30 Ekim 2010 Cumartesi

kılabır

Şimdiiğ ben gereksizce naptım Eskişehir'e gittim cuma günü. Eve de bi kaç saat önce geldim zaten. Yazmazsam ölücem lan!


Arkadaşımın arkadaşının doğumgünü varmışta ona çağırmıştı işte. Neyse trenle gittik tıngırmıngır.Hava bildiğin buz gibiydi suratımızı kesti attı. İnince bi kaç mekana gittik. Sonra öğrendik ki doğumgünü bi tane kılapta yapılıcakmış. Hayır lan olmaz dicek halimiz yok ya tağam dedik. Bilmediğimiz alışık olmadığımız mekan olmasının verdiği coşkuylaan gece 12 da falan gittik oraya. Lan içerisi nasıl kusmuk kokuyo kahretsin sizi gidiler ya. Öyle oynayın oynayın bi de kusun kapalı yere var mı lan?! Bi dışarı çıktık önce. Sonra güruh konumlanamadı tekrar girdiler vs bi kaç yer değişikliğiyle pozisyon alındı. Merve'yle ben gözümüze bi kaç figür kestirdik onları izliyoruz. Dans edişleri falan. Bi tane gözünü sevdiğimin keli vardı nassı oynuyo nassı ya. Ama çok eğlendik bu aşamalarda biz. Sonra lean dedik ne biçim oynuyonuz olüüm!? Kızlar böyle hafiften bi sallantı halinde aynı hareketler falan. Biz başladık bayaaca yer kaplayarak dans etmeye. Ama o nasıl kendini aşmış figürler ya. Bildiğin kendinden efektli dans ettik. Hande yener dansları falan yaptık. İlk başta uyum sağlayamadık müziğe. Anlamadım lan bi yer geliyo hepsi ooooooğğğğ falan diyo. Ama sonra kavradık olayı yeri geldi ooooğlara katıldık yani. O danslarla insanlar üzerinde çok yanlış izlenimler bıraktık ama tarz olarak fakdısistım idik. Sonra bi arkadaşı tren istasyonuna bırakmamız gerekti sabaha karşın 3te. Çıktık. Dönüşte barların ordan geçerken şarkıyı duyup içeri daldık bi barda. Canlı müzik falan ooooohggg dedik. Dımtıs dımtıs beyin tikildi yani. 2 şarkı orda dağıttık yine mekanımıza döndüüük. Artık benimsemiştik lan zaten. 4 gibi de ordan çıktık heralde. Börekçiye falan gittik. Sonra Banu'nun evine gittik. Seni Banu seni yaa. Ordan da sabahı ettik çıktık gez dolaş treni kaçırıyoduk. Yanlış yola sapmışız bi amcaya sorduk dedi ters yol. Döndük hemen bi baktık 10dk var. Tüm yol koşarak gittik! Son dk.da istasyona vardık. LAaaaaaaağn tren karşıda. Ay diyoruz nasıl geçcez. Merve atlamayı düşünmüş ya garibim. Sonra alttan merdiven varmış gördük indik. Ve bindiğimizin bi 10sn sonrası tren kalktı laağn! Uyumuşuz zaten hep. Şimdi napıyorum cs3lere gömüldüm boyama yapıyorum napcam!

25 Ekim 2010 Pazartesi

Arada bi yazılan blog

Eveeet Ekim tablomuza baktığımızda anlıyoruz ki okul başlamış, projeler dayamış ve blog 5 tane yazılmış. Hepsi de skndrk bi şekilde hemde. Proje yaptığımdan da değil. Napıyorum lan ben harbi?

Okul başlayınca entrika oluyo lan hayatım! Bi de şu psikolojiye girdim; sanki sürekli bi etkinliğim olmalıymış gibi. Bu hafta mesela çok alakasızca eskişehire gidicem. Ne işim var bilmiyorum. Arkadaşım gel gidelim dedi gidiyorum. İşsizim, arayıştayım ama bulsam da bırakırım.

Çok garip insanlarla da tanıştım. Ama orda bıraktım. Garipsiniz oluuuuuğğm!

16 Ekim 2010 Cumartesi

Konulu blog

Akşam bindik otobüse gidiyoruz tuçeyle. Lan şu bi belamızı verse yeminnen rahatlıcam ya o kadar boş muhabbet ki!
Şimdi bi başladık zaten önde oturana sataşmaya. Yazık lan tek istediği evine gitmekti lan!!! Götler sizi!
Bi de bi adam bindi otobüse. Kime benziyo diye konuşurken şu sonuç çıktı "Onur,ivo,taze fasulye"
Sonra nerden geldiği belirsizce bir şekilde camiye gitsek ya lan dendi bi anda. Orda bi "aa" tepkisi verildi olumlu onaylama anlamında. Sonra batu tuçe ben camiiye gitsek neler yaşanır diye düşünüldü. O selam verme sırasında kafalar döner ya sağ sol. Orda kafayı çevircen "nebağyün?" dicen falan olduk bi yarıldık. Sonra ben öne eğilirken olum çantam açık lan diyorum allam nolur çantam kapalı olsun diye yakarışa geçiyroum, bu sırada tuçe de olm kesin götüm açık lan diye düşünüyo.

Sonra tam durulur gibi olurken "olum biri ölse de etli pilav yesek lan" diye belirince tuçeden bir "aa" tepkisi verildi yine olumlu onaylama olarak. Kaçak olarak ölü evlerine gidebiliriz diye düşündük. Mevlüt şekerleri falan ohg. Sonra nikah düğün hatta nerde ne salon var diye tasarlamaya başladık ki etraf röntgene döndü lan şimşekten. Tabii naptık kıyamet senaryoları falan. Aman hayat zor lan.

5 Ekim 2010 Salı

Kedi gitti çiçek geldi

Bizim apartmana takılan bi kedi vardı. Karşı Komşu Dede'nin paspasına yatardı öyle yavrum. Dede ona su kedi maması vs koyardı kenara. Yer içer uyurdu orda. Çıkmak istediğinde miyavlardı gider dış kapıyı açardım. Ya da sabah okula giderken apartman kapısını açtığımda orda olurdu. Beklerdi içeri girmeyi. İşte o kedi var ya o kedi. Öldürmüşler onu. Şimdi su ve mama kabının yerine çiçek koymuş dede.

günlük

* Öyle bi arkadaş ortamım var ki bi tanesinin en büyük hayali her gün geçtiğimiz altgeçitteki küçük yokuştan aşağı bişey yuvarlamak.

* Bugün 2inci kez "Düz yolda kaza yapıyolar ya" dedirttiler lan bana! 19 yaşındaki bi insana bu kadar yüklenilmez. Durup dururken bu kadar türktepkisi verdirtilmez! Yazık lan! Hayvanlar!

aa bu kadarmış lan neyse.

2 Ekim 2010 Cumartesi

İtiraflı Mim

Dedimdi beni 5 küçük itirafta bulunmam için mimlemiş. Hadi düşünüyorum şimdi.

1- Osuruklara isim takıyorum. Sadece ben değil.
2- Hayranı olduğum çocuğun resmini çizdim dolabıma astım ama gerekli zamanlarda indiriyorum.
3-Sakızı çiğnemediğim zamanlar müsait bi yere yapıştırıyorum -genel olarak diz- sonra zamanın geldiğini anladığımda tekrar çiğniyorum.
4- Sevdiğim çocukla konuşamamamın en büyük sebeplerinden biri söylenilenleri genel olarak anlayamamamdan kaynaklı.
Bi su bi bişey içelim --> Mitsubishi mi?
Turp gibiyiz--> Topkeki mis
Blabla'nın annesinin çalıştığı yer burası --> Sevdanın tıpası
Upuzuuun bi cümlenin sonunda--> Recep kim ya? (yok öle bişey)
Bi telefon konuşması sırasında alakasızca "Seçil kim?" deyince teli kapattı arkadaş.
Vs örnekler var. Korkutur lan yazık.
5-Pis ve kokan erkek seviyorum. Modaya ilgi duyan hoş kaçmıyo bi de. Kalktığı gibi gelsin. Ohg mis.

Mimlediklerim:
Tuvalet Mecmuası, http://stupidinthebox.blogspot.com/ , http://aslindahicoyledegil.blogspot.com/

Asit yağmuru

3 gündür aynı otobüste yol aldığımız çocuğa sesleniyorum burdan! Bugün evlendiğimizi ilan ettim, yarın da aynı araç ile yolculuk edersek çocuğumuz varmış gibi davranıcam. Adı da Arthur, hazır. Bi de bi ego bi dolmuş bi ego yaptık. Denk getirdik o derece. Yarın egodayım ha ona göre.