyonuz lan?! İlk yıllarımda 5.5tl ye aldıgımı söyleyip hava attıgım talensim, 3 yıldır derse girmenin nasip olmadığı teknik çizim için aldığım T cetvelim, elbet lazım olur kağıtlarımız hep gitti. Aynı sınıftaki bi kızın işlerinin çalıntı olduğunu nasıl 30 yıl sonra da olsa ispat etmeye kararlıysam bu çalanı da 30 yıl sonra da bulsam dalıcam. PAZAR GÜNÜMÜ YAKTIN. Neyse ki 48 lirama guaj boya da almıştım. Ona da kuş yemi kadar koymuşlar boyayı sıçtığım. Bitti lan! İşte en büyük mutluluğum geçen bi Çinli yardık biz. Gözlerime inanamadım. Ne dedimde hatırlamıyorum yarıldı lan! Herif Çinli olum! Şoka girdik zaten yarılıyo lan herif oha yarılıyoo laaannn. Ok hadi bay.
*çalınmamış lan. hoca boşaltmış.

2 Kasım 2011 Çarşamba

hoş değil

Sabahın 6 buçuğunda elimde şirin baba pipisi kıvamında bir bereyle oturuyorum. Neden mi? Çünkü benim s.kik beynim dedi ki dur lan bi bere öriyim. İp buldu, şiş buldu. Gecenin bi yarısı internette nasıl başlanır nasıl bitirilir ne nerden nereye sokulur videoları izledi tabi ki de örgüyle ilgili. O güzel boş vaktini uyumak varken s.k gibi bi bereyi yaparak geçirdi. Ve elimizde kafam kadar ponponlu şirin baba pipisi. Aklıma sokıyım. Her lanet gün takıcam lan bunu. Kafamda kokana kadar çıkarmıcam!

30 Ekim 2011 Pazar

Aman karışmasın

Çok benziyolar lan. Öyle böyle değil. Tarzları aynı zaten.

hayat bir kez daha vurdu

Killing Spree
Rampage
Unstoppable
Dominating
Godlike
Legendary


Sonra kardeşin Interneti kapatsın :))))))99)))999))))))9))99)))))))

MÜSLÜM GÜRSES - SENDE KALMIŞ (BUNALIM)

Mutsuzluğumdan ağlayabileceğim şu an! Bugün Japonca sınavı olduk. Çok birinci cevaplar verdim ama 5 kişilik başlayan sınıf bugün 2ye düştüğü için 2.kuru açmıyolar haklı olarak. Ölsem mi ne yapsam? Japonca öğrencekseniz Ankaradaysanız Tömere gitsenize lan allasen. Gidin de 2.kura geldiğinizde ordan devam edebilelim lan allasen. Bak allan adını verdim. Bi de inadına herkes çok mu mutluydu neydi bugün. Herkesin suratına bi tane gömesim geldi. Zaten içimdeki bu acıyla otobüs beklerken 2 taraflı kıstırıldım. Arkamda burun ucunda sümük tutan devasa çocuk hık dese kafama düşücek, önümde çok yanlış şekilde yaşlanmış bi amca. Onlara mı yaslasaydım kafamı ha onlara mı! Şurda Japonca felsefe yapamadıktan sonra yaşamanın ne anlamı var!